Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1765 E., 2025/2059 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1765 E., 2025/2059 K. (20.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1765
Karar No
2025/2059
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/1765 E. , 2025/2059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1300 E., 2024/463 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/241 E., 2020/209 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana .... Noterliği'nin 24.09.2018 tarihli ve 28514 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin hak ve alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 01.11.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından söz konusu ihtarnameye 27.09.2018 tarihinde belediyenin muhasebe kayıtlarındaki hak ve alacaklarından yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan mevcut bakiye alacağı en kısa sürede ödeneceğinin belirtildiğini ancak bu zamana kadar müvekkilinin bakiye alacağının ödenmediğini, bu sebeple Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2432 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının 11.02.2019 tarihinde kötü niyetle ve haksız bir şekilde icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz ettiğini ve 14.02.2019 tarihinde takibin durdurulduğunu beyanla davanın kabulünü, kötü niyetle ve haksız şekilde yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı-borçlu aleyhine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tacir olduğunu, davanın Adana Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili lehine fatura düzenlemiş olmasının borcun varlığını ortaya koymayacağını, bu durumun borcun ödenmediğini göstermediğini, müvekkilinin kamu kurumu olması ve kamu hizmeti sunması nedeniyle müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini, davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağına esas 19.04.2016 ile 08.02.2019 tarihleri arasında faturalar ve hak ediş raporlarında yer alan alacak miktarının toplam 19.277.983,78 TL olduğu, davalının ise davacıya ödeme miktarının 20.286.371,30 TL olduğu, davalının ise davacıya daha önceki işlerden dolayı ayrıca bakiye 1.228.298,76 TL olduğu ve davacının alacağına dayanak olarak gösterdiği hakediş raporları haricinde davalının resmi kayıtlarında 29.04.2016-08.02.2019 dönem aralığında davacıya tahakkuk eden 1.742.519,28 TL borç miktarının belirlendiği dolayısıyla buna göre tahakkuk eden toplam tutarın 22.248.801,45 TL, davalı tarafından ödenen bedelin 20.286.371,30 TL, ödenmesi gereken bedelin ise, 1.962.430,55 TL olarak belirlenmesi gerektiği, itirazın iptali davasında takip tarihindeki haklılık durumuna göre karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporundaki takipten sonra ödenen 1.177.347,00 TL'nin tahsilat sayılamayacağından borcun takip tarihi ile ödenmemiş sayılması gerektiğine, davalının takipten sonra 1.177.347,00 TL ödemenin takipten sonra gerçekleşmesi nedeniyle icra müdürü tarafından nazara alınması gerektiği, davacının tacir olduğu dava konusu alacağın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, dava konusu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği, ödenmeyen hakedişe dayalı alacak İİK'nın 67/2. maddesinde belirtildiği şekilde likit alacak olduğundan kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine icra inkâr tazminatı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kurum hesapları ile davacının hesaplarının farklı çıktığını, bu uyumsuzluk giderilmeden kurum aleyhine karar verilmesinin doğru olmadığını, öncelikle davacı ile kurum arasında mutabakat yapılması gerektiğini, b. Kamu kurumu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, c. Bilirkişi incelemesi yaptırılmadan salt faturaya dayalı icra takibinin kabulüne karar verilmesinin Yasa'ya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş ve fatura alacağına dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemeleri'nin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Mahkemece bilirkişi raporuyla davalı belediyeye ait kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, takibe konu alacağın davalının kayıtlarında yer aldığı ve likit olduğu, davacının, sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiğine dair hakediş raporlarının davalı ... tarafından düzenlenmiş olduğu, takibe konu edilen alacağın icra takibinden önce bir kısmının ödendiği, icra takibinden sonra dava açılmadan önce kalan kısmın ödenmeye devam edildiği ve dava açıldıktan sonra da davalı tarafından kısmen ödemeye devam edildiği, davalının takibe itirazında bu noktada haksız olduğu, alacağın likit olduğu nazara alınarak icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği ve bunun için davalının ayrıca kötü niyetli olduğunun ispat edilmesine gerek olmadığı, davalı ... kamu kurumu ise de işin ticari nitelikte bulunması nedeniyle 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince ticari işlerde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı ticari faiz oranında faiz talep edilebileceği, takipteki asıl alacağa ticari faiz uygulanmasının 6102 sayılı TTK'nın 19. maddesi kapsamında yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! efc59b7bbc7b581f 7ca92f10c12ee534

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı