Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/3712 E., 2025/248 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3712 E., 2025/248 K. (23.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3712
Karar No
2025/248
Karar Tarihi
23.01.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2023/3712 E. , 2025/248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/516 E., 2023/295 K. - Birl. Dava 2016/391 E. 2017/38 E. - 2019/111 E. Uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava arsa sahibi tarafından açılan sözleşmenin feshi, mümkün olmadığı takdirde sözleşmenin uyarlanması, birleşen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/391 Esas sayılı dosyası yüklenici tarafından açılan tapu iptali ile tescil, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/38 Esas sayılı dosyası arsa sahibi tarafından açılan eksik ve ayıplı işler bedeli ve birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/111 Esas sayılı dosyası arsa sahibi tarafından açılan cezai şart istemlerine ilişkindir. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra, henüz kanun yolu aşamasına gelmemiş, dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve 454. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur. Öncelikle İlk Derece Mahkemesince birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (eski 2014/342 E.) sayılı davada verilen 10.05.2016 tarihli kararın davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin sırasıyla 11.02.2019 tarihli, 2018/5399 Esas, 2019/524 Karar sayılı ilamı ile kararın asıl dava ile birleştirmek üzere bozulduğu, bozma ilamından sonra birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/111 Esas sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/391 Esas sayılı dosyası ve birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/38 Esas sayılı dosyalarının asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleştirme kararlarından sonra temyiz incelemesine konu iş bu kararda, 2013/516 esas sayılı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/391 Esas sayılı birleşen davanın kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/111 Esas sayılı birleşen davanın kısmen kabulüne ve birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/38 Esas sayılı birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince temyize gelinmiş, asıl dava ve birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/111 Esas sayılı ve birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/38 Esas sayılı davalarında davacı vekili, birleşen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/391 Esas sayılı davada davalı vekilince; 2013/516 Esas sayılı asıl dava, Birleşen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/391 Esas sayılı ve Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/38 Esas sayılı davalar yönünden temyiz talebinde bulunulmuştur. Asıl dava ve birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/111 Esas sayılı ve birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/38 Esas sayılı davalarında davalı vekili, birleşen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/391 Esas sayılı davada davacı vekilince ise; 2013/516 Esas sayılı asıl davada, Birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/111 Esas sayılı birleşen davada, ve Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/38 Esas sayılı birleşen davasında temyiz talebinde bulunulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleşen 2019/111 Esas sayılı dava dosyasının, “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. Ne var ki, asıl dava ile birlikte, asıl dava dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/391 Esas, 2016/336 Karar sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/38 Esas, 2020/188 Karar sayılı dosyalarının karar tarihleri 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyalarda verilen kararlarla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararların ''İstinaf'' yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle tarafların asıl dava dosyası ile birlikte birleştirilen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/391 Esas, 2016/336 Karar sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/38 Esas, 2020/188 Karar sayılı dosyaları yönünden sunduğu temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir. Bu durumda, anılan davanın birleşmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' yoluna tabi olduğu anlaşılan, asıl dava dosyası, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/391 Esas, 2016/336 Karar sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/38 Esas, 2020/188 karar sayılı dava dosyalarının istinaf yolu incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/111 Esas sayılı dava dosyası “Temyiz” yoluna tabi olduğundan, söz konusu asıl ve birleşen dosyaların istinaf incelemesi tamamlandıktan sonra, bu dosyaların temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Asıl dava dosyası, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/391 Esas 2016/336 Karar sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/38 Esas 2020/188 Karar sayılı dava dosyalarının kanun yolu incelemesinde istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, bu dava dosyalarının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesinin sağlanması, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/111 Esas sayılı dava dosyası “Temyiz” yolu incelemesine tabi olduğundan, söz konusu diğer dosyaların istinaf yolu incelemesi tamamlandıktan sonra, bu dosyaların temyiz yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 23.01.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a28a445ca05d4f84 cf65afab4e75b80a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı