Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1956 E., 2025/600 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1956 E., 2025/600 K. (10.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1956
Karar No
2025/600
Karar Tarihi
10.02.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/1956 E. , 2025/600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/380 E., 2024/683 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/462 E., 2023/136 K. Taraflar arasındaki meraya el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davanın davalı ... yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf talebi süresinde olmadığından talebin reddine yönelik ek karar vermiştir. Ek kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 377 ada 6 nolu parsel ve ... Mahallesi 378 ada 6 No.lu parsel ile ... Mahallesi 383 ada 1 No.lu parsellerde davalının beton şantiyesi kurarak meraya elattığını, meraya ilişkin el atmanın önlenmesine, yapılan bina, inşaat ve malzemelerin yıkımına, bozulan meranın eski hale getirilme bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava konusu olan taşınmazlarda dava dilekçesinde belirtildiği gibi herhangi bir beton şantiyesi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu yeri dava dilekçesinde gösterilen davalı değil müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, davalının müvekkili şirket olması gerektiğini, davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu yerin 1995 yılından beri beton, taş işlerinde kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu yerlerdeki taşınmazlarla ilgili olarak 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi gereğince yapı kullanım ruhsatı alındığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davanın davalı ... yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, İlk Derece Mahkemesince 09.09.2023 tarihli ek kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının davalıya adli tatil içerisinde 22.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, HMK 102. maddesi gereğince davalının istinaf kanun yoluna başvurabileceği son tarihin adli tatilin içerisine denk gelmemesi nedeniyle 05.09.223 olmasına rağmen davalı vekilince 06.09.2023 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af5283dca5c606ad 9cf9548a4fb67187

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı