Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1570 E., 2025/13055 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1570 E., 2025/13055 K. (16.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1570
Karar No
2025/13055
Karar Tarihi
16.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/1570 E. , 2025/13055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/14 Esas, 2024/3462 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/105 Esas, 2023/719 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... 467 63... parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde davalı bakanlığa ait bir tesis bulunmadığından fiili el atma söz konusu olmayıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, belirlenen metrekare birim fiyatının yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, ıslah edilen bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, fiili el atma bulunmadığından maktu vekâleti ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davacının paydaş olduğu, dava konusu taşınmazın öncesinde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında lise alanı olarak ayrıldığı, daha sonra 1998 onay tarihli imar planı ve ... numaralı parselasyon planı kapsamında 3 parsel sayılı taşınmazın "lise alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığının bildirildiği, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinden arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespit edilip faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve istinafa intikal eden dava dosyalarında ve eldeki davada alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın tapu kaydında mevcut irtifak hakkının ifraz öncesi imar parseli ve kadastral parsellerden taşınmış olabileceği, kadastro müdürlüğünden gelen taşınmaza ait krokide ve zeminde irtifak hakkının bulunmadığının bildirildiğinden belirlenen bedele irtifak hakkı değer düşüklüğü de uygulanmamasının yerinde olduğu gerekçesi ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Dairenin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "122.247,10" sayısının çıkartılarak, yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6314d072c4cad6d1 42b8ec5735e314df This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 5. Hukuk Dairesi 2025/1570 E. , 2025/13055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/14 Esas, 2024/3462 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/105 Esas, 2023/719 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... 467 63... parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde davalı bakanlığa ait bir tesis bulunmadığından fiili el atma söz konusu olmayıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, belirlenen metrekare birim fiyatının yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, ıslah edilen bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, fiili el atma bulunmadığından maktu vekâleti ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davacının paydaş olduğu, dava konusu taşınmazın öncesinde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında lise alanı olarak ayrıldığı, daha sonra 1998 onay tarihli imar planı ve ... numaralı parselasyon planı kapsamında 3 parsel sayılı taşınmazın "lise alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığının bildirildiği, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinden arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespit edilip faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve istinafa intikal eden dava dosyalarında ve eldeki davada alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın tapu kaydında mevcut irtifak hakkının ifraz öncesi imar parseli ve kadastral parsellerden taşınmış olabileceği, kadastro müdürlüğünden gelen taşınmaza ait krokide ve zeminde irtifak hakkının bulunmadığının bildirildiğinden belirlenen bedele irtifak hakkı değer düşüklüğü de uygulanmamasının yerinde olduğu gerekçesi ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Dairenin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "122.247,10" sayısının çıkartılarak, yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6314d072c4cad6d1 42b8ec5735e314df ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı