Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2237 E., 2025/12334 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2237 E., 2025/12334 K. (06.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2237
Karar No
2025/12334
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/2237 E. , 2025/12334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1702 Esas, 2024/2457 Karar KARAR: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar SAYISI: 2023/209 Esas, 2024/249 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, ..., köyü 249,260 ve 1501 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılan kısımlarının kamulaştırma bedellerinin tespiti ile taşınmazların kamulaştırılan kısımlarının davacı idare adına tesciline ve yol olarak davacı lehine terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı idare tarafından belirlenen bedelin müvekkilce kabul edilemeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi nedeniyle bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurlar dikkate alınmak suretiyle müvekkile ait taşınmazların gerçek değerinin alanında uzman bilirkişiler vasıtasıyla Mahkemece tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek olduğunu, münavebenin ikili uygulanmasının hatalı olduğunu, masrafların brüt gelirin 1/3'ünü geçemez kuralının uygulanmaması gerektiğini, objektif değer artış oranının yüksek oranda uygulandığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer artışı uygulanması gerektiğini, davanın açılış tarihinden itibaren faiz işletilmesinin ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, uygulanan objektif değer artış oranının hatalı olduğunu, kalan kısım için değer azalışı hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak faize ilişkin itirazın değerlendirilmesi sonucunda, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Aanayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde, dava tarihinden itibaren dört aylık süre içerisinde davanın sonuçlandırılmaması nedeniyle bu sürenin bitiminden itibaren kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiği sonucuna varıldığından davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmek suretiyle adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların kamulaştırılan kısımlarının davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1d8b00a5445b506d bc2a14e9a999b3a0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı