6. Hukuk Dairesi 2024/3237 E. , 2025/1964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/977 E., 2024/1247 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2024/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tapunun ... ada, ... parselinde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde toplam 148 daireden oluşan 5 blok (A1-A2-A3-A4-A5) bina bulunduğunu, kat mülkiyeti ve/veya kat irtifakı kurulmadığından binaların hâlen inşaat vasfında bulunduğunu, yani, bina ve dairelerin tapu tescili olmayıp, taşınmazın, arsasının tapulu olduğunu ve davacı dışında ayni hak sahibi olan başka kimse olmadığını, davalının ise davacı ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak, davacının rızası olmadan, yükleniciyle yaptığı temlik işlemi akabinde inşaat vasfındaki "...., .... Sok., A4 Blok, No:37/4" adresli daireyi yükleniciden teslim aldığını ve gerek bizzat, gerekse de üçüncü kişilere kiraya vererek hâlihazırda kullanmakta olduğunu, anılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli, E:2018/1098, K:2021/458 sayılı kararının hüküm kısmının 5-B maddesinde geriye etkili olarak feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini, inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshedilmesi nedeniyle davalı ile yüklenici arasındaki işlem dayanaksız kaldığından ve davalının lehine herhangi bir tapu veya ayni hak devri de söz konusu olmadığından, davalının, daireyi davacıya mülkiyet hakkı uyarınca teslim etmesi gerekirken; tahliye ve teslime yanaşmadığını, bu nedenle, işbu elatmanın önlenmesi için huzurdaki davayı açmak zorunda kaldıklarını, işbu dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde dairenin davacıya noter kanalıyla teslim edilmesi hâlinde; davalıdan yargılama gideri, vekâlet ücreti talep etmeyeceklerini, kendisine, inşaatı geciktirdiğinden birim maliyet fiyat farkı ve yüksek kira kaybı için tazminat ve haksız işgal için ecrimisil davaları açmayacaklarını açıkça beyan ederek davacının maliki olduğu .... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazdaki daireye el atmanın tahliye ve teslim suretiyle önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ve dilekçe ekinde sunulan delillerin aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, davacı işbu davadan önce açmış olduğu ve davacısı ..., davalısı davalının üyesi olduğu .... Konut Yapı kooperatifi olan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/200 E. sayılı dosyasında haksız işgal nedeniyle tahliye, ecrimisil ve alacak davası bulunduğunu, bu dosyada da birleşme kararı verildiğini, birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden yargılama devam ederken, davacının haksız işgal nedeniyle tahliye talebinden vazgeçerek, dava dilekçesini ıslah ettiğini, sözleşmenin geriye etkili feshi, yıkım ve yıkım bedellerinin tahsilini talep ettiğini, davacının İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/200 Esas sayılı dosyasında işbu dava konusu taşınmazların haksız işgali nedeniyle tahliye davası açtığının ve bizzat davacı tarafından bu talepten vazgeçildiğinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nın 2018/1098 E. sayılı dosya münderecatı ile açık olduğunu, öncelikle HMK'nin 114/h-ı-i maddeleri nazara alınarak dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, uyuşmazlıkta kooperatifin, davacı ile arasındaki vaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davaya konu taşınmazın da içinde yer aldığı 5 bloktan ibaret 148 adet konutu davalının da dahil olduğu kooperatif üyelerinin ödediği aidatlarla inşa ettiğini, davalının kooperatif üyesi olduğunu gösterir listenin yer aldığı ve ... Noterliği'nin 18.06.2001 tarihli, .... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde kur'a çekiliş zaptı ile dava konusu taşınmazın davalıya tahsis edildiğini, davalının davacının iddia ettiğinin aksine haksız olarak değil hukuki bir sebebe dayalı olarak taşınmazda hak sahibi olduğunu, el atmanın önlenmesi davasının en önemli şartlarından birinin de davacı tarafın mülkiyet hak ve yetkilerine sahip olması hususu olduğunu, Doktrinde mülkiyet hakkına dayanılarak açılan elatmanın önlenmesi davalarının karma nitelik taşıdığı, tespit davası kısmında davacının mülkiyet hakkının ve kapsamının belirlendiği, eda davası kısmında ise şartları varsa elatmanın önlenmesine karar verildiğinin belirtildiğini, davacının, el atmanın önlenmesi ve tahliyesini talep ettiği yapıların maliki yada inşa edeni olmadığını, davacının sadece arsanın maliki olduğunu, İşbu davada kal talebinin olmadığı da nazara alındığında davalının davacı tarafından inşa edilmeyen, davacının maliki olmadığı yapıyı tahliye ve davacıya teslim etmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yola açacak olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davalının da sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat hakkı ödenmedikçe hapis hakkı olduğunu, dayanak olarak gösterilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 E. -2021/458 K. sayılı dosyasında verilen karara karşı, davalının üyesi olduğu .... Konut Yapı Kooperatifi tarafından tedbir talepli ve yeniden yargılama istemli Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunulduğunu bunun bekletici mesele yapılmasını beyanla davanın reddini istemiştir. İhbar olunan .... Konut Yapı Kooperatifi temsilcisi .... ve ... cevap dilekçesinde; davalının cevap dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu .... ada ... parsel sayılı taşınmaza tam hisse olarak davacı .... oğlu ...'ın maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan herhangi bir haklarının bulunmadığı, davacı ile dava dışı yüklenici .... Konut Yapı Kooperatifi arasında çekişme konusu taşınmaza ilişkin olarak .... Noterliği'nin 12.06.1987 tarihli ve .... sayılı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, ancak davacı tarafından yüklenici aleyhine açılan dava sonucunda, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli 2018/1098 Esas, 2021/458 karar sayılı kararıyla anılan sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri, yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğini, işbu davada gerekli usul işlemleri yapılmadan tahkikat aşamasına geçildiğini ve karar tesis edildiğini, yüklenici kooperatif tarafından açıldığı halde, hatalı tespit ile yüklenici olmayan müvekkil tarafından dava açıldığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, anılan davanın neticesinde tapu maliki değişebileceğinden veya tazminata hükmolunması durumunda tazminat değeri kadar taşınmazı alıkoyma, hapis hakkı olacağından, tazminat ödenmediği sürece de taşınmazın tahliye ve teslimi talep edilemeyeceğinden, bu dava neticesi belli olmadan hüküm tesisinin yasaya aykırı olacağını, işbu davanın sonuçlandırılmasının, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/572 E. sayılı davanın çözümüne bağlı olduğunu, Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin birinci derece mahkemesi tarafından dava konusu arsa üzerinde müvekkilin üyesi olduğu kooperatif tarafından inşa edildiği ve 20 yılı aşkın süredir insanların oturduğu 140 adet bağımsız konut olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek reddedildiğini, bireysel başvuru talebinin işbu davaya dayanak sözleşmenin geriye dönük feshi kararının yer aldığı ve 6 adet dosyanın birleşiminden kaynaklanan, yargılaması 30 yıla yakın süren İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 E. sayılı dosyasında verilen tüm aleyhe kararlara karşı, anılan davanın tarafı yüklenici ve işbu davada ihbar edilen olan .... Konut Yapı kooperatifi tarafından yargılamanın yenilenmesi talepli olarak başvuru yapıldığını, Anayasa Mahkemesince verilecek hak ihlali ve yeniden yargılama kararının işbu davayı dayanaksız bırakacağının aşikar olduğunu, bu başvurunun sonucunun beklenmemesinin ileride telafisi imkansız zararlara, hak ihlallerine ve tazminatlara yol açacağını, ilk derece mahkemesinin pasif husumet ehliyeti taleplerini değerlendirmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, davacının iddia ettiğinin aksine haksız olarak değil, el atmanın önlenmesi talep edilen bağımsız bölümü mülkiyet hakkına dayalı olarak kullandığını, işbu davada müvekkilinin haksız eyleminin olmadığını ve davanın tarafı olamayacağını, müvekkili ile dava konusu taşınmazları inşa eden kooperatif arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmasına rağmen bu taleplerinin reddedilmesinin de usuli bir eksiklik olduğunu, işbu davada kal talebinin olmadığı da nazara alındığında müvekkilinin, davacı tarafından inşa edilmeyen, davacının maliki olmadığı yapıyı tahliye ve davacıya teslim etmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yola açacağını, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat hakkı ödenmedikçe dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı olduğunu, harca esas değere dayanak alınan bilirkişi kök raporu ve kök raporun tasdiki mahiyetinde ek raporların çelişkili olduklarını, işbu dosyaya sunulu bilirkişi raporunda arsa payı ve yapı değeri olmak üzere iki ayrı miktar belirlendiğini, ilk derece mahkemesi tarafından arsa payı ve yapı bedeli toplamının harca esas değer olarak alındığını, oysa ki; zemin üzerindeki yapının davacı tarafından değil müvekkilin ödemiş olduğu aidatlarla yüklenici kooperatif tarafından inşa edildiğini, davacının işbu dava ile konusu aynı olan aralarında fiili irtibat olan yüze yakın dava açtığını ancak bu davalar hakkında birleştirme kararı verilmediğini, ayrı açılan davaların birleştirilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ekonomisi ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin konusu el atmanın önlenmesi olan işbu davada müvekkilinin tahliyesine ve taşınmazın davalı tarafa teslimine şeklinde hüküm kurmakla, taleple bağlılık ilkesini aştığını, müvekkilin haksız işgalci olmadığını, dava konusu bağımsız bölüm olan taşınmazda mülkiyet hakkı olduğunu, somut davada ilk derece mahkemesi mevcut taşınmazlar hakkında Narlıdere Belediyesi'nin yıkım kararı olduğundan bahsetmiş ise de işbu davaya dayanak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 E. sayılı dosyasında ve işbu dosyada mevcut olan ve aynı Belediye Başkanlığı'nın davaya konu taşınmazlar hakkında 19.10.2021 tarihli yazısında; aykırılığın sadece 2 no'lu istinad duvarının uygun yapılmadığı şeklinde olduğunun ve arsa sahibi ... veya yetkilendireceği yüklenicisinin belediyeye başvurmaları halinde yeni inşaat teknolojileriyle her türlü inşaat projelerinin yapılabileceğinin, tüm mahzurların kaldırılabileceğinin belirtildiğini, ancak bu hususun geriye dönük fesih kararını veren yargı makamları tarafından nazara alınmadığını, müvekkilinin, 20 yıl sonra verilen bir mahkeme kararına istinaden tahliye edilmesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından teminat altına alınan mülkiyet ve barınma hakkının ihlali olduğunu, işbu durumun ve TMK.'nın 2. maddesinin temyiz incelemesinde göz önüne alınmasını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre uygun olup ve özellikle davacı arsa sahibi ile ihbar olunan yüklenici kooperatif arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili şekilde feshine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kooperatif üyesi olan davalının yüklenici kooperatiften gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca satın aldığı dava konusu taşınmazda korunmaya değer yasal hakkı olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazın arsa bedeli üzerinden vekalet ücretine ve karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı bedelinin birlikte değerlendirilmesi sonucu elde edilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "91.620,80 TL nispi harçtan davacı tarafından peşin olarak karşılanan 3.305,23 TL harç ile 19.599,98 TL tamamlama harcı olmak üzere 22.905,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 68.715,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına," ibaresinin çıkarılarak 3. bendine "49.524,75 TL nispi harçtan davacı tarafından peşin olarak karşılanan 3.305,23 TL harç ile 19.599,98 TL tamamlama harcı olmak üzere 22.905,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.619,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle, 5. bendinde yer alan "A.A.Ü.T.nin 3. kısmına göre hesaplanan 177.537,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkarılarak 5. bendine "A.A.Ü.T.nin 3. kısmına göre hesaplanan 107.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin alınan harcın ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f4d75eff0cd79246 62aeb5fe1d1bb122