Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/2121 E., 2025/14275 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2121 E., 2025/14275 K. (05.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2121
Karar No
2025/14275
Karar Tarihi
05.11.2025

5. Hukuk Dairesi 2025/2121 E. , 2025/14275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3574 Esas, 2024/4355 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/634 Esas, 2024/301 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... köyü 1 36... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının düşük, kapitalizasyon faiz oranının yüksek belirlendiğini, arta kalan kısım yönünden belirlenen değer azalışı oranının çok düşük olduğunu, faiz oranının kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olması gerekirken yasal faiz oranı işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi olduğundan kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanmak suretiyle konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına %40 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek sonuç metrekare birim fiyatının belirlendiği, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı uyarınca davacı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığının düşünülmesinin doğru görüldüğü, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesinin doğru olduğu, ancak faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesi gerektiği halde bu hususta yasal faiz kabul edilmemiş ise de tespit edilen bedele işletilecek faizin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz olarak İlk Derece Mahkemesince düzeltilebilecek maddi hata olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, faiz oranının kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olması gerekirken yasal faiz oranı işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak tespit edilen fark bedele, dava tarihinden itibaren Mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü nazara alındığında kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yasal faiz uygulanması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "yasal faiz" ibaresinin çıkarılması, yerine "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 66eb9c819518d314 8b0da78add20c55f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı