Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1932 E., 2025/350 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1932 E., 2025/350 K. (16.01.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1932
Karar No
2025/350
Karar Tarihi
16.01.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/1932 E. , 2025/350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/708 E., 2024/401 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2023/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan ...’nun iki ayrı düzenleme şeklinde yaptığı vasiyetnamelerde parmak izini kullandığını, ancak murisin okuma yazmasının olduğunu, bu nedenle vasiyetnamenin yok hükmünde ve geçersiz olduğunu, ayrıca bu vasiyetnamelerin cebir ve baskı altında yapılmış olabileceğini, öte yandan iki işlemle yapılan devirlerin müvekkilinin saklı payını ihlal ettiğini ve amacın mal kaçırma olduğunu ileri sürerek öncelikle vasiyetnamelerin iptalini aksi halde ihlal edilen saklı payının tenkisini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamelerin kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapıldığını, işlemlerin murisin iradesine aykırı olmadığını ve davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2020/204 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararıyla "...okuma yazma iktidarı olmayan kimselerin resmi vasiyetnamelerini sadece TMK'nın 535. maddesine göre düzenleyebileceği, somut olayda düzenlenen vasiyetnamelerin ilgili hükme göre düzenlendiği, muris tarafından söylenen sözlerin vasiyetnameye geçirildiği, vasiyetnamenin tanıklar önünde vasiyet edene okunduğu, bu hususun tanık imzalarıyla kayıt altına alındığı, tüm bu nedenlerle vasiyetnamenin şekil itibarıyla geçerli olduğu, bununla birlikte davacı tarafça her ne kadar muris ...'nun cebir ve baskı altında vasiyetnameleri düzenlediği iddia edilmiş ise de dosyaya sunulan belgeler ile tanık beyanları nazara alındığında ileri sürülen iddianın davacı tarafça ispat edilemediği, mahkemece terekenin tamamının tespiti amacıyla taraflara süre verildiği, 13.09.2022 tarihli oturumun 5 nolu kararı ile Elazığ ili, Karakoçan ilçesinde bulunan taşınmazların murisin vefat ettiği tarihteki değerlerinin hesaplanması amacıyla keşif kararının alındığı, davacı tarafa keşif masraflarının yatırılması için ihtaratlı kesin sürenin verildiği, davacı tarafça verilen 21.09.2022 tarihli dilekçede davacının 5 nolu ara kararı yerine getirmeyeceğini ve masrafları yatırmayacağını beyan ettiği, davacı tarafça terekenin tamamının tespiti amacıyla alınan ara karar gereğinin yerine getirilmediği, bu nedenle terekenin net olarak tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacı tarafın saklı payının ihlal edildiğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı..." gerekçesiyle Gebze 5. Noterliği'nin 25.06.2015 tarihli ve 13237 ile 13238 yevmiye nolu vasiyetnamelerin iptaline yönelik asıl talebinin ve terditli talep olarak ileri sürülen tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 15.03.2024 tarihli ve 2023/708 Esas, 2024/401 Karar sayılı kararıyla; "...vasiyetnamelerin şekil itibariyle geçerli olduğu, TMK'nın 536. maddesinde kan hısımları yönünden kazandırma yasağının düzenlendiği, bu nedenle kayın hısımlığı yönünden herhangi bir kazandırma yasağının öngörülmediği, bununla birlikte murisin cebir ve baskı altında vasiyetnameleri düzenlediğine yönelik iddiaların da ispatlanamadığı, vasiyetnamelerin hiçbir şart aranmaksızın tenkise tabi olduğu, bu nedenle ölüme bağlı tasarrufların saklı payı aşan kısmının mutlak tenkise tabi olduğu, mahkemece usulünce murisin terekesinin araştırıldığı, bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince taraflara süre verildiği gibi resen de araştırmanın yapıldığı, mal varlığının değerinin tespiti amacıyla gerekli olan avansı yatırmak üzere davacı tarafa 2 haftalık kesin sürenin verildiği ve sonuçlarının ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmediği, bu nedenle terekenin değerinin tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri -Davacı vekili, 1.Müvekkilinin beyan dilekçesinin ara karardan rücu mahiyetinde olduğunu, 2.Mahkemece murise ait taşınmazların tamamının tespit edilmediğini, 3.Bu nedenle tenkise tabi taşınmazların nelerden ibaret olduğu hakkında tereddüde düşüldüğünü, 4.Mahkemenin terekeyi resen tespit etmesinin gerektiğini, 5.Davanın bu nedenle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkının engellenmesi niteliğinde olduğunu, 6.Tenkis davası açma hakkının mirasçıların saklı payını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, 7.Keşif ücretinin mahiyeti itibariyle gider avansı olmayıp delil avansı olduğunu, 8.Bu bakımdan HMK’nın 324 ve 325. maddelerinin uygulanmasının gerektiğini, 9.Murisin yaşı sebebiyle kandırılmaya ve korkutulmaya müsait olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali aksi halde tenkis ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle avansa ilişkin ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle tenkis yönünden usulden ret kararı verildiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı