Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/427 E., 2025/1010 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/427 E., 2025/1010 K. (12.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/427
Karar No
2025/1010
Karar Tarihi
12.03.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/427 E. , 2025/1010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/311 E., 2023/422 K. İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında dava konusu sitede bulunan taşınmaza otomatik sulama sistemi, malzeme ve ekipmanları ile birlikte montajı, gerekli bağlantıların yapılması ve sistemin 50 gün içerisinde bitirilerek çalışır halde teslimi hakkında 24.03.2012 tarihli sözleşmenin yapıldığını, işin geç ve ayıplı teslim edildiğini, yapılan işteki ayıpların haricen Gülistan Peyzaj İnşaata tespit ettirdiklerini, noksan ve ayıplı işlerin giderilmesi için ihtar gönderildiğini, sonuç alamadıklarını, eksik ve ayıplı işler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek işin eksik ve ayıplı yapıldığının tespiti ile tazminini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işe başlamaları ile birlikte sulama yapılacak bahçenin fiziki alanının verilen onaylı projedeki alandan daha büyük olduğunu tespit ettiklerini, bu alanların tekrar projelendirilmesi ile birlikte işin teslim süresini uzadığını, bu hususta yönetimden imzalı onay aldıklarını, ayrıca iş süresince yağışların da çok olduğunu, çalışmaların yapılamaz hale geldiğini, son ödemenin Ocak 2013 tarihine kadar uzatıldığını, kendilerinin halen alacağı bulunduğunu, kullanılan malzemelerin tamamının TSE belgeli olduğunu, markaların ve belgelerin verildiğini, işi eksiksiz ve ayıpsız yapıp zamanında teslim ettiklerini, ancak ödemelerin yapılmadığını, yapılan ödemelerin hiçbirinin de zamanında yapılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2014/74 Esas, 2017/364 Karar, 19.10.2017 tarihli kararı ile davacı tarafça eksik ve ayıplı işler bedeli talep edilmiş ise de; mevcut duruma göre bu miktarın sözleşmede kararlaştırılan ücretin % 5'ine tekabül eden 5.015,00 TL olduğu ve taraflar arasında kararlaştırılan alanın 15,718 m² iken yapılan işin 26.531 m² alana yayıldığı ve iş alanının 1,687 kat arttığı, bu nedenle davacının davalıdan fazla yapıldığını beyan ettiği ödemeleri istemeye hakkı bulunmadığı ve aynı şekilde eksik işler bedeli talebinde de bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 2014/74 Esas, 2017/364 Karar, 19.10.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/2873 Esas, 2019/4089 Karar, 23.10.2019 tarihli kararı ile davalı şirketin, yargılamanın devamı sırasında 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edildiği, davacı vekiline, davalı şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açması için süre verilip, şirketin ihyası ve bundan sonra ihya edilen şirkete tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davacı tarafın iddialarının aksine elle yapıldığı iddia edilen sulama kapsamında fazladan ödeme yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, elle yapılan sulama iddiası kapsamında çimlerin zarar gördüğü iddiasının birbiri ile çelişki oluşturduğu ve yeni çim ekildiği iddiasının ve alanın miktarının davacı tarafça kanıtlanamadığı, yine bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere taraflar arasında kararlaştırılan alanın 15,718 m² iken yapılan işin 26.531 m² alana yayılacak şekilde genişlediği ve iş alanının 1,687 kat arttığı, diğer bir değişle davalı tarafça yapılan imalatın arttığı ve davacı tarafın iddialarının aksine fazla imalat bulunduğu anlaşılmakla kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmede kararlaştırılan sürede davalının teslimi gerçekleştirmediğini, ilgili kayıtlar incelendiğinde eksik ödeme yapılmadığı aksine davacının fazla ödeme yaptığını, davacının sulama sisteminin zamanında ve gereği gibi teslim edilememesinden kaynaklı ortaya çıkan çimlerin zararını giderme amaçlı bir işçilik ücreti harcaması yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte her ne kadar sözleşmede kararlaştırılan sulama sistemi kurulacak alanın gerçekte daha fazla çıkması durumu kabul edilse dahi gerek çimlerin zarar görmemesi için yapılan işçilik ödemeleri gerek zaten halihazırda yapılan fazla ödemeler hesaba katıldığında davalının bunları yapılan fazla ödemelerden mahsup edebileceği, ancak kendilerinin uğradığı işçilik ödemeleri ve iş gecikmesi sonucu uğranılan diğer maddi zararların hiçbir şekilde telafi edilmediğini, beyan etmektedirler. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca işin geç, eksik ve ayıplı teslim edildiğinin tespiti ile zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı