6. Hukuk Dairesi 2024/3646 E. , 2025/1377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/685 E., 2024/1559 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/224 E., 2024/12 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre davalı satıcı tarafından üretilecek hazır betonun sözleşmede belirlenen fiyatlarla, davacıya teslim edileceğini, müvekkili tarafından davalı satıcıya 240.000,00 TL peşin ödeme yapıldığını, müvekkilinin şantiyesine 493 m³ betonun teslim edildiğini, davaya konu sözleşme hükümlerine göre davalının müvekkiline 507 m³ beton teslim borcu bulunduğunu, bu miktarda betonun davacıya teslim edilmediğinden, satıcının temerrüdünün gerçekleştiğini, temerrüt halinde aylık %10 akdi faizin davaya konu sözleşmeyle kararlaştırıldığını, satıcının bedelini peşin aldığı halde sözleşmede kararlaştırılan hazır betonu davacıya teslim etmekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ihtarname çekilerek sözleşmenin ifasından vazgeçildiğini, satış sözleşmenin fesih edildiğini, fesih tarihi olan 12.04.2022 tarihi itibariyle hazır betonun fiyatının, 1.400 TL/m³ olduğunu, satış bedeli ile piyasa fiyatı arasındaki farktan doğan 700.000,00 TL zararın tazmini için icra takibi başlattığını, davalının borca haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hazır beton sözleşmesi yapıldığını, davalı sözleşme gereği edimini tam olarak yerine getirmediğini, hükümetin devletten ihale alan firmalar için dilerlerse sözleşmeleri fesih edebileceklerine dair yetki verdiğinde davacının da bundan faydalanmak için işi durdurduğunu, şantiyedeki tüm malzemelerini alıp başka yere taşıdığını, davacının kötüniyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, teslim edilmeyen beton bedelini 06.05.2022 tarihinde 106.654,10 TL olarak teslim ettiğini borcunun bulunmadığını alacağın likit olmadığını, kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede teslim süresi hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmediği, ticari defter kayıtlarına göre, 11.09.2021 tarihli sözleşmeye istinaden 1000 m³ beton karşılığı olarak muhtelif tarihlerde toplam 493 m³ davalının beton teslimi yaptığı anlaşılan fiyat üzerinden kalan tutarın 06.05.2022 tarihinde davacı taraf hesabına yatırıldığı, davacı taraf resmi defterlerine göre davalı tarafın hesap bakiyesinin (0) olduğu, alacağın varlığı hususunda ispat yükünün davacıda olduğu ve ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, takibin kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davalı lehine tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan beton bedelinin tamamını davalı tarafa ödediğini, müvekkilinin davaya konu sözleşme gereği davalıdan ifa günündeki piyasa fiyatından beton bedelini talep etmeye hakkının bulunduğunu, davalının, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmesinden sonra da kötü niyetli hareket ettiğini, icra takibi durduktan sonra 06.05.2022 tarihinde müvekkili hesabına bakiye bedeli ödediğini, davalının basiretli bir tüccar gibi davranmak ve müvekkili ile akdettiği sözleşmeye bağlı olmak zorunda bulunduğunu, müvekkilinin davalının sözleşmede yükümlendiği ve müvekkilinin yaptığı işin tamamını karşılayacak olan hazır betonu teslim etmemesi nedeniyle işini sürdüremediğini, tasfiye etmek zorunda kaldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.