7. Hukuk Dairesi 2024/1689 E. , 2025/225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/969 E., 2024/320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/295 E., 2020/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, muris ...'ın yasal mirasçıları olduğunu, bu hususun Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/270 Esas ve 2005/352 Karar sayılı veraset ilamıyla belirlendiğini, murisin vefatından sonra Kadıköy 7. Noterliğinde düzenlenen 15.02.2000 tarih ve 05150 yevmiye numaralı vasiyetnamenin ortaya çıktığını, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/255 Esas ve 2007/346 Karar sayılı dosyası ile açılan vasiyetnamede, murisin Darülaceze Başkanlığı, Mehmetçik Vakfı ve Darüşşafaka Cemiyetine çeşitli kazandırmalar yaptığını, ancak vasiyetnamede yasal mirasçıların mirastan mahrum bırakıldıklarına dair bir beyan veya ıskat iradesi bulunmadığını, İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/5 tereke sayılı dosyasına beyanlar sunan davalı kurumun, tüm terekede tek hak sahibi kendisiymiş gibi terekenin tamamının kendisine teslimini talep ettiğini, davalı Kurumun 10.04.2017 tarihli bir mirasçılık belgesi sunduğunu, bu belgede murisin terekesini Darüşşafaka Cemiyetine bıraktığı ifade edilerek, tek mirasçının davalı Kurum olduğunun gösterilmekte olduğunu, bu mirasçılık belgesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin mirasçılık belgesinin tüm mirasçılarını içerir şekilde düzenlenmesi gerektiğini, murisin ölüme bağlı tasarrufları sebebiyle mirasçılar ile davalı Kurum arasında ihtilaflar olduğu halde, mahkeme tarafından idare edilen bir terekeye ilişkin olarak mirasçılık belgesi verildiğini, böyle bir belgenin hasımsız bir biçimde talep üzerine alınmasının mümkün olamayacağını belirterek, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 10.04.2017 tarihli mirasçılık belgesinin iptaline ve yasal mirasçıların miras paylarıda gösterilerek mirasçılık belgesinin düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin vasiyetnamede terekesinin tamamı üzerinde tasarrufta bulunduğunu, davacıların terekede hiçbir hakları bulunmadığını, vasiyetnamede Darülaceze Kurumu ile Mehmetçik Vakfının muayyen mal vasiyet edilen vasiyet alacaklısı, davalı Kurumun ise nasbedilen mirasçı konumunda olması nedeniyle TMK'nın 598. maddesi uyarınca mirasçılık belgesi alındığını, dolayısıyla alınmış mirasçılık belgesinin kanun ve hukuka uygun olduğunu, yasal mirasçıların ıskatının ayrı bir kanun hükmüne tabi olduğunu ve ayrı bir hukuki işlemle sonuç doğuracağını, murisin vasiyetnamesinin terekesindeki tüm tasarrufa ilişkin olması nedeniyle yasal mirasçılara herhangi bir miras kalmadığını, vasiyetnamenin açıldığı İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/255 Esas sayılı dosyasında tüm yasal mirasçılara tebligat yapıldığını ve yasal mirasçıların açtığı vasiyetnamenin iptali davasının da reddedilerek kesinleştiğini, davacıların gerek bizzat, gerekse vekilleri vasıtasıyla tüm işlemlerden haberdar olduklarını, dava konusu mirasçılık belgesinin usulüne uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı Kurumun mirasçı olarak atandığı, davalının Türk Medeni Kanunu'nun 516. maddesine göre atanmış mirasçı olduğu, mirasçılık belgesinin aynı Kanun'un 598. maddesinde tanımlanan belge olduğu ve yasaya uygun olduğu anlaşılarak davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkillerinin vasiyetname düzenleyen ...’ın yasal mirasçıları olduğunu, vasiyetin açılması dosyasından alınan 10.04.2017 tarihli mirasçılık belgesinde müvekkillerinin yer almadığını, b. Mirasçılık belgesinin tüm mirasçıları kapsaması gerektiğini, ancak bu hususun dikkate alınmadığını, c. Vasiyetnamede yasal mirasçıların mirastan mahrum edildiklerine dair bir ibare bulunmadığını, bu nedenle müvekkillerinin mirasçılık belgesinde yer almaları gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ile yasal mirasçıların miras payları da gösterilerek yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 02af9d0840256b36 874aba55ed78c7fd