5. Hukuk Dairesi 2025/1583 E. , 2025/12985 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/747 Esas, 2023/879 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/279 Esas, 2021/148 Karar Taraflar arasındaki tapu iptal tescil olmadığı takdirde tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptal tescil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., eski ... 229 parsel (yeni ... 133 22... parsel) sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/b kapsamında kalması sebebiyle Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacıların hisselerine tekabül eden kısımların bedelsiz olarak iadesi ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yine zamanaşamı ve kesin hüküm yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tapu iptal tescil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların murisi ve davacıların tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığını, Tapu Müdürlüğünün yapmış olduğu ya da Yargıtay'ın kabulü ile tapu kaydının dayanağı izaleyi şuyu davasında yüzölçümün 1.838.000,00 m²den 22.201.202,00 m² çıkartılarak tescilin yolsuz yapılmasının bedelini bu konuda hiçbir kusurları olmayan davacılara ödetilmek istenmesini açıklayacak bir hukuk mantığının bulunmadığını, aynı kök taşınmazın ifrazı sonucu oluşan taşınmazdan davacıların murisi gibi yer satın alıp kadastro tespiti sırasında Varsak ve Koyunlara revizyon gören kişilerin tapuları geçerli sayılarak verilmesine rağmen davacılar ve onlar gibi bir kısım tapu maliklerinin tapuları başka bir parsele revizyon görmediği hâlde, tapunun miktarından fazla dava dışı parsellere revizyon gördüğü gerekçesi ile tazminat hak etmediklerine karar vermenin Anayasa Mahkemesi ile güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesine, hukukun herkese eşit uygulanması ilkesine de açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından tapuları iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilen kişilere yolsuz tescil sebebi ile tazminat verilmesine rağmen davacıların tapularının yok sayılarak tazminata hak etmediklerinin kabulünün hukukun genelliği prensibine de aykırı olduğunu, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri böyle bir olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat davası açma imkanı olmadığına karar verirse 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin tamamen işlevsiz kalacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil talebi yönünden yargılama sırasında davacının harç yatırmaması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, tazminat talebi yönünden davanın yenilendiği, Mahkemece tapu iptali ve tescil davası yönüyle davanın açılmamış sayılmasına, tazminat talebi yönüyle davanın reddine karar verildiği, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin aynı taşınmaz yönünden verdiği 10.05.2018 tarihli ve 2016/10080 Esas, 2018/1754 Karar, 10.05.2018 tarihli ve 2016/7915 Esas, 2018/3621 Karar, 13.03.2018 tarihli ve 2017/6530 Esas, 1749 Karar, 01.03.2018 tarihli ve 2017/6272 Esas, 2018/1625 Karar, 15.02.2018 tarihli ve 2017/7369 Esas, 2018/1036 Karar sayılı emsal kararları nazara alınarak taşınmazlara dayanak eski tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olduğu hâlde, buna itibar edilmeden Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına göre miktarının çok üzerinde yüzölçümleri belirlenerek izaley-i şuyu davası sonucunda satış yapıldığı ve buna göre tapuda infaz yapıldığı, bu davanın yüzölçümün arttırılması davası olmadığı, yapılan kadastro çalışmasında 5 90... parsel sayısında tespit gördüğü, vaki itiraz üzerine tespite dayanak alınan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve tapu miktarı kadar kısmın başka parsellerde tapu malikleri adına tespit ve tescil edildiği kabul edilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün derecattan geçerek kesinleştiği, hal böyle olunca tapu memurunun kusurundan bahsedilemeyeceğine göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d4f77a37c97ef98b 311d4b883abeacd7 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 5. Hukuk Dairesi 2025/1583 E. , 2025/12985 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/747 Esas, 2023/879 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/279 Esas, 2021/148 Karar Taraflar arasındaki tapu iptal tescil olmadığı takdirde tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptal tescil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., eski ... 229 parsel (yeni ... 133 22... parsel) sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/b kapsamında kalması sebebiyle Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacıların hisselerine tekabül eden kısımların bedelsiz olarak iadesi ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yine zamanaşamı ve kesin hüküm yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tapu iptal tescil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların murisi ve davacıların tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığını, Tapu Müdürlüğünün yapmış olduğu ya da Yargıtay'ın kabulü ile tapu kaydının dayanağı izaleyi şuyu davasında yüzölçümün 1.838.000,00 m²den 22.201.202,00 m² çıkartılarak tescilin yolsuz yapılmasının bedelini bu konuda hiçbir kusurları olmayan davacılara ödetilmek istenmesini açıklayacak bir hukuk mantığının bulunmadığını, aynı kök taşınmazın ifrazı sonucu oluşan taşınmazdan davacıların murisi gibi yer satın alıp kadastro tespiti sırasında Varsak ve Koyunlara revizyon gören kişilerin tapuları geçerli sayılarak verilmesine rağmen davacılar ve onlar gibi bir kısım tapu maliklerinin tapuları başka bir parsele revizyon görmediği hâlde, tapunun miktarından fazla dava dışı parsellere revizyon gördüğü gerekçesi ile tazminat hak etmediklerine karar vermenin Anayasa Mahkemesi ile güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesine, hukukun herkese eşit uygulanması ilkesine de açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından tapuları iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilen kişilere yolsuz tescil sebebi ile tazminat verilmesine rağmen davacıların tapularının yok sayılarak tazminata hak etmediklerinin kabulünün hukukun genelliği prensibine de aykırı olduğunu, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri böyle bir olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat davası açma imkanı olmadığına karar verirse 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin tamamen işlevsiz kalacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil talebi yönünden yargılama sırasında davacının harç yatırmaması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, tazminat talebi yönünden davanın yenilendiği, Mahkemece tapu iptali ve tescil davası yönüyle davanın açılmamış sayılmasına, tazminat talebi yönüyle davanın reddine karar verildiği, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin aynı taşınmaz yönünden verdiği 10.05.2018 tarihli ve 2016/10080 Esas, 2018/1754 Karar, 10.05.2018 tarihli ve 2016/7915 Esas, 2018/3621 Karar, 13.03.2018 tarihli ve 2017/6530 Esas, 1749 Karar, 01.03.2018 tarihli ve 2017/6272 Esas, 2018/1625 Karar, 15.02.2018 tarihli ve 2017/7369 Esas, 2018/1036 Karar sayılı emsal kararları nazara alınarak taşınmazlara dayanak eski tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olduğu hâlde, buna itibar edilmeden Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına göre miktarının çok üzerinde yüzölçümleri belirlenerek izaley-i şuyu davası sonucunda satış yapıldığı ve buna göre tapuda infaz yapıldığı, bu davanın yüzölçümün arttırılması davası olmadığı, yapılan kadastro çalışmasında 5 90... parsel sayısında tespit gördüğü, vaki itiraz üzerine tespite dayanak alınan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve tapu miktarı kadar kısmın başka parsellerde tapu malikleri adına tespit ve tescil edildiği kabul edilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün derecattan geçerek kesinleştiği, hal böyle olunca tapu memurunun kusurundan bahsedilemeyeceğine göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d4f77a37c97ef98b 311d4b883abeacd7 ... ...