7. Hukuk Dairesi 2024/2519 E. , 2025/824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/624 E., 2024/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2068 ada 12 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, müfettiş talimatıyla taşınmazın tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine ... Tapu Sicil Müdürlüğünce re'sen "...intikal işlemleri hukuksuz olup yolsuz tescil vardır" ve "bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir" içerikli ibarelerin yazıldığını, davacının ise taşınmazdaki hisselerini 21.06.2017 tarihinde tapu siciline itimat ederek iyiniyetle satın aldığını ileri sürerek; tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine hukuka aykırı olarak yazılan şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda yolsuz tescil işlemleri yapıldığının tespiti üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.12.2017 tarihli ve 33275/7 sayılı raporu ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarihli ve 2137475 sayılı yazılarına istinaden taşınmazın "beyanlar" hanesine davaya konu yolsuz tescil şerhinin dercedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/878 Esas, 2023/531 Karar sayılı kararı ile; "...şerhlerin (beyanların) tek taraflı idari işlemle ve usulsüz konulduğu..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile şerhlerin terkinine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve 2024/624 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararı ile "...davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesindeki nedenlere dayanarak; 1. Dava konusu taşınmaz kaydına Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığı'nın talimatları doğrultusunda ilgili beyanların dercedildiğini, 2. Yapılan intikal işlemlerinin yasaya ve usule uygun olmadığını, yolsuz bir tescil var mı yok mu araştırılmadan eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, 3. Haksız mülkiyet aktarımına sebep olabilineceği durumunun Mahkemece hiç değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı olan şerhin terkini istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içeriğine göre dava konusu Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2068 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının "beyanlar" hanesine "...Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarihli ve E.2137475 sayılı talimatı gereği, ... Mah. 207 ve 210 No.lu parsel No.lu taşınmazların imar uygulaması sonucu oluşan parsellerdeki hisseleri "..."adına kayıtlı iken 21.06.2017 tarihli ve 5669 yevmiye ile "... oğlu ..." adına yapılan isim düzeltmesi işlemi hukuksuz olup yolsuz tescil vardır" ile "bu hisse soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir" ibaresinin beyanlar hanesine yazıldığı; tescile dayanak işlemler ve isim tashihi talebi ekinde yer alan ilmuhaber kaydında "... 207, 210 parselin senetsizden tespitle mahalle halkından ... adına kayıtlı olduğu ve tapulama esnasında yanlış tespit ve tescil edildiği, yerin aslında ... olarak yazılması ...oğlu olarak soy isminin yanlış baba adının eksik yazıldığı bu yanlışın tespit işlemleri sırasında...muhtar ve bilirkişilerin yanlış beyanları ve tapulama tutanakları sonucunda meydana geldiği....adında bir şahsın bulunmadığının..." beyan edildiği, tapu müdürlüğü tarafından 21.06.2017 tarihli ve 5669 yevmiye sayılı işlemle hissedarın kişi kimlik bilgilerinin düzeltildiği ve aynı tarihte 5682 yevmiye sayılı işlemle hissenin davacıya satıldığı anlaşılmaktadır. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027/1. maddesi “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak Mahkeme kararıyla düzeltebilir.” hükmünü emretmektedir. Yasal düzenleme anılan şekilde iken, yukarıda açıklandığı üzere yasanın açık hükmüne aykırı hareket edilerek tapu memurluğunun işlemiyle dava konusu taşınmazın tapu sicilinde değişiklikler yapılmıştır. Yapılan intikal işlemlerinin yolsuz olduklarının tapu idaresince yapılan iç denetimde tespit edilmesi sonrasında ise dava konusu taşınmazla ilgili olarak Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığı'nın talimatlarıyla, "tapu memurunun TMK’nın 1027/1. maddesi hükmüne aykırı olarak yaptığı düzeltmeler" nedeniyle, tapu kütüklerinin ilgili hanesine davaya konu edilen beyanlar dercedilmiştir. Tapu memurunca; tapu kaydında hak sahibi görünen kişinin adı yanına "soyismi" yazılması veya baba adı değiştirilmek suretiyle tapu kaydında yapılan düzeltme ve değişiklikler basit bir yazım hatası niteliğinde değildir. Zira; taşınmazların, kadastro tespiti veya tapuya tescili esnasında hak sahibi olarak tespit ve tescil edilenlerin "adı, soyadı, baba adı..." gibi Tapu Sicili Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen kimlik bilgilerinin düzeltilmesi de bu hükme göre açılacak kayıt düzeltme davaları ile olur. Tapu sicilinin tutulmasından devletin sorumluluğu, TMK'nın 1007. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücû eder. Anılan yasa hükmüyle getirilen kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, dava konusu "beyanlar"ın terkin edilebilmesi için mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olduğu söylenemez. Bu doğrultuda mahkeme yapılacak iş; öncelikle tapu kaydının düzgün tutulmamasından sorumlu olan Hazineye davanın ihbar edilmesi gereklidir. Bunun yanında; yasanın açık hükmüne aykırı hareket edilerek tapu memurluğunun yolsuz tescil işlemleri ve yolsuz tescil işlemlerine dayanak intikal işlemleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususlarının araştırılması, usule ilişkin olarak ise kadastro/tapulama tutanaklarında ve tapu kaydında lehine tespit yapılarak hak sahibi kılınan kişi veya kişilerin, ölmüş iseler mirasçılarının da tespiti ile bu kişilerin tümüne husumet yöneltilmesi için davacıya süre verilmesi, yapılacak tüm araştırmalar neticesinde tapu kütüğünde yapılan düzeltmeler sonucunda hak sahibi kılınan kişilerin gerçekten de malik olarak tespit edilen kişi veya kişiler olduklarının tespiti hâlinde tapu kütüğünün "beyanlar" hanesindeki "ibarelerin" terkini gerekirken, eksik taraf teşkili ile yetersiz araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (V.B.1-3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad2c53346433c495 913dbe40c2cfcf47