Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/629 E., 2025/1396 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/629 E., 2025/1396 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/629
Karar No
2025/1396
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/629 E. , 2025/1396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/391 E., 2023/1364 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/289 E., 2021/380 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında Rize İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 215 ada, 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması hususunda Rize 1. Noterliği'nin 19.11.1992 tarih ve 023933 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmeye göre çekişmeli taşınmaz üzerine iki blok halinde bina inşa edileceğini ve toplamda 26 adet daire ile 6 adet dükkanın davacı yükleniciye ait olacağını, davacı yüklenicinin kendisine düşen dairelerden 24 tanesini dava dışı üçüncü kişilere sattığını ancak davalı arsa sahiplerinin satılan dairelerin tapularını devretmekten kaçındığını, davacı yüklenicinin henüz satmadığı daire ve dükkanların tapularının da kendisine devredilmediğini, bunun üzerine davacıdan daire satın alan üçüncü şahıslar tarafından davacı yüklenici ve davalı arsa sahiplerine karşı dava açıldığını, Rize 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.04.2013 tarihli ve 2009/393 Esas, 2013/355 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilerek daire satın alan şahıslara ait arsa paylarının adlarına tesciline karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, yine çekişmeli taşınmazın 548,00 m²'lik kısmı hakkında önce acele kamulaştırma kararı alındığını, akabinde de Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.08.2014 tarihli ve 2013/589 Esas, 2014/524 Karar sayılı kararıyla kamulaştırma bedelinin tespitine ve yol olarak tapudan terkinine hükmedildiğini, verilen kararın kamulaştırma bedeli yönünden Yargıtay tarafından bozulduğunu ve dosyanın 2015/1019 Esas numarasını aldığını, davanın halen derdest bulunduğunu, sözleşme tarihinde dava konusu taşınmazın 1.114,37 m² yüzölçüme sahip olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacı yükleniciye 31/56 arsa payı karşılığında 616,89 m² düştüğünü, davacı yüklenicinin üçüncü kişilere sattığı dairelerin toplamının 25/56 arsa payı karşılığı 497,49 m² olduğunu, davacı yüklenicinin geriye kalan 6 dükkan ve 1 daireden kaynaklanan 10,35/56 arsa payı karşılığında 205,96 m² davalı arsa sahiplerinden alacağı bulunduğunu, bu bölümün halen davalılar adına kayıtlı 313,52 m²'nin içinde olduğunu, davalı arsa sahiplerinin müvekkili davacının alacağı olan tapuları devretmekten kaçındıklarını, yapılan ilk kamulaştırmaya ilişkin kamulaştırma bedelinin davalılar tarafından alındığını, taşınmazın geriye kalan kısmına ilişkin olarak da kamulaştırma çalışmalarına başlandığını, netice itibariyle davacı yüklenicinin 10,35/56 arsa payı karşılığında davalılardan 205,96 m² alacağının bulunduğunu belirterek, dava konusu 215 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının davacı yüklenicinin alacağı olan arsa payına karşılık gelen kısmının iptali ile adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise hesaplanacak bedelinin yasal faiziyle birlikte davalı arsa sahiplerinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tanzim edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi neticesinde davacı yüklenicinin bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere %5 oranında eksik iş ifa ettiği ve bu eksik iş bedelinin ve sözleşme kapsamında davacı yükleniciye düşecek hisse oranının dava konusu taşınmaz ile ilgili 3. kişilerce açılmış tapu iptal tescil dosyası ve dava konusu taşınmaz ile ilgili kamulaştırma ve acele kamulaştırma dosyalarından tespit edildiği, davacı yüklenici tarafından eksik iş bedelinin davalılara ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edildiği, sözleşme kapsamında davacı yüklenici edimini yerine getirdiğinden tescil talep etme hakkı olduğu, sözleşme kapsamında dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı olan ve kamulaştırılan alan dışında kalan 566,36 m²'lik kısmın davalılar adına kayıtlı 31/224'er hisselerin ayrı ayrı 10,35/224'er miktarda iptali ile davacı adanı kayıt ve tesciline ve depo edilen eksik iş bedelinin kararın kesinleşmesi ile davalılara hisseleri oranında ödenmesine karar verildiği, dava konusu 215 ada, 9 no'lu parselin 548,01 m²'lik kısmının ise kamulaştırma sonrası yol olarak terkin edildiğinden davalılar adına iptal olunabilecek bir hisse bulunmadığı, 548,01 m²'lik kısmın kamulaştırma bedelinin 1.721.273,94 TL olduğu ve davacıya düşmesi gereken hisse oranının 41,40/224 olup hisse oranına karşılık gelen kamulaştırma bedelinin 318.128,00 TL olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin %5 oranında eksik iş oranı hesap edilmiş ise de yapılan yüzdelik hesabın parsel üzerindeki iki adet binanın tamamına ilişkin olduğu, davalı arsa maliklerine düşen dükkan ve daireler için Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/25 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitler de dikkate alınarak davalı arsa maliklerine düşen dükkan ve dairelerdeki eksik iş bedelinin 142.583,24 TL olarak hesap edildiği, gerekçesiyle "taraflar arasında tanzim edilen Rize 1. Noterliği'nin 19.11.1992 tarihli ve 023933 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, Rize İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 215 ada, 9 no.lu parsel sayılı 1.114,37 m²'lik taşınmazda kamulaştırılan 548,01 m²'lik kısmın kamulaştırma bedeli üzeriden davacının hissesine düşen 318.128,00 TL bedel üzerinden eksik iş bedeli olan 142.583,24 TL düşüldükten sonra kalan 175.544,76 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, taraflar arasında tanzim edilen Rize 1. Noterliği'nin 19.11.1992 tarih ve 023933 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında Rize İli Merkez İlçesi ... Mahallesi 215 ada 9 nolu parsel sayılı 1.114,37 m²'lik taşınmazda kamulaştırılan alan dışında kalan 566,36 m²'lik kısmın davalılar adına kayıtlı bulunan 31/224'er hisselerin ayrı ayrı 10,35/224'er miktarda iptali ile (41,40/224 oranında) davacı adına kayıt ve tesciline, kararın kesinleşmesi ile mahkeme dosyasında bulunan 31.983,84 TL'nin davalılara hisseleri oranında ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar davalılar vekili tarafından davacının daha önce müvekkillerine karşı açtığı satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının (Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/241 Esas sayılı dosyasının) reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada söz konusu dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Dolayısıyla, iş bu dosyanın eldeki dava açısından kesin hüküm yada kesin delil olma durumu yada doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Yine, davalılar vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/160 Esas sayılı dosyasının eldeki davada gözönünde bulundurulmamasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, söz konusu dosyanın taraflarının, konusunun ve talep sonuçlarının eldeki dosyadaki taraflar ve taleplerle doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı, dolayısıyla eldeki dosyayla birleştirilmesi yada bekletici mesele yapılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmış, davalılar vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava konusu Rize İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 215 ada, 9 parsel sayılı 566,36 m² yüzölçümlü taşınmazın eldeki davanın karar tarihinden sonra Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tapu iptali ve tescil yönünden kesin nitelikteki 22.03.2022 tarihli ve 2017/251 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararıyla hükmen kamulaştırılarak 09.12.2022 tarihinde yol olarak tapudan terkin edildiği, halihazırda çekişmeli taşınmazın tapu kaydının pasif halde olduğu ve kütük sayfasının kapatıldığı, Yüksek Mahkemenin yerleşik hale gelen içtihatları uyarınca yol olarak terkin edilerek kamu malı haline dönüşen taşınmazlar hakkında koşulları oluşsa dahi tapu iptali ve tescil kararı yerine, mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerektiği, hal böyle olunca yerel mahkemenin tapu iptali ve tescile ilişkin kararının hatalı olduğu ve infazının mümkün olmadığı, ne var ki bu hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği" gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasında tanzim edilen Rize 1.Noterliği'nin 19.11.1992 tarihli ve 023933 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, dava konusu Rize İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 215 ada, 9 no.lu parsel sayılı 566,36 m² yüzölçümlü taşınmazdaki davalılar adına kayıtlı bulunan ayrı ayrı 31/224'er hissenin 10,35/224'erlik (toplamda 41,40/224'lük) kısımlarının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, kararın kesinleşmesi ile mahkeme dosyasında bulunan 31.983,84 TL'nin davalılara hisseleri oranında ödenmesine, taraflar arasında tanzim edilen Rize 1.Noterliği'nin 19.11.1992 tarihli ve 023933 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, dava konusu Rize İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 215 ada, 9 no'lu parsel sayılı taşınmazın daha önce kamulaştırılan 548,01 m²'lik kısmına ilişkin kamulaştırma bedeli üzerinden davacının hissesine düşen (41,40/224 oranında) bedel üzerinden eksik iş bedeli düşüldükten sonra kalan 175.544,76 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, a.Davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, İlk Derece ve İstinaf Mahkemesince yapılan yargılamada dosyanın husumet yönünden incelenmediğini, b.Yerel mahkemece ve istinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,eksik iş bedelinin 142.583,24 TL olarak tespit edildiğini, belirlenen bu bedelin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dünyada meydana gelen yüksek enflasyon nedeniyle her şeyin fiyatının oldukça yükseldiğini, buna bağlı olarak inşaat sektöründe de maliyetlerin oldukça yükseldiğini, maliyetlerin bu kadar yükseldiği bir dönemde 2014 yılında 153.625,19 TL olarak belirlenen eksik iş bedelinin 2021 yılında 142.583,24 TL olarak tespit edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, c.Davalılar aleyhine taşınmazın kamulaştırılmasından kaynaklı Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/160 Esas sayılı dosyasıyla sebepsiz zenginleşme davası açıldığını, açılan bu davada kamulaştırılan alan dışında kalan 556,36 m²'lik kısımda bulunn binada oturan kişilerin müvekkillerine ödenen kamulaştırma bedellerinin iadesini talep ettiklerini, müvekkilleri aleyhine açılan bu iki davanın konusunun aynı olduğunu, d.İki davanın da davalılar aleyhine sonuçlanması durumunda davalıların mükerrer ödemede bulunmuş olacağını, bu durumun müvekkilleri aleyhine sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/160 Esas sayılı dosyasında görülen dava gözönünde bulundurulmadan mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ise taşınmaz bedelinin tazminat olarak tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7f9d67a403819d5f b5bb93fed7fd203f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı