Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/988 E., 2025/2262 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/988 E., 2025/2262 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/988
Karar No
2025/2262
Karar Tarihi
28.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/988 E. , 2025/2262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/865 E., 2025/175 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/60 E., 2024/302 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; kooperatif tarafından aidat borçlarının ödenmediği gerekçesiyle üyelikten ihraç edildiklerini, ancak ihraç kararlarının usulsüz olduğunu belirterek ihraç kararlarının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kooperatife olan aidat borçlarını ödemediklerini ihraç kararlarının usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. İhtarnamelerin daha önce taraflar arasında görülmüş bulunan mahkemedeki bilirkişi raporlarına göre düzenlenip gönderildiğini, b. Davacıların her biri için lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.” B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı tarafından davacılara gönderilen ihtarnamelerdeki borç miktarlarının davacıların gerçek aidat borcunu yansıtmadığı, daha fazla tutarı kapsadığı, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her biri lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sabit olduğundan davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; birlikte dava açan ve tek vekille temsil edilen davacıların, davasının kabulü halinde davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 27.06.1956 tarih, 1954/2 E., 1956/44 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı'nda birden fazla gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın davalılar için ortak nedenden dolayı reddi durumunda davalılar için tayin ve takdir olunacak vekalet ücretinin davalıların vekillerinin müşterek mesaisinin aynı neticeyi verdiği göz önünde tutularak tek vekalet ücreti verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/2 maddesinde; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddi halinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğine, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde avukatın emeği, çabası, tek mesai ile aynı sonuca ulaşılması, dava konusu uyuşmazlığın tüm davacılar için ortak olması, her bir davacı için hukuki sebebin aynı olması, farklı bir hukuki sebebe dayalı talep ve davanın olmamasına göre davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmayıp bu nedenle sayın çoğunluğun her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi konusundaki görüşüne katılmamaktayız. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bdf6b02b277fb814 fdd6969f06307beb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı