Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2933 E., 2025/910 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2933 E., 2025/910 K. (19.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2933
Karar No
2025/910
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/2933 E. , 2025/910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/322 E., 2024/1080 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/525 E., 2021/826 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 2010 yılının Ekim ayında 448 parsel 2 No.lu bağımsız bölümün satışı konusunda 125.000,00 TL üzerinden aralarında sözlü anlaşma yaptıklarını, anlaşmaya göre müvekkilinin belirli bir tutarı her ay düzenli olarak ödeyerek ve ara ödemelerle desteklenerek 6 yıl içerisinde 125.000,00 TL'yi tamamlayarak evin mülkiyetine sahip olacağını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ve ''ev taksidi'' açıklamasıyla ödemeleri yaptığını, öncelikle tapu kaydının müvekkili adına tescilini, Mahkeme aksi kanaatte ise ödenen bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte taraflarına iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edildiği şekilde yazılı veya sözlü bir anlaşmanın olmadığını, tarafların aralarında 2010 yılında 125.000,00 TL'nin dolar kuru karşılığı olan 88.000 ABD doları ödeme yapıldığında ve davacının hastalığından dolayı çalışmakta zorlanması sebebiyle zor ve yorucu işlerde çalışmaması şartlarına bağlı olarak dava konusu taşınmazın kendisine satışı yapılabileceği hususunda sözleşme olarak kabul edilemeyecek bir konuşmanın geçtiğini, davacının bu konuşmanın şartlarını da yerine getirmediğini, dava konusu taşınmazın 2010 yılının Ekim ayından bugüne kadar davacının zilyetliğinde kalması nedeniyle kiracı olarak bulunduğu kabul edilerek, bu zamana kadar ki yararlanma bedelinin bilirkişi tarafından tespit edilip bedelin taraflarına ödenmesini ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında dava konusu taşınmazın satışı için haricen anlaşma yapıldığı, davacı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, ödeme konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı, dava konusu taşınmazın 2010 yılı Ekim ayından itibaren davacının zilyetliğinde olduğu ve davalı tarafından hakkın kötüye kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, 438 ada 1 parsel ... Blok 1. Kat ... bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından her ne kadar yazılı bir sözleşme sunulmamış ise de toplamda 125.000,00 TL miktarlı "ev taksidi" açıklamalı banka dekontlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, tanık beyanlarının da davacının iddiasını doğruladığı ve Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Bilirkişi raporunda taşınmazın 2010 yılındaki değerinin 154.902,00 TL, dava tarihindeki değerinin 438.836,27 TL olduğunun belirlendiğini ve taşınmazın değerinin herhâlukarda tam ödenmediğini, 2.Yazılı delil olmadan sadece dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilerek dava konusu taşınmazın değerinin ispatlandığının kabul edilmesinin usul hukukuna aykırı olduğunu, 3.Edimini yerine getirmeyen tarafa tapu devri yapılmaması hâlinde kötüniyetten söz edilemeyeceğini beyan etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 37df848a2a8acbbd 1d2b4eca9dc17d54

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı