Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1005 E., 2025/471 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1005 E., 2025/471 K. (12.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1005
Karar No
2025/471
Karar Tarihi
12.02.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/1005 E. , 2025/471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1315 E., 2023/1456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/885 E., 2023/414 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ‘Yapısal Çelik Çerçeveleri ve Bağlantılı Malzemeleri Tedarik Üretim ve Satışına’ ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu ürünlerin sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğini, sevk irsaliyelerinin davalıya tebliğ edildiğini, itiraza uğramadığını, yine sözleşme gereği teslimi gereken teminat mektubunu da davalıya teslim ettiklerini, ticari ilişkiden ve sözleşmeden doğan cari hesaptan kaynaklı 441.498,67 Euro tutarındaki şirket alacağının tüm taleplerine rağmen ödenmediğini, alacağın ödenmesi için ihtarname de çıkarttıklarını, ayrıca 25.08.2022 tarihli 510.000 Euro tutarlı 31.10.2022 sona erme tarihli Yapı Kredi Bankası tarafından düzenlenen teminat mektubunun bozdurulması için davalı tarafça harekete geçirildiğinin öğrenildiğini belirterek, öncelikle davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitini daha sonra da 441.498,67 Euro alacaklarının davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların tahkim yargılaması ile çözüme ulaştırılacağına dair sözleşmede hüküm bulunduğunu, genel satın alma koşullarının 33. maddesinde 26.10.2020 tarihli özel satın alma koşullarının B.16 maddesinde bu hususun açıkça yer aldığını, bu nedenle tahkim ilk itirazında bulunduklarını, Milletlerarası Tahkim Kanun'un 5. maddesine göre davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin İtalya merkezli şirketin şubesi olması nedeniyle yabancılık unsurunun bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin İtalyan Hukuku'na tabi olduğunu, davacının kötü niyetli olarak uyuşmazlığı Türk mahkemelerinde çözmek isteyerek sözleşme kapsamında belirlenen tahkim şartına aykırı davrandığını, ayrıca davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle alacak talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 114/d bendinde "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" şeklinde dava şartlarının sıralandığını, davalı şubenin tüzel kişiliği bulunmadığı, taraf ehliyetinin de bulunmadığının anlaşıldığı, öncelikle dava şartı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davalı tarafın husumet itirazı bulunmadığı, dava dilekçesinde davalı olarak şubenin gösterilmesinin temsilde yanılma teşkil etmesi sebebi ile davanın esasına girilmeden davalının taraf ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davalı Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı şirket olduğu halde ve tahkim yeri Türkiye olması gerektiğini belirterek, verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayanan cari hesap alacağı ve ceza-i şart istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı