6. Hukuk Dairesi 2024/132 E. , 2025/240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/458 E., 2023/929 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/242 E., 2020/62 K. 1- İlk Derece Mahkemesince, dava konusu alacağa konu sözleşmede asıl borçlu olan dava dışı asıl borçlunun Türk vatandaşı olduğu ve Türkiye’de ikamet ettiği, bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 585. maddesine göre sözleşmede adi kefil olarak imza atan davalı hakkında takip başlatılamayacağı, adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak miktarının % 20’si oranında icra tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesince; davacı vekilin istinaf talebinin esastan reddine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun şekil başlıklı 583. maddesinde kefalet için açıkça şekil şartının öngörüldüğü, kefalete ilişkin olduğu belirtilen belgede, kefalet için bir tarih gösterilmediği ve açıkça miktar belirlenmediğinden TBK'nın 585. maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığı, bu nedenle taraflar arasında geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı, mahkemece davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığı, mahkemece hükmedilen tazminatın kötüniyet tazminatı olduğu davacı tarafça bu husus istinaf edilmemiş, davalı tarafça ise miktar yönünden istinaf edildiği, istinaf edenin sıfatına göre, mahkemece asıl alacak üzerinden % 20 oranında hükmedilen tazminatın aynen korunduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin usul ve gerekçe yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine ve İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince asıl alacak miktarının % 20’si oranında icra tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı davacı ve davalı vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 4-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. a) Dava, dava konusu alacağa konu sözleşmede davalının kefil olması nedeniyle, asıl borçlunun sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davalının kefil olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle açılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddi ile asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve davacı vekili tarafından kararın tümden bozulması için temyiz talebinde bulunulmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. Fıkrasında, "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü yer almaktadır. İİK.'nın 67/2 maddesi gereği davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takipte haksız olması yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli olması gerekmektedir. Davacı tarafından sözleşmenin tarafı olan davadışı ...'nın edimlerini yerine getirmediğinden davalının kefil olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle icra takibi yapıldığı ve itiraz üzerine itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmakla davacının, davalının imzası bulunan bir belgeye dayanması itibariyle kötüniyetli sayılamayacağından dosya içeriğine göre davalının kötüniyetli olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. 5. Yukarıda 4.a nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olması nedeniyle, kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.Yukarıda 4 numaralı bölümde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. 4.a bölümünde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının B numaralı bölümünün 3 numaralı hükmünün çıkarılarak yerine, "Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 5 numaralı bölümde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcın davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/132 E., 2025/240 K. (22.01.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/132
- Karar No
- 2025/240
- Karar Tarihi
- 22.01.2025
- Konu
- Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4056 E., 2025/203 K. 22.01.2025
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/985 E., 2025/205 K. 22.01.2025
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/21 E., 2025/206 K. 22.01.2025
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2963 E., 2025/230 K. 22.01.2025
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/95 E., 2025/224 K. 22.01.2025
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3718 E., 2025/226 K. 22.01.2025