7. Hukuk Dairesi 2024/2144 E. , 2025/1031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1193 E., 2024/652 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/89 E., 2022/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'la müvekkilinin 28.09.2020 tarihli protokol imzaladıklarını, müvekkilinin, protokol uyarınca icra dosyası alacaklısı ...'a, dosya borçlusu ... adına 450.000,00 TL'yi Kuveyt Türk Uşak şubesinden alacaklı vekilinin hesabına yatırdığını, protokolde 450.000,00 TL'nin davacı ... tarafından ... adına ...'a ödenip Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/194 Esas sayılı dosyasından feragat edildiğinde dava konusu edilen taşınmazların hiçbir ihtara gerek kalmaksızın devrinin yapılacağının belirtildiğini, müvekkili tarafından 450.000,00 TL'nin ... adına dosya alacaklısına ödendiğini, Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/194 Esas sayılı dosyasında feragat edildiğini, protokol gereğinin yerine getirilmesinin istenildiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı olan Uşak ili, ... Mahallesi, 3404 ada 4 parsel, 3405 ada 3 parsel, 3406 ada 2, 3, 4, 5, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talepleri uygun görülmezse protokolde belirtilen ve davacı tarafından ödenen 450.000,00 TL'nin ihtar tarihi olan 12.03.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının delil olarak dayandığı belgenin hukuki geçerliliğinin olmadığını, yasa gereği taşınmazların devrini amaçlayan sözleşmelerin tapu sicil müdürlüğünde veya noterler tarafından yapılması gerektiğini, bu nedenle tapunun devri talebinin mümkün olmadığını, ayrıca 450.000,00 TL'nin cezai şart olarak belirtildiğini, asıl talep geçerli olmadığından cezai şartın da istenemeyeceğini, protokolde belirtildiği üzere, davacının söz konusu ödemeyi ... adına yani onu temsilen yaptığını, bu nedenle müvekkiline dava açılamayacağını, davacının ödediği bu bedelin büyük bir kısmının davacının hesabına dava dışı ...'ın kardeşi ... ... tarafından ... adına yatırıldığını, ... ...'in ...'a farklı tarihlerde toplam 315.000,00 TL para gönderdiğini, kalan bedelin de ...'a ... tarafından elden verildiğini ve onun da kendi hesabına yatırarak 450.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; taraflar arasında imzalanan protokolün resmî şekilde yapılmaması nedeniyle hukuken geçerli olmadığı, bu nedenle davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi kanaatine ulaşıldığı, davacının terditli alacak talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davacının Uşak Kuveyt Türk Bankasından ... adına 450.000,00 TL havaleyi alacaklı vekiline yaptığına ilişkin banka dekontunun bulunduğu, her ne kadar davalı bu paranın 315.000,00 TL'sinin ...'in kardeşi ... ... tarafından davacının hesabına gönderildiğini ileri sürmüş ise de, banka kayıtlarının incelenmesiyle 315.000,00 TL tutarında bir para gönderme işleminin görülmediği, davacı tanıklarının, davacının iddialarını doğruladığı ve tanık beyanlarının kendi içerisinde samimi ve tutarlı olduğu, tüm dosya kapsamına göre; davacının ... adına 450.000,00 TL ödeme yaptığı, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davalının, dava konusu taşınmazları devretme ya da davacının ödediği parayı iade etme borcunu üstlendiği, taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tescili mümkün olmadığından, davacının ödediği 450.000,00 TL'yi talep etmekte haklı olduğu kabul edilerek sonuçta; davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine, alacak davasının kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davacının dayandığı protokol başlıklı belgenin hukuken geçerli bir belge olmadığını, 2. Protokole göre 450.000,00 TL ödenmesinin cezai şart olarak düzenlendiğini, asıl sözleşme geçerli olmadığına göre, cezai şartın da ortadan kalkacağını, 3. Davacının söz konusu ödemeyi, ...’e temsilen yaptığını, dolayısıyla davalıya dava açma hakkı bulunmadığını, 4. Davacının 20’li yaşlarda üniversite öğrencisi olduğunu, bu ödemeyi yapacak ekonomik gücünün olmadığını, ödenen paranın 315.000,00 TL kısmının ...’in kardeşi ... tarafından davacıya çeşitli tarihlerde gönderildiğini, kalan kısmın ... tarafından davacıya elden verildiğini, davacının da bu parayı davalıya verdiğini, ... tarafından davacıya verilen vekâletname ile bu işlerin yapıldığını, akabinde vekillikten azledildiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.