Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1195 E., 2025/101 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1195 E., 2025/101 K. (08.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1195
Karar No
2025/101
Karar Tarihi
08.01.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/1195 E. , 2025/101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1106 E., 2024/207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/226 E., 2021/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının 114 ada 11 parsel sayılı taşınmazda 1/2 hissedar olduğunu, davalının diğer hissedarların paylarını satın aldığını, müvekkilinin ön alım hakkı gözetilmeden devirlerin yapıldığını, işlemin ve bedelin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin taşınmazda hisse satın aldığını davalının bildiğini, aleyhine tanıklık yaptığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin dava dışı ... 'nın mirasçılarından dava konusu taşınmazdaki payları satın aldığını, öncesinde bu kişilerin davacı aleyhine İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde ön alım davası açtıklarını, davacının taşınmazda fiili taksim bulunduğunu savunduğunu, davanın reddine karar verildiğini, fiili kullanımın hiç değişmediğini, taksim olgusunun mahkeme kararı ile sabit bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava dışı pay sahibi ...'ın davacıya karşı açtığı İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/13 Esas sayılı dosyasında görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasında davacı ... tarafından fiili taksim savunması yapıldığı ve bu savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verildiği, anılan kararın, yargı yolu incelemesi de geçirerek kesinleştiği, mahkeme gözleminde de taşınmazın fiilen iki ayrı parça halinde kullanıldığının tespit edildiği, aleyhine açılan davada davacının fiili taksimi savunduğu, fiili taksimin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde özetle; İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın tarafları, devir şekli ve konusunun farklı olduğunu, iki davanın tek benzer yanının adı olduğunu, işbu dava ile diğer davadaki hukuki sebeplerin, muvazaa şeklinin farklı olduğunu, her davanın açıldığı zamandaki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini, Davalı ...'nin sözleşmeden veya mirastan ... ön alım haklarını engellemek kastı ile ilgili kişilerin hisselerini satın almayıp satış vaadi sözleşmesi yaparak ve örtülü olarak hisse toplamaya başladığını, bu satış vaadi sözleşmelerinin getirtilmesi talep edildiği halde getirilmediğini, Davalı ile ona pay satan dava dışı satıcılar arasında muvazaa olduğundan dava dışı satıcıların davaya dahil edilmesi gerektiğini, Yapılan keşif sonucu fiili taksimin ortadan kalktığını, kimsenin kalan bölümü ekip biçmediğini ve hissedarların bu yerden el çektiklerini, fiili taksimin varlığının kabulü için hem davacının hem davalının kullanıyor olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d237e75dc90ee7e9 f0aa2ab94de9413c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı