Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2054 E., 2025/947 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2054 E., 2025/947 K. (20.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2054
Karar No
2025/947
Karar Tarihi
20.02.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/2054 E. , 2025/947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1719 E., 2024/563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/202 E., 2022/151 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın mahiyeti gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA İLE BİRLEŞTİRİLEN DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; kadimlik iddiası ile birlikte 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 3. ve 5. maddeleri kapsamı dâhilinde bulunan dava konusu Iğdır ili Merkez ilçesi ... (...) Köyü, 166 ada 295 parselde kayıtlı; 1.872,821,46 m2 yüz ölçümlü mera vasıflı taşınmazın yine aynı Kanun'un 11. maddesi uyarınca; ekolojik nedenler, nüfus yoğunluğu, tarımsal ve ekonomik özellikleriyle mevcut hayvan varlıkları ve bunların gelecekteki muhtemel gelişmeleri dikkate alınarak ihtiyacen davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına münferiden ve tamamen mera olarak tespit, tahdit ve tahsisine karar verilmesi ve var ise aynı Kanun'un 15. maddesi uyarınca tahsis kararının değiştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... (...) Köyü vekili birleştirilen dosyadaki cevap dilekçesinde özetle; ... (...) Köyü hudutlarında bulunan 166/295 ada/parsel sayılı taşınmazın tahsis amacının değiştirilmesi, davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına mera olarak tespit, tahsis ve tahsisine ilişkin olarak açılan davanın haksız olduğunu, davacı tarafın, dava konusu olan taşınmazın davacı ... Köyü'nün kadim merası olduğu yönündeki iddiasının doğru olmadığını, ... Köyüne tahsis edilen mera alanının, hayvan sayısı dikkate alındığında müvekkil köyün dahi ihtiyacını karşılamadığını, Mera Komisyonunun, tahsis işlemi yaparken köylerin ihtiyaçlarını dikkate aldığını, ihtiyaç dikkate alınmaksızın yapılacak mera tahsisinin, köyler arasındaki sosyal barışı bozacağını, ülke hayvancılığına zarar vereceğini, kırsaldan kente kontrolsüz göçü tetikleyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Maliye Hazinesi vekili birleştirilen dosyadaki cevap dilekçesinde özetle; 4342 sayılı Kanunun “Tahsis Kararı” başlıklı 12. maddesinde, “Komisyon, 11 inci maddeye göre belirlenen ihtiyacı karşılayacak miktarda mera, yaylak ve kışlaklar ile bunlarla ilgili sulama ve geçit yeri olarak tespit edilen alanları halkın ortak olarak yararlanmaları amacıyla, o köy veya belediye tüzel kişiliğine tahsis eder ve tahsis kararı valiliğin onayına sunulur. Bu kararda, tahsis edilen yerin niteliği, miktarı, sınırları, hayvan sulama ve geçit yerleri, tahsis amacı, otlatma kapasitesi, aile işletmelerinin büyükbaş hayvan birimi üzerinden otlatma hakkı ve otlatabilecekleri hayvan sayısı da belirtilir. İhtiyaçtan fazla çıkan kısım ise, ihtiyaç içinde bulunan çevre köy veya belediyelerle hayvancılık yapan özel veya tüzel kişilere kiralanabilir. Ancak kiralama durumu tahsis edilen köy ve belediyelerin hayvan sayısına göre her 5 yılda yeniden değerlendirilir." hükümleri uyarınca, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir taşınmazın mera alanı olarak tespit, tescil, tahsis işlemlerinde izlenmesi gereken yolun ayrıntılı olarak anlatıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanın mera komisyonunca KH (Kadastro Harici)-1 olarak tespit edilerek 06.01.2009 tarihli yazı ile tahdit edildiğini, daha sonra 21.02. 2010 tarih ve 143-980 sayılı yazıyla Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek 0/2232 parsel olarak orta malları kütüğüne tescil edildiğini, daha sonra Mera Komisyonunun 27.07.2012 tarih ve 48 numaralı kararı ile ... köyüne tahsis edildiğini, davacı tarafın açmış olduğu davanın, idari işlemle ilgili olduğundan görev yönünden reddi gerektiğini, 4342 sayılı Mera Kanunu madde 13. kapsamında tespit, tahdit, tahsis işlemi yapılmış olmadığını, davacı taraf askı ilan süresi içinde de mevcut davayı açmadığını, 4342 sayılı Mera Kanunu madde 13/5 "Komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir." hükmünü düzenlendiğini, Iğdır Valiliği Iğdır İl Mera Komisyonuna karşı açılmış olan davanın doğru yargı yerinde açılmış olduğu düşünülse bile pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, meraların mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı tahsis yapılan köye ait olduğunu, Mera Kanunu'nun 6. maddesine göre mera yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsis işlemleri Tarım ve Orman Bakanlığınca (Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı) yapıldığını, uygulamayı yapacak merci ise valilik onayı ile oluşturulacak olan mera komisyonu ve komisyona bağlı olarak çalışan teknik ekipler olduğunu, Mera Komisyonun hükmi şahsiyetinin olmadığını beyanla açılan davanın öncelikle görev yönüyle reddi; aksi takdirde pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi; olmadığı takdirde esastan reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl davanın husumet nedeniyle reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşma talepli olarak temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizce duruşma isteminin davanın mahiyeti gereği reddine karar verilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ekolojik nedenler, nüfus yoğunluğu, tarımsal ve ekonomik özellikleriyle mevcut hayvan varlıkları ve bunların gelecekteki muhtemel gelişmeleri dikkate alınarak davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına münferiden ve tamamen mera olarak tespit, tahdit ve tahsisine karar verilmesi ve var ise aynı kanunun 15. maddesi uyarınca; tahsis kararlarının değiştirilmesi gayesi ile davalı idareye yazılı başvuru yaptıklarını, fakat kendilerine cevap bile verilmediğini, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 15. maddesine göre değişiklik yapılabilmesi için son tahsis kararından itibaren beş yıl geçmiş olması gerektiğini, 2. ... (...) Köyünde bulunan, 166 ada 295 parselde kayıtlı; 1.872,821,46 m2 yüz ölçümlü mera vasfındaki taşınmaz hakkında ve tarihsel süreç içerisinde verilen tahsis kararlarının bir nüshalarının dosyaya celbini talep ettiklerini, fakat İlk Derece Mahkemesince bu taleplerinin değerlendirilmediğini, 3. Bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda mevcut meraların köy halkının ihtiyacını karşılamadığının belirtildiğini, bilirkişi raporları ve yasal mevzuat uyarınca davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 4. Davalı ... (...) Köyünün kendi meralarını kiraya verdiğini, bu hususun araştırılmasını talep etmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu taleplerinin de değerlendirilmediğini, yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava, mera komisyon kararında davalı ... lehine yapılan tahsisin değiştirilerek, dava konusu meranın kadim kullanım nedeniyle davacı ... adına tahsis edilmesi ile davacı ... adına mera kütüğüne tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edendavacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 79c1b0ec06565d31 3288577e33e6441b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı