Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7556 E., 2025/12954 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7556 E., 2025/12954 K. (16.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7556
Karar No
2025/12954
Karar Tarihi
16.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

5. Hukuk Dairesi 2025/7556 E. , 2025/12954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/965 Esas, 2025/1367 Karar ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/140 Esas, 2023/438 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, ..., Mahallesi 1602, 2873, 2904, 29 07... parsel (imar uygulamasıyla 291 73... parsel) sayılı taşınmazlara bakanlık yerleşkesi yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının yapıldığını ve bedelinin bankaya yatırıldığını, böylece taşınmazların Hazine adına tescilinin sağlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, el atma tarihi itibarıyla davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1962 yılında alınan kamulaştırma kararı gereğince kamulaştırıldığı, takdir edilen kamulaştırma bedelinin ... Bankası Merkez Şubesine bloke edildiği, 1602 parsel sayılı taşınmaz malikine çıkartılan tebliğ belgesinin .... Noterliğinin yazısına göre aradan geçen süre nedeniyle imha edildiğinden arşivde bulunamadığının bildirildiği, idare tarafından sunulan noter tebligatı çıkartıldığına dair belge üzerinde de tebliğe ilişkin bir şerhin bulunmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda eksik hususların ikmali bakımından gerekli müzekkerelerin yazıldığı, ... Bankasının cevabi yazısında, zamanaşımı sebebi ile bahsi geçen tarihlere ilişkin herhangi bir evrakın saklanmadığı ve arşivlerinde bulunmadığı bildirilmiş, davalıya noter tebligat bilgilerinin sorulduğu müzekkereye verilen cevabi yazıda, eldeki tüm evrakın daha önce dosyaya sunulduğu, arşivlerinde daha önceden sunmadıkları başka bir evrak bulunmadığı bildirilmiş olup, dosyaya sunulan evrak içerisinde davacıların mirasçılarına veya davacılara kamulaştırma tebligatı yapıldığına ilişkin hiçbir noter tebligatı ve sonucunu gösteren evrak bulunmadığı, dolayısıyla diğer parsel maliklerine çıkartılan tebliğ bulunmadığı, dava dosyalarının ve karar suretlerinin mahkemesince, 1989 yılındaki su basması sırasında taşlaştığı ve Seka’ya gönderildiğinden bulunamadığının bildirildiği, davacılar murisi adına ... Bankasına bloke edilen bedelin murise ya da davacılara ödendiğine dair bir belge bulunmadığı, dava konusu taşınmazların 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 17 nci maddesi gereğince hükmen idare adına tesciline karar verildiği, kesinleşen mahkeme kararları uyarınca 2873 parsel sayılı taşınmazın idare adına 31.01.1977 tarihinde, 2904 parsel sayılı taşınmazın idare adına 28.12.1976 tarihinde, 2907 parsel sayılı taşınmazın idare adına 06.01.1997 tarihinde, 2939 parsel sayılı taşınmazın idare adına 16.09.1993 tarihinde, 1602 parsel sayılı taşınmazın idare adına 31.12.1965 tarihinde tescilini müteakip yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmazlardan düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra imar planında resmî kurum alanı olarak ayrılan 291 73... parsel sayılı taşınmaza şuyulandırıldığı, taşınmazların imar planında "Resmî Kurum Alanı" olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile "291 73... ve 2 parsellerde yer alan resmî kurum alanında; personelin kullanımına yönelik toplantı salonu, lokal, kafeterya, kütüphane, kuaför, lostra, kreş, eğitim, spor, sağlık ve ibadethane birimleri vb. sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir" şeklinde plan notu ilavesi yapıldığı, taşınmaza fiilen el atılarak imar planına uygun yapılaşmanın sağlandığı anlaşılmış olup kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tebliğinden söz edilemeyeceğinden davacılar yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden de bahsedilemeyeceği, Dairece yapılan ilk inceleme sırasında her ne kadar 7201 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde değerlendirme yapılarak bedelin tespiti istenmiş ise de eldeki davanın açılış tarihinin, 7201 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 24.12.2019 tarihinden önce olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alındığında 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 15 inci maddenin ikinci fıkrasının uygulanma imkânının kalmadığı, aynı kapsamda kalan başka parseller yönünden açılan davalarda taşınmazlara 1983 yılı öncesi el atıldığı tespitinin yapıldığı gibi işbu eldeki dosyada yapılan tespitte de taşınmaza 1983 yılı öncesinde el atıldığının ve taşınmazın o dönemde de arsa vasfında olduğunun belirlendiği ve eldeki dosyada 7201 sayılı Kanun uyarınca yapılan kaldırma kararı sonrası taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih itibarıyla arsa niteliğinde olduğunun kabul edildiği, ilk karar öncesi alınan bilirkişi raporunda 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi uyarınca el atma tarihinde arsa vasfında olan taşınmaza dava değerlendirme tarihi itibarıyla emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edildiği, aynı kamulaştırma kapsamında kalan parseller yönünden açılan davalar sonucu taşınmazların gerek tescil tarihinde, gerekse 1983 yılı öncesi el atma tarihi itibarıyla arsa olduklarının kabulü ile kurulan hükümlerin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararları ile onanarak kesinleştikleri de dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak, emsaller ile dava konusu taşınmazların vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle, dava tarihi itibarıyla bedelinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair ilk kararda ve kaldırma sonrası kurulan ikinci hükümde, taşınmazların dava değerlendirme tarihindeki imar parseli olarak değerinin tespit edilmesinde, aynı idareye karşı ve dava konusu taşınmazlar ile aynı kamulaştırmaya tabi tutulmuş bulunan taşınmazlar yönünden açılan davalarda hükmedilen bedellerin onanarak kesinleştiği, dava konusu taşınmaza Ekim 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla imar parseli olarak tespit edilen 4.380 TL/m² birim bedelin bu bedellerle uyumlu olduğu da dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmaza 1983 yılı öncesinde el atıldığı sabit olduğundan vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine takdir edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınması yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cf80680c8d58bee5 a9f8203514eb7888

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı