Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1500 E., 2025/190 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1500 E., 2025/190 K. (13.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1500
Karar No
2025/190
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/1500 E. , 2025/190 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/300 E., 2024/27 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/120 E., 2020/264 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 196 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında Hazine tarafından 2000 yılında davacıya satıldığını ve 3083 sayılı Kanun kapsamında olduğuna dair şerh işlendiğini, ... ... 'nın çiftçilik yapmasına yardım etmek için muvazaalı olarak Konya 1. Noterliği'nde 12.08.2010 tarihli ve 12775 yevmiye numaralı kira sözleşmesi yaptıklarını, ancak davacının araziyi kullanmaya devam ettiğini, davalı idarece 26.01.2016 tarih ve 235-05-103 sayılı işlem ile tapunun iptaline ilişkin işlem tesis edildiğini ve tapuya şerh verildiğini, 3083 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 49 uncu maddesinde kiraya vermenin iptal nedenleri arasında sayılmadığını, Kanunun iptal için aradığı kesintisiz 3 yıl kullanmama şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek, tapu kaydındaki "Konya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 10/02/2016 tarih 1376-6687 sayılı yazısı gereğince, davacı ...'nın hak sahipliği iptal edilmiş olup, taşınmaz üzerindeki ipotek fek edildikten sonra tescil işlemi yapılacaktır" şeklindeki şerhin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin ... aleyhine Konya 2. İdare Mahkemesinin 2016/198 Esas sayılı dosyası ile hak sahipliğinin iptali işleminin iptali için dava açtığını, aynı davanın daha önceden açılmış olması nedeniyle davanın usülden reddinin gerektiği, taşınmazın davacıya satıldığını ve üzerine 3083 sayılı Kanun kapsamında olduğu şerhinin verildiğini, davacının taşınmazı Konya 1. Noterliğinin 12.08.2010 tarihli ve 12775 yevmiye No.lu kira sözleşmesi ile ... ... 'ya kiraladığını, yine taşınmaz hakkında ... Adıgüzel ile Konya 12 nci Noterliği'nin 21.07.2011 tarihli ve 40.080,00 TL bedelli satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini ve bedelini peşin alıp zilyetliği devrettiğini, 3083 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde topraklandırma amacıyla dağıtılan arazinin kamu yararı dışında hiç bir ayni hakla kayıtlanamayacağı, haczedilemeyeceği, satış vaadine konu edilemeyeceği ve kiraya verilemeyeceğinin ancak dağıtılan çiftçi ile mirasçıları tarafından işletilebileceğinin öngörüldüğünü, aksi halde aynı kanunun 10 uncu maddesi gereğince toprakların geri alınabileceğini, Kanunun 13 üncü maddesinde taşınmazın 5 yıl sonunda kiraya verilebileceğinin bildirildiğini, ancak tapu kütüğüne "3083 sayılı Kanunun 11 inci Maddesine tabidir" şerhi verildiğinden süre kısıtlamasının sona erdiği iddialarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, BAM kaldırma kararında sonucunun beklenmesi istenen dava konusu taşınmazın hak sahipliğinin iptali işleminin iptaline ilişkin İdare Mahkemesinde açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3083 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde, "Topraklandırılan çiftçiler, topraklarını askerlik veya belgelendirilmiş uzun süreli hastalık gibi geçerli bir özürü olmaksızın aralıksız üç yıl süre ile bu Kanunun öngördüğü şekilde işletmedikleri, borçlarını ve aldıkları kredileri ödemedikleri takdirde, dağıtılan topraklar geri alınır."; 11 inci maddesinde ise, "Bu arazi kamu yararı dışında hiçbir ayni hakla kayıtlanamaz, haczedilemez, satış vadine konu edilemez ve kiraya verilemez." düzenlemesine yer verildiği, dava konusu taşınmazın 07.03.2002 tarihinde davacı adına tescil edildiği, "Konya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 10.02.2016 tarih 1376-6687 sayılı yazısı gereğince, davacı ...'nın hak sahipliği iptal edilmiş olup taşınmaz üzerindeki ipotek fek edildikten sonra tescil işlemi yapılacaktır." şeklindeki şerhin işlenmiş olduğu, davacı tarafça, idarece, davacının hak sahipliğinin iptali için Konya 2 nci İdare Mahkemesinde dava açıldığı, davanın reddi kararının onanarak kararın 29.01.2019 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kira sözleşmesinin hatır için yapıldığını, sözleşme sürecinde davacı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, satış vaadi sözleşmesinin borcun teminatı olarak yapıldığını, taşınmazın teslim edilmediğini, bedelin bile satış vaadinin gerçek olmadığını gösterdiğini, kira sözleşmesi olduğu dönemde taşınmaz satış vaadi de yapıldığı iddiasının çelişkili olduğunu, kanunun aradığı taşınmazı kesintisiz 3 yıl kullanmama şartının gerçekleşmediğini, geri alma şartlarının oluşmadığını, halen kanundaki amacına uygun olarak taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, işlemin tarafı olan ... ... ve ...'ın beyanlarının alınmadığını, İdarenin kira sözleşmesinin varlığından 2012 yılında haberdar olmasına rağmen 2016 yılında tapuyu iptal ettiğini, anılan durumun TMK. 2 nci maddesine aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya 3083 sayılı Kanun kapsamında satışı yapılan taşınmazın davacının aynı Kanunun 11 inci maddesine aykırı davrandığı gerekçesi ile davalı idare tarafından hak sahipliğinin tek taraflı olarak iptal edilmesi üzerine tapu kaydına beyanlar hanesine işlenen belirtmenin terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı