6. Hukuk Dairesi 2023/2737 E. , 2025/743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/497 E., 2023/620 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/480 E., 2021/366 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; aralarındaki taşeronluk sözleşmesi gereği davalı tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığı ancak bakiye alacağının kaldığını, aralarındaki sözleşmede davalının sorumluluğunda olan bir kısım ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, hakedişlerinden haksız kesinti yapıldığını, sözleşme ve zeyilname dışında fazla iş yaptığını ancak bedelinin ödenmediğini belirterek alacağını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödenmesi gereken tüm ödemelerin yapıldığını, hakedişlerin itirazi kayıtsız imzalandığını, davacının belirttiği hususların sözleşmenin 14.1 ve 14.1.3 maddesi gereği davacının sorumluluğunda olduğunu, sözleşmenin götürü bedel olduğunu ve fazla iş bedelinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki işin kesin kabulünün yapılmadığı gerekçesiyle, bilirkişiler aracılığıyla yapılan işin kesin hesap tasfiyesine göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ancak mahkemece itirazının değerlendirilmediğini, b. Raporlar çelişkili olmasına rağmen çelişki giderilmeden karar verildiğini, c. Hakedişlerden yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiğini, d. Vinç bedeli ve iskele bedelinin kendisine tamamen verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Tüm ödemelerin davacıya yapılmış olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 362. Maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar 115.361,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,73 TL’nin altında kalmaktadır. 2. a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. b. Davacı vekili dava ve aşamalardaki dilekçelerinde özetle, taraflar arasındaki sözleşmede ve zeyilnamede belirtilen işler dışında da fazla iş yaptığını, bilirkişiler tarafından fazla iş miktarı belirlenirken dava dışı asıl işveren ile davalı yüklenici arasındaki mukayeseli keşif artış icmalinde belirtilen m² lere göre hesaplama yapıldığını, ancak mahallinde yapılan keşifte yerinde ölçüm yapılsa idi kendisi tarafından daha fazla m² iş yapıldığının belirleneceğini belirtmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde, davalının bu teknik itirazlarının karşılanmadığı ve mahkemece de teknik itirazları giderir şekilde ek rapor alınmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesi gereğince, tarafların bilirkişi raporuna itiraz etme, ek rapor ve yeniden rapor alınmasını talep etme hakları olup, alınan bilirkişi raporu ve ek raporların davacının teknik anlamdaki itirazlarını giderir mahiyette olmadığı anlaşıldığından, mahkemece az yukarıda belirtilen davacının fazla yaptığını belirttiği işlerin mahallinde ölçümünün yapılarak ve davacının itirazını karşılayacak ve sözleşme hükümleri de değerlendirilecek şekilde HMK’nın 281/2. gereğince ek rapor alınması gerekirken bu husus atlanarak dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, davacı vekilinin yukarıda açıklanan (2.a.) maddesi gereğince sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan (2.b.) maddesi gereğince kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.