Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/458 E., 2025/3193 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/458 E., 2025/3193 K. (30.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/458
Karar No
2025/3193
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/458 E. , 2025/3193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/258 E., 2024/447 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı asil ... ve vekili Avukat ... 'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü davalı ...'den haricen satın alındığını, davalı ... ile inşaatın yapımı konusunda eser sözleşmesi imzalandığını, davalının yaptığı iş karşılığı teminat amacıyla tapunun kendisine devredilmesini talep ettiğini, iş bitimi ücret ödenmesinden sonra tapunun davacı adına tescil edileceğini, davalı ...'ün 25.04.2011 tarihinde davacı yerine davalı ...'ya muvazaalı devir yaptığını, davalı ... tarafından bir kısım işlerin yapıldığını, inşaatın yarım bırakıldığını, davacının geri kalan işleri tamamlayarak 30.05.2014 tarihinde bağımsız bölüme taşındığını, davalı ...'nın tapuyu devre yanaşmadığını ileri sürerek, dava konusu 2 no.lu bağımsız bölümün ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ün yurtdışında olması sebebiyle kardeşi davacıyla aralarında tadilat tamirat işi için sözleşme imzalandığını, davacıyla aralarında avukat müvekkil ilişkisi bulunduğunu, dava konusu bağımsız bölümün eser sözleşmesinden 2-3 ay sonra davalı ... tarafından satıldığını, taşınmazın teminat amacıyla alınmadığını, ...'ün nakit ihtiyacından dolayı sattığını, davacının alım satımda taraf olmadığını, resmi senette satış bedelinin ödendiğinin açıkça belirlendiğini, satıştan sonra taşınmazdaki tamir ve tadilatın müvekkili tarafından tamamlandığını, davacının taşınmazı fiilen işgal ettiğini, eser sözleşmesi sebebiyle davacının yaptığı herhangi bir ödeme olmadığını, 25.04.2011 tarihli satıştan önce davacının haricen taşınmazı satın aldığını iddia ettiğini, bunun geçersiz bir satış olduğunu, ...'e husumet yöneltilmesini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile kardeş olduklarını, taşınmazı davacıya sattığını, resmi devir yapılmadığını, teminat karşılığı taşınmazın davalı ...'ya devredildiğini, davaya konu taşınmazın davacıya ait olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli ve 2020/522 Esas, 2021/2 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamından taraflar arasında yapılan adi nitelikteki eser sözleşmesinin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edildiği, keşif mahallinde dinlenen ve aynı parseldeki diğer taşınmazları satın alan tanıkların beyanları ve toplanan tüm diğer delillerden taşınmazın davalıya teminat olarak devredildiği, dolayısıyla davacının yapım bedelini ödemeden teminat olarak verilen taşınmazı istemeyeceği, bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı ...'nın yaptığı iş karşılığı 61.810,00 TL'nin davacı vekilince depo edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 26.05.2022 tarihli, 2021/651 Esas, 2022/662 Karar sayılı kararı ile istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.05.2024 tarihli, 2022/4276 Esas, 2024/1745 Karar sayılı ilamı ile davacı taraf dava konusu taşınmazı davalı ...'den sözlü anlaşma ile haricen satın aldığını iddia ettiğine ve taşınmazın mülkiyeti de davacıya intikal etmediğine göre mahkemece davacının eldeki davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dava konusu taşınmazı davalı ...'den sözlü anlaşma ile haricen satın aldığını iddia ettiğine ve taşınmazın mülkiyeti de davacıya intikal etmediğine göre davacının eldeki davada taraf sıfatı bulunmadığı, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bozma kararının görevsiz Yargıtay Dairesince verildiğini, uyuşmazlığın çözümünde görevli dairenin 7. Hukuk Dairesi olduğunu, somut olayda tarafların eser sözleşmesi karşılığında bir pay devri amacı olmadığı, mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia eden bir kişinin taşınmazın hem tadilatı için belirli bir parayı vermek, hem de mülkiyeti başkasına devretmek için sözleşme yapmasının akla aykırı olduğunu, nam-ı müstear davalarının dinlenebilir ve yazılı delil ile ispatının mümkün olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı ... yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı