Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1357 E., 2025/12322 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1357 E., 2025/12322 K. (02.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1357
Karar No
2025/12322
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/1357 E. , 2025/12322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3545 Esas, 2024/3324 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2023/107 Esas, 2023/545 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 43608 ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi oranında malik olduğunu, taşınmazın imar uygulaması sonucunda “Spor Tesisleri Alanı” olarak ayrıldığını, davacının tasarruf hakkının kısıtlanarak davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından, taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idare vekili tarafından imar planlarının iptal edildiği, bu nedenle dava konusu taşınmazın plansız alanda kaldığını, taşınmazın önceki imar planının ayakta olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bu hususun dikkate alınmadığını, fiilen el atma bulunmayan taşınmaz yönünden davanın reddi gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve buna bağlı olarak hazırlanan 84129 nolu parselasyon planında “spor alanı” kullanımına ayrıldığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğünce alınan karar uyarınca 27.11.2011 gün ve 8354 sayılı yazı ile taşınmazın kullanımının mülkiyet sahiplerine bırakılacak şekilde imar planında düzenleme yapılmasının talep edildiği, söz konusu talep değerlendirilmek suretiyle ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 2013 gün ve 73 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 Uygulama İmar Plan değişikliği ile taşınmazın “özel spor alanı” kullanımına dönüştürüldüğü, revizyon imar planı değişikliği uyarınca hazırlanan ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 2015 gün ve 2711/6790 sayılı kararı ile onaylanan 84129/3 nolu parselasyon planı ile taşınmazın 43608 ada 3 ve 4 parsele şuyulandırıldığı ve tapuda tescillerin sağlandığı ancak, taşınmazın özel spor alanı olarak ayrılmasına dair imar planlarının ve 84129/3 nolu parselasyon planının iptali istemiyle açılan dava sonucunda “1/5000 ölçekli ... Planı yapılmadan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesi ile yapılan planların iptaline dair kararın Danıştay denetiminden geçerek 28.01.2021 tarihinde kesinleştiği, parselasyon planının da iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalı idare tarafından 27.06.2019 gün ve 711/1771 sayılı kararı ile onaylanan 84129/4 nolu parselasyon planı ile geriye dönüşüm işlemlerinin yapılarak taşınmazın aynı ada 1 parsel olarak tapuda tescilinin sağlandığı, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, düzenleme olmadığı, fiilen el atmanın bulunmadığının tespit edildiği, her ne kadar dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış ise de; uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği ve açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, dava konusu taşınmazın özel spor alanı kullanımına ilişkin imar planının iptal edildiği, spor alanı kullanımına yönelik 1996 onay tarihli imar planının ayakta olduğu ve geriye dönüşüm işleminin yapıldığı, ... 4. İdare Mahkemesinin 2017/2861 Esas, 2018/2186 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilen imar planı değişikliğinin Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğünün talepleri uygun görülerek taşınmazın kullanım amacının ''Özel Spor Alanı'' olarak değiştirildiği dikkate alındığında sorumluluğun davalı idarede bulunduğu ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Temmuz 2019 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen metrekare birim bedelinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/555 Esas, 2023/3985 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bu bedel eskale edildiğinde eldeki dava değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen bedelle uyumlu olduğu da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dosya içinde yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza imar planında ayrılma amacına uygun fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli İmar Planı kapsamında "Spor Alanı" kullanımında iken ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.01.2013 tarihli ve 73 sayılı kararı ile onaylanan plan değişikliği ile taşınmazın “Özel Spor Alanı” kullanımına dönüştürüldüğü, revizyon imar planı değişikliği uyarınca hazırlanan ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 03.12.2015 tarihli ve 2711/6790 sayılı kararı ile onaylanan 84129/3 No.lu parselasyon planı ile taşınmazın 43608 ada 3 ve 4 parsele şuyulandırıldığı ve tapuda tescillerin sağlandığı, ancak imar planı değişikliklerinin İdare Mahkemesinin kesinleşen kararı ile iptal edildiği, idare tarafından geriye dönüşüm işlemlerine başlandığı ve taşınmazın plansız sahada kaldığı bildirilmiş ise de, Dairemiz denetiminden geçen 2023/555 Esas, 2023/3985 Karar sayılı dosya ile davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu anlaşıldığı gibi, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü yerinde olduğundan işin esasına girilmesi yerindedir. 3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8fc48b415f7c32cc ebc13a11238cd55f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı