7. Hukuk Dairesi 2024/2807 E. , 2025/1338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/235 E., 2024/764 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/333 E., 2023/427 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından ise duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilerek temyiz dilekçelerinin kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 3818 ada 44 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının taşınmazdan toplamda 3/8 oranında pay satın aldığını, bu satışın müvekkiline bildirilmediğini ve müvekkilinin yasadan kaynaklı ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, 24.10.2022 tarihli dilekçe ile taşınmaz pay değerinin bilinçli ve muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini belirtmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın satışının rayiç bedel üzerinden yapıldığını, herhangi bir muvazaanın bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, davacının satış işleminden haberinin olduğunu, satış tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıla yakın bir sürenin geçtiğini ve taşınmazın değerinin dava tarihindeki güncel değeri üzerinden kararlaştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/427 Karar sayılı kararıyla; "...davalının davaya konu edilen ayrı ayrı pay satışlarına yönelik olarak toplam 510.000,00 TL ödediği, bedelin vadeli hesaba depo edildiği, depo edilen paranın ön inceleme tarihi ile bankaya depo edildiği tarih arasındaki neması olan 56.547,12 TL'nin de mahkeme veznesine depo edildiği, davacının bedelde muvazaa iddiasını ispat edemediği, davacının harca esas olarak 100.000,00 TL tutarı gösterdiği, buna göre kabul oranının %19,60, ret oranının ise % 80,40 olduğu, harçlar hariç yargılama giderlerinin bu oran üzerinden hesaplandığı, 100.000,00 TL üzerinden davacı lehine, 410.000,00 TL üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "Kayseri ili, ... ilçesi, ... mahallesi 3818 ada 44 parselde kain davalı ... kızı ... adına kayıtlı 3/8 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça Vakıf Bankasına depo edilen 510.000,00 TL bedel ile mahkememiz veznesine depo edilen 56.547,12 TL'nin işlemiş neması ile birlikte karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.05.2024 tarihli ve 2024/235 Esas, 2024/764 Karar sayılı kararıyla; "...İlk Derece Mahkemesi tarafından süresi içerisinde açılmış olan davada, davaya konu hissenin satışına dair devir evrakında satış bedeli olarak belirtilen bedel ve bu bedel üzerinden ödenmiş olan harç ve masraflar üzerinden depo kararı verilip ayrıca bedelin vadeli hesaba depo edilmesi ile ön önceleme tarihi arasındaki süre nazara alınarak nemaya yönelik alınan bilirkişi raporundaki bedelin de depo edilerek bu bedel üzerinden davanın kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, -Eldeki davanın kısmi dava olarak açıldığını, -Davanın başlangıcında harca esas değer olarak gösterilen 100.000,00 TL tutarındaki miktarın kısmi davaya ilişkin olduğunu, -Bu bedelin muvazaa iddiası kapsamında bir bedel olmadığını, -Muvazaa iddiası kapsamında herhangi bir bedelin ileri sürülmediğini, -Buna yönelik aksi değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, -Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, -Ayrıca müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bu yönüyle bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili, -Mahkemece davacının gerçek satış bedelinin tespiti ile bu bedel karşılığında ön alım hakkını kullanacağına ilişkin talepleri dikkate alınmadan karar verildiğini, -Davacının taşınmazın rayiç değeri üzerinden ön alım hakkını kullanmak istediğinin ortada olduğunu, -Bu nedenle dava konusu payın rayiç değeri olan 5.678.406,77 TL ön alım bedeli üzerinden karar verilmesinin gerektiğini, -Yargılamada davacı ve davalı tanıklarının dilenmediğini, -Noter bildiriminin emredici nitelikte olmadığını, -Satışın davacı tarafından bilindiğini, -Kabul ve ret oranına göre müvekkili lehine takdir edilen vekalet ücretinin az olduğunu, -Taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre yasal ön alım hakkına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı verilen temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.