Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1105 E., 2025/1512 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1105 E., 2025/1512 K. (16.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1105
Karar No
2025/1512
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/1105 E. , 2025/1512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/307 E., 2023/732 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkili şirkete ait olan taşınmaz üzerine yaklaşık 210 villa yapımı olacağını, davalı şirketin bu projenin hem müteahhidi hem de % 25 ortağı olduğunu, ortaklardan birinin ve mimari olarak proje müellefinin ... olduğunu, davalı tarafından yapılan bu villalardan A1 no'lu bağımsız bölümün müvekkili şirket tarafından, şirket ortağı olan davacı ...'e kâr payı olarak devredildiğini, davalı şirketin devredilen bu taşınmazı da kendisinin yaptığını, ancak ...'nun bu taşınmazı bilerek mimari projesine aykırı olarak inşa ettiğini, akde aykırı davranarak sözleşmeyi ağır bir şekilde ihlal etmesinden dolayı zarara uğradıklarını belirterek 70.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme tarihinin 2006, inşaatın teslim ve iskân ruhsatı tarihinin ise 2008 yılı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, statik proje müellifi olan ...'nun mimari proje müellifi olmadığını, inşaatın projesine uygun olarak tamamlandığını ve 2008 yılında teslim ettiğini, ancak A1 nolu bağımsız bölümün davacılar tarafından mimari projedeki halinden başka şekilde yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 11.05.2016 tarihli kararı ile 6098 sayılı BK'nın 474, 477 maddeler gereğince süresinde muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 11.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, ayıp ihbarının hukuki işlem benzeri fiil olduğu, tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği tarafların tanıklarının dinlenilerek ve taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklı olarak görülmüş olan alacak davası da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 818 sayılı Mülga BK'nın 355. vd. maddeleri gereğince süresinde muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: a. Tanık Recep'in beyanı ile ayıp ihbarını yaptıklarını ispat etmiş olduklarını, b. Ayıp nedeniyle ihbar yükümlülüklerinin bulunmadığını, ayıplı iş değil eksik iş bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taraflar arasında görülen ve kesinleşen aynı sözleşmeden kaynaklı olarak açılan iş bedeli ve eksik ayıplı iş bedeline ilişkin alacak davalarında villaların tesliminin dava tarihi olan 2019'dan önce olduğunun sabit olduğu, iş bu incelemeye tabi dosyanın dava tarihinin ise 2013 olduğu, davacının ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fcf781c0b20ebc57 7d369a3d2576ba8a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı