Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/218 E., 2025/1062 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/218 E., 2025/1062 K. (25.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/218
Karar No
2025/1062
Karar Tarihi
25.02.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/218 E. , 2025/1062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1936 E., 2023/2146 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/258 E., 2021/388 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 978 ada 3 parselde bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün müvekkilinin kardeşi ... tarafından satışa çıkarılması üzerine 2010 yılında satın almak istediğini, müvekkilinin o dönemde yeterli parası bulunmadığı için kredi çekme ihtiyacı ortaya çıktığını, banka tarafından alıcı ile satıcının soyadının aynı olması sebebiyle kendisine kredi verilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin arkadaşı olan davalı ile görüşerek durumu anlattığını, davalının müvekkili adına konut kredisi çekmeyi kabul ettiğini, kredinin tüm şartlarını bilerek İNG Bank ... Şubesinden 10 yıl vadeli 75.000,00 TL tutarındaki konut kredisini çektiğini, tarafların kredinin müvekkili tarafından ödenmesini ve kredi ödemesi tamamlandığında tapunun davalı tarafından müvekkiline devri hususunda karşılıklı güvene dayalı anlaştıklarını, çekilen kredinin taksitlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, banka gişelerinden yapılan kısmına ilişkin dekontların sunulduğunu, taksiti bankamatikten öderken uyarı vermesi üzerine davalı ile görüştüğünde kalan 7 taksiti ve kapama masraflarını ödediğini belirterek bunları ve ayrıca 50.000,00 TL istediğini, davalının 50.000,00 TL isteğini davacının kabul etmediğini, dava konusu taşınmazda davacının kardeşinin ikamet ettiğini, banka dekontlarının HMK uyarınca yazılı delil başlangıç anlamına gelmekte olduğunu ileri sürerek; tapu kaydının iptaline, müvekkili adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili; süresi içerisinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacının kardeşi ...'un adına kayıtlı dava konusu taşınmazı satışa çıkarması üzerine dava dışı ... ile taşınmazın satışı konusunda anlaşmaya vardıklarını, taşınmazın alımında 20.12.2010 tarihinde ING Bank ... Şubesi'nden 75.000,00 TL tutarlı konut kredisi kullanıldığını, hali hazırda taşınmazda oturmaya devam eden dava dışı ...'un da kiracı olarak oturmaya devam etmesi konusunda mutabık olduklarını, kredi taksitlerinin 113 tanesinin davalı tarafından, 7 tanesinin de kira bedeline mahsuben ... tarafından yatırıldığını, bakiye kısmın müvekkili tarafından ...'a ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yatırılan kredi bedellerinin hesaplanarak depo edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurularının İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının tanık beyanlarının çelişkili ve somut olayla uyumlu olmadığını, davalı tarafın tüm evin taksitini kendisi ödemiş gibi bir algı yaratmaya çalıştığını, fakat mahkemenin bankadan celp ettiği dosyaya göre son yedi taksitin davalı tarafından ödendiğini, davacının kardeşinin taşınmazda oturmaya devam ettiğini davalının kira talep etmediğini, davalının eşinin kredinin miktarını dahi bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. A. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 20.12.2010 tarihinde davacının kardeşi ... ... tarafından davalıya satılmış, davalı İNG Bankasından konut kredisi çekerek taşınmazı satın almıştır. Dosya içeriğinden, davalının kardeşinin taşınmazda oturmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarına göre konut kredisinin bir kısmının ödendiği tespit edilmiştir. Sıralı kredi taksitlerinin inanan tarafından ödenmiş olması ve buna ilişkin dekontlar yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Ne var ki kredinin kalan kısmının ödenmesine ilişkin dekont sunulmamıştır. O halde Mahkemece, öncelikle konutun satın alınması sırasında, alındığı söylenen krediye ilişkin kredi sözleşmesi ve tüm dayanak belgelerin getirtilmesi, sıralı kredi taksitlerinin inanan tarafından ödenmiş olması ve buna ilişkin dekontların yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyıp taşımadığının tartışılması gerekmektedir. Mahkemece, dekontların yazılı delil başlangıcı olarak kabulü halinde; dosya kapsamında bankamatik aracılığıyla yapıldığı söylenen ödemelere ilişkin bilgi fişi bulunmaktadır. Bilgi fişinde yazılı bilgilerden işlem yapanın tespiti mümkün ise tespit edilerek davacı tarafından yapılan kredi ödemelerinin tümünün tespiti gerekmektedir. Getirtilecek kredi sözleşmeleri ve ekleriyle yapılan ödemelerin uyumlu ve borcun tamamına ilişkin olduğunun tespiti halinde inanılan adına olan tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmelidir. Kredi sözleşmesine dayalı ödemelerin tamamının davacı tarafından yapıldığının kanıtlanamaması halinde ise (davalı tarafından ödendiği belirtilen ve davacının kabulünde olan miktarda) eksik kalan kredi taksitlerinin miktarı bulunarak ve gerekiyorsa denkleştirici adalet ilkesi gereği ulaştığı miktarın tespiti ile 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi gereğince mahkemece verilecek süre içerisinde gösterilecek yere davacı tarafından depo edildiğinde yine tescil hükmü kurulması, bu hususların gerçekleşmemesi halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı