Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/515 E., 2025/336 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/515 E., 2025/336 K. (05.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/515
Karar No
2025/336
Karar Tarihi
05.02.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/515 E. , 2025/336 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/88 E., 2023/1204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/746 E., 2021/162 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "İzmir Raylı Sistem...Araç Bakım Atölyesinin Genişletilmesi" işinde yüklenici olan davalı ile müvekkili arasında bütün elektrik işlerinin malzemeli olarak yapımı konusunda 02.11.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin üstlendiği işleri yapması sonucunda hakediş raporları oluşturulduğunu, raporların taraflarca imzalandığını ve bu hakediş raporlarına göre müvekkilinin davalıya fatura kestiğini, başka bir anlatımla müvekkilinin alacağının hakediş raporlarına göre faturalandırıldığını, davalının faturalara yasal sürede itiraz etmediğini, en son 15.08.2018 tarihi itibariyle 496.502,47 TL alacak bakiyesi gösteren cari hesap alacağının tahsili için davalı hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9821 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının böyle bir borcu olmadığını belirterek borca itiraz ettiğini ancak davalının icra takibinin açıldığı gün (31.08.2018) 30.000,00 TL, ödeme emri tebliğ edilmeden (14.09.2018) 60.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000 TL ödeme yaptığını belirterek yapılan ödeme mahsup edilerek 406.502,47 TL üzerinden itirazın iptaline, %20 oranında icra tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, "Halkapınar Araç Bakım Atölyesinin Genişletilmesi" işi kapsamında bütün elektrik işlerinin malzemeli olarak idarece onaylanmış iş programına uygun olarak yapılması hususunda davacı ile 02.11.2016 tarihli sözleşme imzaladıklarını, davacının yaptığı tüm işlerin hakedişleri düzenlenerek ödemesinin yapıldığını, kalan imalâtın ise yapılan sözlü görüşmeler neticesinde bedellerinin idare tarafından tespit edilerek hakediş düzenlemesi ve hakediş bedellerinin idarece müvekkiline ödenmesi üzerine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yapılan sözlü anlaşmaya rağmen idarece halihazırda yapılan bir tespit ve hakediş olmadığı halde davacının talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, zira davacının ne kadar iş yaptığının belirlenemediğini, bu nedenle idare tarafından hakediş düzenlenerek ödeme yapılmasından sonra davacıya ödeme yapılacakken davacının bunu beklemeden icra takibine geçmesinin kötü niyetli olduğunu, takip aşamasında yapılan ödemelerin borcu kabul anlamında olmayıp iyi niyetle yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu işe ilişkin taraflar arasında 5 ara 1 kesin olmak üzere 6 adet hakediş imzalandığı, hakedişlerde davalı şantiye şefinin imzasının bulunduğu, hakedişlere göre gerçekleşen imalât tutarının KDV dahil 1.811.678,06 TL olarak hesaplandığı, son hakedişe giren imalat tutarı 139.455,06 TL olmasına karşın davacının bu hakedişle ilgili kestiği fatura tutarının 135.910,60 TL olduğu dikkate alınarak toplam hakediş tutarının KDV dahil 1.808.132,56 TL olduğunun değerlendirildiği, davacının ayrıca sözleşme dışı ilave işlere ilişkin 5 adet toplam 40.847,58 TL bedelli fatura kestiği, faturaların davalı tarafından BA-BS mutabakat formları ile (itirazsız olarak) kayda alındığı, bu hususun davalı vekilinin duruşmadaki imzalı beyanı ile de sabit olduğu, böylece 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporundaki görüşün aksine gerek sözleşme içi gerekse sözleşme dışı işler yönünden fatura içeriklerindeki imalat işlerinin yapıldığı yönünde davacı yararına karine oluştuğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından kanıtlanması gerektiği, sözleşmenin 7.7 maddesinde; hakedişlerin davalı tarafından onaylanmasını müteakip alacağın muaccel hale geleceğinin hükme bağlandığı, hakedişlerin davalı yetkili personelince imzalandığı, davalının yargılamanın son aşamasına gelene kadar hakedişlere her hangi bir itiraz bildirmemişken 04.11.2020 tarihli dilekçede 6 no'lu hakedişe itirazda bulunduğu, halbuki şantiye şefi Turgay Akgül’ün imzasının tüm hakedişlerde mevcut olduğu bütün bunlardan öte idare ile yüklenici arasında işin geçici kabulünün 22.03.2018 tarihinde (icra takibinden önce) yapıldığı, işin eksik ve kusurlu ifa edildiğine ilişkin davalının bir itirazının bulunmadığı, davalının itirazının alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı yönünde olduğu, sözleşmenin 17.3 maddesine göre idarece yapılan geçici ve kesin kabulün taraflar için asıl olduğunun kayda alındığı, davacı tarafından sunulan faturalar çerçevesinde takip tarihi itibariyle hakedilen alacağın 406.502,58 TL olduğu, davalı vekilinin nakit teminat kesintisinin hesaplamada dikkate alınmadığını belirttiği, sözleşmenin 7.5 maddesinde hakedişlerden %5 oranındaki nakit teminat kesintisi yapılmasının kararlaştırıldığı, nakit teminat kesintilerinin geçici kabul tasdikinden sonra iade edileceği, davacı yüklenicinin işin garanti süresine kadar davalıya nakit teminat tutarı kadar teminat mektubu, çek veya bono vermesinin kararlaştırıldığı, toplam hakediş tutarının KDV dahil 1.808.132,56 TL olduğu dikkate alındığında nakit teminat tutarının 90.406,62 TL olduğu, nakit teminat tutarının iadesinin geçici kabul ve aynı miktarda teminat mektubu/çeki/bonosu verilmesi koşuluna bağlı kılındığı, geçici kabul yapılmış olmakla birlikte teminat mektubu veya yerine geçecek bir belgenin davalıya verilmediği gerekçesiyle, (406.502,58 TL - 90.406,62 TL) 316.095,96 TL yönünden itirazın iptaline, taraf vekillerinin icra inkâr ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının alacağının muaccel olmadığını, sözleşmenin 7.3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının muaccel olabilmesi için öncelikle idarenin hakedişleri hesaplamasının gerektiğini, iddia edilen borcun dava tarihi itibariyle idarece tespit edilmediğini, icra takibi tarihinde henüz müvekkiline idarece hakediş yapılmadığını, 23.09.2019 tarihli kök bilirkişi raporunda davacının alacağının muaccel olmadığı ve henüz edimlerini ifa etmeden icra takibi başlattığı için henüz bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağının belirtilmesine rağmen mahkemece bu hususun göz önüne alınmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerinden işçi ücretlerinin ve bunlara ilişkin vergi, SGK sigorta primleri ve de diğer kesinti ve ödemelerinin yapılmasına ilişkin edimini yerine getirdiğine ilişkin müvekkiline ilgili bilgi ve belgeleri sunmadığını, bu belgeler sunulmadan müvekkilinden ödeme yapmasının beklenemeyeceğini, çünkü müvekkilinin bu borçlardan davacı taşeronla birlikte müteselsil sorumlu olduğunu, sözleşmenin 7.5 maddesi gereğince de davacı teminat mektubu vermediği için hakedişlerinden kesilen %5'lik tutarın davacıya iade edilmediğini, zira ek bilirkişi raporundaki hesaplamalara temel alınan 6 no'lu hakedişin kim tarafından imzalandığının bilinmemekle birlikte, müvekkili yahut çalışanlarınca imzalanmadığını, hakedişleri kabul etmediklerini, hakedişin bilirkişi raporundaki tüm hesaplamalara esas alınması nedeniyle ek raporların hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kök raporun hükme esas alınması gerektiğini, davacı şirketin muaccel olduğunu iddia ettiği borcun idarece tespit edilmediğini ve davalı müvekkiline ödenmediğini, dosyaya sunulan ve müvekkili tarafından yapılan tüm ödemelerden taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca %5 teminat kesintisi yapıldığını, müvekkilinin borçlu olduğu kabul edilmemekle birlikte kabul edilse dahi dava konusu bedelin %5'lik kısmının kesilmesi gerektiğini, sözleşmenin 7.5 maddesinde görüleceği üzere davacı şirketin teminat kesintisini iade alabilmesi için müvekkiline aynı miktarda teminat senedi, teminat mektubu veya çeki vermesi gerektiğini, ancak davacı şirket tarafından teminatın iadesi hususunda herhangi bir teminat senedi, teminat mektubu veya çeki verilmediğini, davacı tarafça 7.5. madde de ihlal edildiğinden dolayı teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda sözleşme hükmü olan teminat kesintisinin hiçbir şekilde anılmadığı gibi itirazlarının da göz ardı edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f361330ce0cee581 fe7b15fca1e77c27

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı