Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/2461 E., 2025/3344 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2461 E., 2025/3344 K. (09.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2461
Karar No
2025/3344
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2461 E. , 2025/3344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/278 E., 2024/924 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/384 E., 2022/508 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara sunmuş olduğu mal ve hizmetler karşılığında toplamda 2.624.432,10 TL fatura kestiğini, davalılarında bu faturalara karşılık toplamda 1.764.331,00 TL ödeme yaptıklarını ancak bakiye 860.101,10 TL'yi ödemediklerini, bu hususta davalı aleyhinde Erzurum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10517 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, takibe ve borca yapılan itirazın mesnetsiz olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler neticesinde davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın haksız ve dayanaksız olarak açmış olduğu davayı kabul etmediklerini ve müvekkillerinin her ikisinin de davacı tarafa borcu olmadığını bildirdiklerini, davacı tarafın sunduğu ve ödenmediğini iddia ettiği tüm faturaları müvekkillerinin ödediğini, buna ilişkin dekontlarının bulunduğunu, davalı .... İnşaat Limited Şirketi'ne ait .... Bankası ....Şubesi'ne ait hesaptan davacıya ait.... Bankası ... şubesinde bulunan hesaba havale işlemlerinin yapıldığını, davacı tarafın şirket müdürü ...’un talebi üzerine 14.10.2019 günü müvekkillerine ait .... Bankası ....Şubesi’nde bulunan hesaptan 921.181,25 TL para çekildiğini ve davacı tarafın şirket müdürüne bu paranın 780.000,00 TL'sinin elden verildiğini, davacı hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkillerinin davacı tarafa borcu olmadığı gibi davacı tarafça fatura kesilmemiş ödemeleri dahi olduğunu, davacı tarafın şirket müdürü ... ve müvekkillerinin arası bozulduğu için davacı tarafın müvekkillerinin yaptığı ödemeleri inkar ederek bu yola başvurduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalıya toplamda 2.624.432,10TL tutarında olmak üzere 6 adet fatura kestiğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, dava dilekçesinde davacının bu faturalardan dolayı davalının 1.764.331,00 TL tutarında ödeme yaptığını kabul ettiği, davalı tarafın ise banka havalesi yoluyla davacıya toplam da 472.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını beyan etmekte olduğu ve buna ilişkin dekontları da ibraz ettiği, davalının banka havalesi yoluyla yapmış olduğu bu ödemeler, davacı tarafından kabul edilen ödemelerden farklı olduğundan, davalının 472.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı sonucuna varıldığı, her ne kadar davalı 780.000,00 TL tutarında elden ödeme yaptığını beyan etmiş ise de; buna ilişkin herhangi bir ispat aracı sunmadığından bu ödeme iddiasının kabul edilmediği, bu durumda davalı tarafından, davacının kabul ettiği 1.764.331,00 TL'ye ek olarak 472.000,00 TL tutarında daha ödeme yaptığı, böylelikle toplam ödeme tutarının 2.236.331,00 TL olduğunun anlaşıldığı, bu bedelin toplam fatura bedelleri olan 2.624.432,10 TL'den mahsup edilmesi halinde bakiye borç tutarının 388.101,10 TL olduğu sonucuna varıldığı, davalı taraf bakiye bu borcun ödendiğine dair herhangi bir delil veya belge sunamadığından bu tutarda davacıya borçlu olduğu, icra takibine yönelik itirazında kısmen haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı taraf her ne kadar %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiş ise de; takip konusu edilen borç miktarının likit ve belirlenebilir nitelikte olmadığı, yapılan yargılama sonucunda takip konusu borç miktarının belirlendiği anlaşılmakla icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince ve davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalının iddia ettiği 472.000,00 TL tutarlı davacı şirkete gönderilen havale ile 780.000,00 TL davacı şirket müdürüne yapılan ödemenin faturalardan kaynaklı adi ortaklık adına yapılan ödeme olarak kabul etmediği, davalı tarafın fatura bedellerini ödediğini kabul etmiş olmakla ödemeyi ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin 472.00,00 TL tutarlı havalesinin adi ortaklık adına kesilen ve takibe konu edilen borca ilişkin olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında ... 600.000,00 TL'nin şahsi borç için alındığını ileri sürmüşse de tacir kişilerin karine olarak işlerinin ticari olduğunun varsayıldığını, işbu durumda ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, ....'un ...'nin yetkili temsilcisi olduğunu, 600.000,00 TL'nin aralarındaki fatura alacağı için alınmadığını davacı tarafın ispat edememiş olduğunu, banka havalesi ile gönderilen 472.000,00 TL'nin başka bir borç ilişkisinden kaynaklı olduğuna ilişkin davacı taraf beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tarafların tacir olup, aralarındaki ilişkinin adi ortaklık iş ilişkisi olduğunu, davacı tarafından ispat edilmiş herhangi bir ilişkilerinin mevcut olmadığını, bu iddianın ispat külfetinin de davacıya ait olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, faturalardan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacılar vekilinin cevaba cevap dilekçesinde dava ve takip konusu faturaların davacı şirket ile davalı adi ortaklığı oluşturan ... ... arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara ilişkin olduğunu belirttiği, elden yapılan ödemenin ispatlanamadığı, fatura toplamı ile adi ortaklık adına yapılan ödemelerin ihtilaflı olduğu, davacının kabul etmediği, 472.000,00 TL ödemenin ise dosyada mevcut ödeme dekontlarına göre adi ortaklık adına değil adi ortaklığı oluşturan ... adına yapıldığı, gerek ticari defter kayıtları gerekse banka dekontlarına göre 472.000,00 TL ödemenin davacı ile davalılardan ... arasındaki ayrı bir ticari ilişki kapsamında yapıldığı, takip ve dava konusu faturalara ilişkin olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 247e6afba329c78b 8328f8185a6e3936

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı