Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1098 E., 2025/1494 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1098 E., 2025/1494 K. (15.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1098
Karar No
2025/1494
Karar Tarihi
15.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/1098 E. , 2025/1494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1247 E., 2024/64 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/242 E., 2023/397 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı, asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan asıl ve birleşen davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... ...’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 17.11.2016 tarihinde "... 61161 ada 3 parselde bulunan alana sosyal tesis yapımı ile yüzme havuzunun yapılması" hususunda bir eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu inşaatın müvekkilince ikmal edilip idareye teslim edildiğini, geçici kabul eksikliklerinin tamamlandığını, idarenin müvekkiline 12 no’lu hakedişten kalan 372.982,19 TL ile 210.001,38 TL tutarındaki geçici kabul kesintisini ödemediğini, idarenin kesin hakedişi düzenlemekten kaçındığını, sürekli olarak hesaplanacağını beyan ettiğini, davalı idarenin müvekkilinin alacağını ısrarla ödememesi nedeniyle fiyat farkından ve geçici kabulden doğan alacakları saklı kalmak kaydıyla 12 no’lu hakedişten kalan tutar ile geçici kabul kesintilerinden oluşan toplam 586.983,57 TL’nin tahsili amacıyla Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3689 E. sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki talepleri dışında müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı fiyat farkı alacağı ile 12 no’lu hakedişten sonra yapılan imalatlar nedeniyle doğmuş bulunan 313.448,60 TL alacağının dava tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 16.08.2018 tarihinde kabul heyeti tarafından inşaatın geçici kabulünün yapıldığını, ancak düzenlenen geçici kabul tutanağının yüklenici tarafından imzalanmadığını ve 12.02.2019 tarihinde belgenin üzerinin imzalandığı gün not düşülerek bir nüshasının yüklenici tarafından teslim alındığını, yüklenicinin kesin hakedişin hazırlanması talebi doğrultusunda 13 no’lu kesin hakediş raporunun 27.08.2018 tarihinde hazırlanıp kontrol teşkilatı tarafından imzalandığını, yüklenici yetkilisinin bu hakediş raporuna eklenmesi gereken (Vergi borcu yoktur - SSK borcu yoktur belgelerinin temini ile inşaatın hali hazır durumunu gösteren fotoğrafların temini hususunda) kontrol heyetinden izin aldığını, ancak yüklenicinin imzalı olan evrakları usulsüzce değiştirerek rapora fiyat farkını da ekleyip rapor kapağını tekrar hazırladığını, kontrol heyetinin yüklenici tarafından usulsüz olarak değiştirilen bu raporu kabul etmeyip yeniden düzenlediğini ve de bu raporu bu haliyle imzalanmak üzere yüklenici yetkilisine verdiğini, ne var ki yüklenici vekilinin bu defa kendisine imzalanmak üzere verilen belgelerden tüm raporu imzalamasına rağmen hakedişin kapak sayfasını imzalamadığını, keza davacı yüklenicinin bu hakedişle ilgili olarak idareye fatura düzenlemediğini, yine davacının hakedişle ilgili olarak idareye "SGK ve vergi borcu yoktur" yazısını sunmadığını, hakedişin tahakkuka bağlanması hususunda hakediş evraklarının eksiksiz imzalanması, hakedişin eki olarak verilmesi zorunlu olan SGK ile vergi borcu yoktur yazılarıyla fatura belgelerinin idareye sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davacı yüklenicinin davalı idareden talep ettiği 12 numaralı hakediş raporundan kendisine ödenmeyen bakiye 376.982,19 TL’nin ödenmesine dair talebinin yerinde olduğu, yine idare tarafından geçici kabul tutanağının 16.08.2018 tarihinde onaylandığı dikkate alındığında sözleşmenin 30.1. maddesinde yer alan düzenleme gereğince yüklenicinin talebi halinde ara hakedişlerden kesilen toplam 210.001,38 TL'nin yükleniciye iade edilmesinin gerekeceği ve asıl davada davacının itirazın iptali talebinin yerinde olduğu, takip tarihi itibarıyla sözleşmenin 11.2. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu, birleşen dava yönünden; sözleşme eki idari şartnamenin 45. maddesinde yer alan düzenlemede "Fiyat farkı hesaplanmayacaktır" düzenlemesi bulunduğundan davacının fiyat farkı talebinin yerinde olmadığı ve birleşen davada davacının davalı idareden talep edebileceği tutarın KDV dahil 58.305,40 TL olduğu, davacı tacir olduğundan avans faizi talebinin kabul edildiği, ayrıca alacağın likit kabul edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 586.983,57 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, 117.396,71 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile KDV dahil 58.305,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada yüklenicinin hakediş alacağı sabit olup, miktar olarak taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, davalı tarafın direnme sebebinin teminatın iadesi ile ilgili hususlar olup hakediş alacağı 376.982,19 TL’nin likit olduğu, bu durumda bu alacak kalemi ile sınırlı olarak davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tamamı likit olmayan alacak üzerinden karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 586.983,57 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, 75.396,43 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, KDV dahil 58.305,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Belediyeye verilen teminat mektubunun süresinin dolduğunu, SGK’dan prim ve vergi borcu yoktur yazısının ibraz edilmediğini, kamu zararına sebebiyet verilmemesi bakımından davacı yüklenici/alacaklıya kendinden kaynaklı sebeplerden ötürü bir netlik olmadığından ödeme yapılmadığını, bu nedenle alacağın likit olmadığını ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, b. Avans faizi işletilmesi için borçlunun tacir olması gerektiğini, müvekkilinin tacir olmadığını beyan etmektedir. 2. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Likit olan alacağın 586.983,57 TL olduğunu ve bu alacağa ilişkin faturanın da kesilerek taraf kayıtlarına işlendiğini, b. Sözleşmenin 14.2. maddesinde yükleniciye fiyat farkı ödenebileceğinin yazılı olduğunu, c. Sözleşme kapsamında davacı müvekkil şirketçe işe başlanmış ise de, davalı idarece ruhsat alımında ve işin yapımı için Sağlık Bakanlığı’nca tahsisi gereken arazinin tahsisinde sorunlar yaşandığını, yaşanan sorunların gecikmeye sebep olduğu gibi inşaat sahasında bulunan ASKİ'nin su borusunun izalesi nedeniyle de gecikme olduğunu ve tüm bu nedenlerle, başka bir deyişle davalıdan ve arsadan kaynaklanan ve fakat müvekkilin kusuruna dayanmayan nedenlerle iş süresinde uzama olduğunu, d. Müvekkil şirket dilekçelerinin tamamında, alacakların ödenmesi, fiyat farklarının hesaplanması ve geçici kabul kesintilerinin iadesini talep ettiğini, davalı tarafın da her defasında fiyat farkı hesabının yapılacağını ifade ettiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen davada uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, asıl davada takibe konu alacağın dayanağının ödenmeyen bakiye hakediş alacağı 376.982,19 TL ve ara hakedişlerden kesilen geçici kabul kesintisi 210.001,38 TL olduğu, asıl ve birleşen davada davalı iş sahibi tarafından geçici kabul tutanağının 16.08.2018 tarihinde onaylandığı görülmüştür. Bu durumda, asıl davada davalı iş sahibi tarafından geçici kabul tutanağının 16.08.2018 tarihinde onaylandığından ara hakedişlerden kesilen geçici kabul kesintisi alacağının likit olduğu, bu nedenle asıl davada takibe konu alacağın tamamının likit olduğu gözetilerek alacağın tamamı olan 586.983,57 TL üzerinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken sadece bakiye hakediş alacağının likit olduğu dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının C)3 numaralı bendindeki ‘ 75.396,43 TL’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘117.396,71 TL’ ibaresinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak, asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1e55778665cfec52 3bbc46934749f167

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı