Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2482 E., 2025/12342 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2482 E., 2025/12342 K. (06.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2482
Karar No
2025/12342
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/2482 E. , 2025/12342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/6583 Esas, 2025/90 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2023/375 Esas, 2024/627 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Manisa ili, ... ilçesi, ... köyü 527 parselde kayıtlı taşınmaza elbirliği ile müşterek malik iken davalı ... Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü tarafından ...Projesi kapsamında söz konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el konulduğunu, müvekkilinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/140 Esas, 2016/82 Karar sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat bedelinin el atma tarihinden itibaren, ecrimisil bedelinin de dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talepli dava açıldığını, taşınmazın 14.08.2015 tarihli fen bilirkişilerin çizmiş olduğu A harfi ile gösterilen 25.459,45 m²lik el atılan kısımların tapu kaydının iptali ile davalı kurum adına tapuya tesciline, el atılan kısımların kamulaştırmasız el atma tazminatı olan 439.618,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak tapudaki payları oranında müvekkili ve diğer hissedarlara verilmesine karar verildiğini, davalı kurum tarafından 19.12.2021 tarihinde 703.736,01 TL, 20.04.2023 tarihinde ise 197.754,35 TL olmak üzere toplamda 901.490,36 TL kısmi ödeme yapılmış ise de icra dosyasının halen derdest olduğu ve müvekkilinin halen bakiye alacağı bulunduğunu, davalı kuruma bir çok kez dosya hesap raporu ile birlikte bakiye borç muhtırası tebliğ edilmiş ise de borçlu davalı kurum tarafından her seferinde yeterli ödenek bulunmadığı gerekçesiyle ödemelerin geciktirildiğini, mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin davalı kurum tarafından ödenmediğini bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla temerrüt faizini aşan şimdilik 5.000, 00 TL munzam zarar tazminatının davalıdan tahsili ile yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili idarece kamulaştırma bedelinin geç ödendiği iddiası ile munzam zarar istemi ile açmış olduğu iş bu davayı kabul etmediklerini, bozma sonrası ... Asliye Hukuk Mahkemesince 2019/282 Esas, 2021/125 Karar sayılı dosyası ile temyiz yolu açık olmak üzere 21.05.2021 tarihinde yeniden hüküm kurulduğunu, kararın idarece tehir-i icra talepli olarak temyiz edilmiş olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/11506 Esas, 2022/5041 Karar sayılı kararı ile de onama kararı verildiğini, bahse konu karara istinaden İzmir 14. İcra Müdürlüğünden 2021/7008 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, iş bu takibe istinaden de müvekkili idarece gecikmesizin 14.12.2021 tarihinde 703.736,01 TL, 18.04.2023 tarihinde 197.754,35 TL, 22.09.2023 tarihinde 13.957,20 TL ödeme yapılarak dosya borcun tamamen ödendiğini, izahı yapılan sebeplerle açılı davayı kabul etmediklerini, hukuka aykırı olarak açılan iş bu davanın yapılacak yargılama sonrası reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkının korunması için getirilen Anayasa Mahkemesi içtihatları kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini, ispat etmedikçe bu zararı dahi karşılamakla yükümlü olup kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediğini, diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edildiğini, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut olmadığını, davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararının oluştuğunu, başka bir deyişle temerrüt faizini aşan bir zararının mevcut olduğunu somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat külfetinden kurtarmayacağını, tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacı tarafça temerrüt faizini aşan somut bir zarar olduğu ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e99d8030f65c94e6 de0fcbbee905aac2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı