Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3183 E., 2025/2242 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3183 E., 2025/2242 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3183
Karar No
2025/2242
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/3183 E. , 2025/2242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/131 E., 2024/290 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı, davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ....'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.11.2007 tarihinde ‘Trakya İşletme Müdürlüğü El Bilgisayarı ile Endeks Okuma Hizmet Alımı Sözleşmesi’ imzalandığını, taraflar arasında sözleşmenin kurulması ile 19.11.2007 tarihi itibarıyla işe başladığını, uyuşmazlığın müvekkil yanında hizmet akdi ile çalışan işçilerin ücretlerinin işveren SGK payı dahil olarak hesaplanıp hesaplanmayacağı noktasında toplandığını, müvekkil tarafından yapılan işçilik hesaplarına itibar edilmeyerek ve davalı idare tarafından yapılan hesaplamaların müvekkiline dikte edildiğini, davacının şartnameye aykırı olarak ilgili dönemlerde SGK'ya fazla ödemede bulunmak zorunda kaldığını, bu ödenen bedel için icra takibi yapıldığını ve davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yüklenici firmaya aylık dönemler halinde toplam 29 hakediş ödemesi yapıldığını, yüklenicinin aldığı hakediş ödemeleri, yüklenicinin ilgili hizmet işi ve ilgili katlandığı işverene ait her türlü sigorta pirim tutarları dahil olmak üzere tüm işçilik masraf bileşenlerini içerdiğini, "sözde" yüklenici tarafından ödendiği halde müvekkil şirket tarafından ödenmeyen herhangi bir gider ve dolayısıyla yüklenici zararı bulunmadığını, ihalede fiyat analizi istenmesi nedeniyle İdari Şartnamenin 26. maddesinin nasıl uygulanacağı hem şirketleri için, hemde davacı/yüklenici için biliniyor olduğunun kesin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.12.2015 tarihli kararı ile idari şartnamenin 2. 6. 3 maddesi gereğince brüt asgari ücrete işveren payının da dahil olduğu, bu miktara maddede belirtilen pozisyonlarda çalışanlar için belirlenen katsayısı uygulanmak suretiyle ödenecek ücretin belirlenmesi gerektiği, tespit edilen asıl alacak yönünden temerrüt kesintinin yapıldığı tarihte gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 21.12.2015 tarihli kararının Dairece onanmasına karar verilmesine karşı süresi içinde davalı vekili tarafından karar düzeltme talebi üzerine Dairece, davacının hakedişe usulüne uygun olarak itiraz etmediği, ihtirazi kayıt koymadığı “ bu hakedişi aynen kabul ediyorum” şeklindeki beyanıyla açık olduğu, sözleşmenin eki olan genel şartnamenin 42/a maddesi hükmü uyarınca davacının ödediği bedeli talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin anılan onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 05.11.2019 tarihli kararı ile bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.09.2023 tarihli kararı ile bozma ilamındaki gerekçelerle ve eldeki uyuşmazlığa konu HİGŞ’nin 42/a bendinde yer alan hükmün iptal edilmesi ile idari makamlarca anılan düzenlemenin uygulanması artık mümkün olmayıp, HİGŞ’nin iptal edilen hükmünün anılan şartnameden çıkarılması gerektiği ancak somut olayda taraflar arasında özel hukuk sözleşmesi imzalanmış olup, HİGŞ’nin ilgili hükmünün artık idari bir düzenleyici işlem formundan çıkıp, sözleşmenin bir hükmü hâline geldiği, dolayısıyla sözleşmenin bir normu hâline gelen HİGŞ’nin ilgili hükmünün taraflar arasında uygulanmaya devam edileceği de belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı ve Hukuk Genel Kurulu kararındaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut uyuşmazlığın bir hakediş davası değil, fazla ödenen işveren payının iadesine ilişkin tazminat davası olup HİGŞ'nin 42. madde hükmünün bu sebeple olayda uygulanamayacağını, b. Danıştay iptal kararının adli yargıdaki davalara etkisinin, hatalı değerlendirildiğini, hukuki mütalaada da bu hususun belirtildiğini, c. Verilen iptal kararının daha önce kurulmuş bir sözleşmeye uygulanmasının mümkün olmadığı hususu gerekçelendirilirken “idari işlem sözleşmenin parçası haline geldikten sonra idarenin tek taraflı olarak idari işlemi değiştirmesinin mümkün olmaması”nın da bir tür gerekçe olarak zikredilmesinin de bütünüyle hatalı olduğunu ve yerel mahkeme kararının kendi içerisinde çelişkili hâle gelmesine yol açtığını, d.HİGŞ'nin 42/a maddesi hükmünün delil sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği gibi, 4735 sayılı Kanuna, Anayasa'ya ve AİHS hükmüne aykırı iken bu hükmün somut olayda tatbik edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, e. Davalının, yargılamanın hiçbir aşamasında HİGŞ'nin 42. maddesi hükmünün tatbik edilmesini savunmadığını, ancak bu hususun hatalı olarak resen incelendiğini beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının, müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını kabul ederek hakedişleri imzaladığını ancak devamında kötü niyetli ve haksız bir şekilde müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davanın reddine karar vermesinin, davacının takibi yaparken kötü niyetli ve haksız olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde belirtilen kötü niyet tazminatının koşullarının meydana geldiği açık olmasına rağmen, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı