7. Hukuk Dairesi 2024/2890 E. , 2025/2011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/927 E., 2024/739 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/110 E., 2023/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait 107 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan binanın sınırında bulunan davalı ...'a ait 16 parsel sayılı taşınmazda davalı ... ve davalı ...'un yetkilisi olduğu davalı ... tarafından taş duvar inşaatı yapıldığını, bu inşaat yapılırken herhangi bir tedbir alınmadığını, bu duvar nedeniyle müvekkillerine ait binada zarar meydana geldiğini, binanın tekrar eski hâle getirilmesinin mümkün olmadığını, binanın tamamen yeniden yapılması gerektiğini, zarara neden olan olaydan hemen sonra Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/89 D.İş ve 2019/76 Karar sayılı dosyalarında delil tespiti yaptırdıklarını, duvarın bir kısmının müvekkilinin taşınmazına müdahale ettiğini, mevcut hâli ile müvekkilinin binasının yenilenmesi ve binadan ekonomik fayda elde etmesinin engellendiğini, davalı ...'un Kartal 9. Noterliğinin 14.05.2018 tarihli ve 11036 yevmiye numaralı taahhütnamesi ile ortağı olduğu Şirketin sebep olduğu zararı gidereceğini ve müvekkillerine ait binayı tamir edeceğini veya yeniden yapacağını taahhüt ettiğini, ancak davalının müvekkilinin zararını gidermediğini, müvekkilinin binayı kullanamadığını ve kiraya da veremediğini, ciddi manada kira kaybı olduğunu belirterek; müvekkillerinin binasına verilen zarar nedeniyle binanın tamiri mümkün olmadığından eski hâle getirme bedeli de dâhil olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın ve binanın zarar görmesi nedeniyle kullanılamaması ve kiraya verilememesinden dolayı kira ve yoksun kalınan kâr bedeli için 5.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsiline, duvarın müvekkilinin taşınmazına müdahalesinin men'i ile söz konusu yapının yıkılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı ...Polyester Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Şirket yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu 16 parsel ile 11 parseldeki taşınmazların birbirine sınırının bulunmadığını, 11 parseldeki zarar iddialarının fiilen imkansız olduğunu, 10 ve 11 parselde mevcut bir yapı varsa bile bu yapıların ekonomik bir değerinin bulunmadığını, delil tespitlerine itiraz ettiklerini, davacının taşınmazındaki yapının müvekkilinin taşınmazına tecavüz ettiğini, zarara neden olduğu iddia edilen duvarın 2016 yılında yapıldığını, davanın ise 2020 yılında açıldığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile el atmanın önlenmesi ve yıkım talebi yönünden açılan davanın reddine, davacıların davalı ...Polyester Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı açmış oldukları tazminat davası yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların davalı ...'a karşı açmış oldukları tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile; 1.313.426,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın harabe niteliğinde olduğunu, metruk binanın yıpranma payının hatalı hesaplandığını, yer yer kaymaların tespit edildiğini, isnat duvarının yapılmadan önce duvar ve zeminin hasarlı olduğunu, binanın tamamına müvekkili tarafından zarar verildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, taşınmazın eğimli arazi üzerinde fen, teknik ve imar kurallarına aykırı şekilde inşa edildiğini, davacıların müterafik kusurlarının görmezden gelinmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının kusuru nedeniyle oluşan zarara ilişkin hak ve nesafete uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, hatalı ve hukuka aykırı rapor düzenlendiğini, dava konusu istinat duvarının 2016 yılında yapıldığını, davanın 2020 yılında açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların 11 parsele ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar vekili; el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin hatalı bilirkişi raporunu hükme esas almasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, ayrıca raporların birbiri ile çelişkili olduğunu, 5 yıllık ecrimisil alacağının eksik hesaplandığını, güncel fiyatların çok altında kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. A. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.