6. Hukuk Dairesi 2024/1819 E. , 2025/2892 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/287 E., 2024/36 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kooperatif arasında 04.12.2010 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yapılması gereken işin bitirilerek 27.12.2010 tarihinde teslim edildiğini, yüklendiği işi sözleşme kapsamında yerine getiren müvekkili şirketin bakım ve onarım işi yaptığı villalardan 19 adet villanın işini tamamlayarak 20.02.2011 tarihinde davalı kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı ... ve Üye ...'e teslim edildiğini, kalan 21 adet villadan 12 adedinin ise 10.03.2011 tarihinde mahallinde hazır bulunan şahıslara teslim edildiğini, geriye kalan villaların tamamının 14.05.2011 tarihinde tamamlandığını, bu süre içinde kooperatif yönetiminde değişiklik olduğunu, yeni yönetime kalan 9 villanın bakım ve onarımı yapılmış halde teslim edilmek istendiğini, ancak yeni yönetime teslimin yapılamadığını, davalı kooperatif yönetiminin sözleşme konusu parayı ödememek için söz konusu 9 villayı, sözleşme gereği müvekkiline yapmaları gereken ödemeleri zamanında yapmadıkları için teslim almaktan imtina ettiklerini, kalan bakiye borçlarını ödemediklerini, davalı kooperatifin 31.500,00 TL ödeme yaptığını, halen davalıdan 107.500,00 TL + KDV alacaklarının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan inşaat ve onarımlar sonrasında davaya konu villaların davalı kooperatif üyelerine teslim edildiğini ve her birinin sahibi olan üye tarafından kullanılmaya başlandığını ileri sürerek, 107.500,00 TL ve 139.000,00 TL üzerinden % 18 KDV'si olan 25.020,00 TL ile birlikte toplam 132.520,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 06.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davalı elinde bulunan teminat nitelliğindeki ... Bankası ... Bulvarı Şubesi'ne ait 10.000,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı iş sahibi kooperatif vekili cevap dilekçesinde; yapılan imalatların sözleşme ve ihale şartnamesine uygun olmadığını, davacının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kooperatifin teknik elemanlarının raporlarında sözleşmeye aykırı imalatların bulunduğunun tespitinin yapıldığını ve bazı tamirat işlerinin yapılmadığını, ayrıca sözleşme konusu işin KDV oranının % 18 olmayıp, imalata yönelik kısmının % 1 olduğunu, işin imalat ile bakım onarım kısımlarının ayrı ayrı değerlendirilerek hesaplanması gerektiğini, imalatın tamamına yönelik olarak işin gereği gibi yerine getirilmediğini ve bu haliyle kabul edilemeyeceğini, işin teslim alınmış olmasının da davacının eksik ayıplı işlerden dolayı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2014/424 Esas, 2014/722 Karar sayılı kararı ile, davalının ikametgah adresinin ".../..." olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, yetki itirazında bulunulmadığı takdirde yetkisiz mahkemenin yetkili hale geleceği gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk ile Çubuk Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/57 86... /10466 Karar sayılı kararı ile davacının eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemiyle Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı, davalının süresinde yetki itirazı bulunmadığı halde Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince re'sen yetkisizlik kararı verildiği, uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 04.12.2010 tarihli 14 maddelik, 2(iki) sayfalık, yapılacak işin toplam tutarının 139.000 TL + KDV’li sözleşmenin imzalandığı ve anılan sözleşmenin 6 ncı maddesinin; “iş sahibine iş bedeli için sözleşme tarihinden itibaren 5 iş günü içinde 20.000 TL avans verilmiştir. Kalan ödemeler ise 01.02.2011 tarihinde 20.000 TL, 01.03.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.04.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.05.2011 tarihinde 8.0 00... .06.2011 tarihinde 8.0 00... .07.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.08.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.09.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.10.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.11.2011 tarihinde 8.000 TL, 01.12.2011 tarihinde 27.000 TL şeklinde ödenecektir” şeklinde düzenlendiği, davacı şirketin davalı kooperatif adına; 25.05.2011 tarihli, 129 78... adet tribleks binanın bakım onarım işi malzeme dahil açıklamalı 139.000,00 TL + % 18... .020,00 = 164.020,00 TL bedelli açık kağıt faturayı düzenlemiş olduğu, işin kısmen yerine getirldiği, 2017 yılında yapılna keşif ile bitirilip teslim edilen ve kalan işlerin belirlendiği, buna göre yapılan ve teslim edilen işlerin bedelinden ayıplı ifa edilen kısımlara isabet eden kalemlerin mahsubu ile 104.250,00 Tl bedel olduğu, başta avans olarak ödenen 20.000,00 TL ve devamında ödenen 1.000,00 TL ile 500,00 TL'nin eklenmesi ile 11.500,00 TL bedel ödendiği, 10.000,00 TL daha ödenerek toplam 31.500,00 TL ödendiği, ayrıca firma ortağı ...'nın kooperatif borcuna mahsuben 8.683,05 TL daha ödendiğinin iddia edildiği fakat defter ve kayıtlar ile bu iddianın ispatlanamadığı, defter ve kayıtlara ulaşılamadığı, bu halde 104.250,00 TL'den toplam ödenen 31.500,00 TL'nin çıkarılması ile 72.750,00 TL borç kaldığı, KDV oranının 30.12.2007 tarihli 26742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesine göre KDV'den muaf tutulması sebebiyle KDV alacağının olmadığı anlaşılamakla hükme dayanak yapılan 13.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ile 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; imalatın sadece %75'lik kısmının tamamlandığı, tamamlanmayan ya da ayıplı yapıldığı iddia edilen kısımların imalatın %25'ine tekabül ettiği hususunun izaha muhtaç olduğunu, inşaatın sadece %75'inin yapıldığı görüş ve düşüncesiyle müvekkilin alacağında ciddi bir oranda eksiltme yapılmasını kabul etmediklerini, demir doğrama menteşeleri bakımından eksikliğin varlığı kabul edilecekse bile buna ilişkin hesaplama 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılmış olup, bu kapsamda nihai kararda bu hesabın nazara alınması gerektiğini, davalı kooperatifin KDV'den muaf tutulmasının da müvekkilin ekonomik olarak mağduriyetini doğurduğunu beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın 04.12.2010 tarihli sözleşme ile üstlendiği işi; sözleşme ve ihale şartnamesi ile plan/projesine uygun olarak tamamlamakla yükümlü olduğunu, davacı tarafça bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davacının yaptığı işlerin teknik şartnameye aykırı bir şekilde yapılmış olup eksik, kusurlu ve ayıplı olduğunu, hükme esas alınan raporlarda yer alan hesaplamaların gerçeği yansıtmadığını, davacının tüzel kişi şirket olduğunu, gerçek kişi şirket yetkilisinin borcunun mahsubunun yapılmasının olanaklı olamayacağı ileri sürülmüş ise de bu mahsup işleminin tüzel kişinin yetkilisinin istek ve muvafakati ile yapıldığını, yasal faiz başlangıcı olarak davacının davalıya gönderdiği 06.06.2011 tarihli ihtarname tarihinin belirlenmiş olmasının hatalı olduğunu, alacak miktarının likit olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davacıdan alınan teminat çekinin iade edilmesi için gerekli koşulların sağlanıp sağlanmadığı (SGK ilişiksizlik belgesi gibi) hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede, 2.1. Ödemezlik def'inin düzenlendiği; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi (BK 81) hükmünce; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aksi halde öncelikli ifa kendisine düşmeyen taraf kendi edimini ifadan kaçınabilir. 2.2. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 04.12.2010 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde "Yüklenici tarafından iş sahibine ... Bankası ... Bulvarı şubesine ait 1343414 çek numaralı 10.000,00 TL bedelli çek teminat olarak verilmiştir."; 11. maddesinde "İşin yapımı sırasında çalıştırılacak işçilerin tüm SSK primleri , tazminat, ücret vs ad altındaki tüm alacaklarından ... İnşaat Taah. Nak. Tic. Ltd. Şti. sorumludur" hükümleri düzenlenmiştir. 2.3. Yine taraflar arasında 04.12.2010 tarihinde yapılan sözleşme gereğince, davacı yüklenicinin toplam kırk adet villanın sıva, boya, menteşe işlerini yapmayı üstlenmiş olmasına rağmen üstlendiği işi ayıplı olarak teslim ettiği, dosya içeriği itibariyle yapılan yargılama sonucunda ayıplı işlerle ilgili tazminata hükmedilip teminat çekinin de iadesine karar verilmişse de yüklenicinin SGK'dan ilişiksiz belgesi ibraz etmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 2.4. Bu durumda mahkemece, söz konusu teminat çeki hükmedilen tazminatın teminatını güvence altına aldığından öncelikle yükleniciye SGK ilişkisiz belgesi ibrazı için süre verilmesi, belge ibraz edildiğinde ise TBK 97.maddesi gereğince birlikte ifa kuralı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97bbebcda1037ba8 db08441a6a400169