7. Hukuk Dairesi 2024/2301 E. , 2025/1024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/176 E., 2024/272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/63 E., 2023/77 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... yolu mevkii, 1904 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ... oğlu ..., ..., ... kızı ... ve ... oğlu ...'e, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.10.2010 tarihli ve 2010/738 Esas, 2010/1063 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığını, kayyımlık kararının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen gaiplerin ortaya çıkmadığını, dava konusu Silivri ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1904 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ... oğlu ..., ..., ... kızı ... ve ... oğlu ...'e ilişkin olarak Silivri Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2010/738 Esas sayılı karar ile söz konusu hisselerin kayyım yönetiminde olması nedeni ile belirtilenlerin gaipliğine karar verilmesi ile taşınmazdaki hisselerinin Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada yasal hasım konumunda olduklarını, kayyım olarak gelir elde etmediklerini, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya içeriği ve toplanan delillerden; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Yolu mevkii, 1904 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin ... oğlu ... Araklı, 1/4 hissesinin ... kızı ... Oraklı, 1/4 hissesinin ... oğlu ... Oraklı ve 1/4 hissesinin ... kızı ... adına 24.02.2011 tarihli ve 2945 yevmiye numaralı resmi senetle intikalen tescil edildiği ve nihayetinde dava konusu taşınmazın 23.10.2019 tarihli ve 28732 yevmiye sayılı resmî senetle tam hisse ile ... ... adına satış suretiyle tescil edildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 50. maddesi gereğince kayıt maliklerine karşı açılmış bir dava olmadığı, açıklanan bu durum karşısında, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.10.2010 tarihli ve 2010/738 Esas, 2010/1063 Karar sayılı kararı ile İl Defterdarı ... ...'ın yönetim kayyımı olarak atandığı, kayıt maliki olmayan ... oğlu ..., ..., ... kızı ... ve ... oğlu ...'e husumet yöneltilemeyeceği, bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmayan davalıya yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Mahkemece dava konusu edilen taşınmazın, kendilerine kayyım atanan kişilerin mirasçıları tarafından sunulan veraset ilâmına göre satıldığı ve kayyım atanan kişilerin taşınmazla ilgisi kalmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, ancak tapudaki intikal işlemlerinin gerçek olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, 2. Kayyım atanma kararının üzerinden 10 yıllık yasal sürenin geçtiğini, dilekçede belirtilen kişilerin gaipliğine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesine dayalı gaiplik ve gaibin malvarlığının Hazineye devri istemine ilişkindir. TMK'nın 588. maddesi gereğince, sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. Hazinenin istemi üzerine gaiplik kararı verilebilmesi için; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimseye ait bir malvarlığı veya ona düşen bir miras payı mevcut olmalı, bu malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilmiş bulunmalı veya malvarlığı böyle yönetilen kişinin yüz yaşını doldurmuş olması gerekir. Bu koşulların varlığı halinde ve gerekli ilan süresi içinde hiçbir hak sahibinin ortaya çıkmamış olması durumunda, Mahkemece o kişinin gaipliğine ve gaibin mirasının Devlet’e intikaline karar verilir. Gaiplik kararı verildiği taktirde, ölüme bağlı haklar, o kişi ölmüş gibi kullanılır. (TMK. 35/1) Hakkında gaiplik kararı verilen kişinin (gaibin) mirası, gaiplik kararının hüküm doğurduğu anda açılır. Ve gaibin mirası da, mirasın açıldığı anda mirasçılarına intikal eder. Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin öldüğü tarih resmen belli veya tespit edilmişse, gaiplik istemi düşer. Başka bir ifade ölü kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. (TMK. m.34) Gaip kişiye ait taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 588. (743 sayılı TKM’nın 530.) maddesi gereğince Devlet’e intikali için, o kişi hakkında gaiplik kararı alınmış olması ve gaibin de yasal mirasçısının bulunmaması gerekir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.