Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/5465 E., 2025/1525 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5465 E., 2025/1525 K. (18.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5465
Karar No
2025/1525
Karar Tarihi
18.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2023/5465 E. , 2025/1525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2348 E., 2023/2573 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/369 E., 2023/339 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşma talep eden davacı vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı ... vekili Av. ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in davacının öz dayısı olduğunu, davaya konu Samsun ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 192 parsel sayılı taşınmazın anneannesi ve dedesi olan ... Çelik ve ...'e ait olduğunu, davaya konu yerin davacı tarafından kiralanarak taşınmaz üzerinde işletme kurulduğunu, 192 parsel sayılı taşınmazda ...'ye ait olan hisselerin vekaleten işlem yapan davalı ...'ten satın alındığını, ancak daha sonradan satın alınan taşınmazın 192 parsel değil, 306 parsel olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, açılan davada malik ... tarafından 192 parseldeki hissenin satıldığının açıkça belirtildiğini, ancak mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddedildiğini, davalı ... tarafından tapuda hatalı işlemin bilinçli yapıldığını, akabinde davaya konu taşınmazın çok düşük bir bedelle davalı ... ile birlikte davalı ...'e satıldığını, davalı ... tarafından davaya konu taşınmazın arazisinin traktör ile sürüldüğünü, davalıların eylem ve fikir birliği içinde olduklarını ileri sürerek muvazaalı olarak yapılan satışın iptali ile davacı adına tescilini, kabul görülmemesi halinde 10.000,00 TL belirsiz zarar alacağının işlenmiş faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından ön inceleme duruşmasında; tazminat talebinin davalı ... tarafından 192 parseldeki iş yerine zarar verilmesi nedeni ile işletilememesinden ve eski hale getirilmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; davaya konu taşınmazın 550.000,00 TL'ye yatırım amacıyla satın alındığını, arsanın 70.000,00 TL'sini elden, geriye kalan kısmının bankadan davalılardan Arif'e gönderildiğini, buna dair banka dekont asıllarının sunulduğunu, davacı tarafından taşınmazın halen teslim edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; 306 parselin bilerek satın alındığını, davaya konu taşınmazın maliklerin isteği üzerine davalı ...'e satıldığını belirterek davanı reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in yanıltması sonucu 306 parsel sayılı taşınmazın satın alındığı iddiası ile açılan davanın, parsel numarasında yanılma bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, kararın kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği, taşınmazın davacı adına tescilini gerektirir üstün bir hakkının bulunmadığını, davacının adına tescil istemi ile dava açma hak ve yetkisinin olmadığını, tescil istemli davada devir işleminde dahi yer almayan davalı ...'e ne şekilde husumet düştüğünün izaha muhtaç olduğu, davacının taşınmazda kurduğu ve uzun süredir işlettiği tesise davalı ... tarafından traktör ile sürülerek zarar verildiğinin soruşturma dosyalarında mevcut kayıtlar ile sabit olduğu, temin edilen bilirkişi raporuna göre zarar miktarının 27.500,00 TL belirlendiği, diğer davalıların davacı tesislerine zarar verdiklerine dair ispata yarar hiçbir delil ve belge ibraz edilmediği gerekçeleriyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacının terditli tazminat istemine ilişkin olarak davalı ...'e yönelen davasının kabulü ile; 27.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davacının davalılar ... ve ...'e yönelen tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılardan ...'in istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptal ve tescil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, eski malik ... Çelik tarafından duruşmadaki beyanlarında açıkça aslında davaya konu 192 parsel sayılı taşınmazın satıldığının, sehven başka bir parsele ilişkin tapuda devir yapıldığının belirtildiğini, bu beyanlara üstünlük tanınması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, davalılar arasındaki ilişkinin araştırılmadığını, zararının daha fazla olduğunu, ayrıca bu zarardan üç davalının da müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini, davalı lehine 57.573,75 TL vekalet ücretinin hatalı olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil, terditli maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0144c63c49604b55 199a839bce3e585d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı