5. Hukuk Dairesi 2025/10105 E. , 2025/14246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5517 Esas, 2025/1992 Karar KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1108 Esas, 2024/989 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçesinde özetle taşınmazın gerçek bedelinin hesaplanmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... davaya cevap dileköesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bakiye bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz tarım arazisi vasfında olduğundan kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde dikkate alınan hususların mükerrer olarak objektif değer artış oranı belirlenirken de dikkate alındığını, acele el koyma dosyasında % 5 objektif değer artışı uygulandığı hâlde, hükme esas alınan raporda % 50 uygulandığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan m² birim fiyatının taşınmazın gerçek değenini yansıtmadığını, uygulanan objektif değer artış oranının çok düşük uygulandığını, taşınmazın gerçek değerine ulaşmak için yeterli olmadığını, aynı kamulaştırma güzergahında bulunan diğer mahallere kıyasla oldukça düşük kaldığını, bedelin tespitinde uluslararası değerleme standartlarının dikkate alınmadığını, münavebe planının hatalı belirlenmesi sebebiyle bedelin düşük tespit edildiğini, aynı kamulaştırma kapsamındaki dosyalarda buğday, mısır, yonca, pamuk, enginar ve domates ürünlerinin münavebeye esas alındığını, kısmi kamulaştırma sebebiyle arta kalan kısım için uygulanan değer azalış oranının düşük belirlendiğini, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin yerinde olduğunu, dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabulü ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmaza 2023 yılı ... İlçe ... ve ... Müdürlüğünün resmi verileri esas alınarak birinci yıl buğday/saman ve silajlık mısır, ikinci yıl pamuk, üçüncü yıl dane mısır münavebesi ile kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanmak ve gelir metoduna göre tespit edilen çıplak m² birim fiyatına % 50 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmek suretiyle değer biçildiğinin anlaşıldığı; ancak Dairelerine aynı kamulaştırma kapsamında, aynı mahalleden intikal eden dosyalarda sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlarda birinci yıl buğday/saman ve silajlık mısır, ikinci yıl pamuk, üçüncü yıl enginar ürünleri esas alınarak değer biçildiği ve bu münavebe planının Dairelerince uygun bulunduğu hâlde dava konusu taşınmaz için bu ekim planından ayrılarak hesap yapan rapor doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmediğinden ... İlçe ... ve ... Müdürlüğünün 2023 yılı verilerinin esas alınması suretiyle, üretim giderinin brüt gelirin %50'sine yakın olması nedeniyle, ekonomik tarım yapılabilmesi için Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağının gözetilmesi gerektiği değerlendirilerek resen yapılan hesaplama ile sonuç bedelin belirlendiği, kararı istinaf edenler yönünden yapılan hesaplama ile bakiye bedelin depo edildiği, ayrıca 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak işbu davada faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ..., ... ve ...'in istinaf başvurusunun kısmen kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca davanın 4 ay içerisinde sonuçlanmamasından kaynaklı kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının hesaplanmış olmasının yerinde olmadığını, davalılardan ... lehine kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin kabulünün ayrıca mümkün olmadığını, kararda da belirtildiği üzere İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından istinaf edilmediğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak işbu davada İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf edenler yönünden faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesi doğru görülmüştür. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere davacı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf edildiği gözetildiğinde kararı istinaf etmeyen ... yönünden uygulanan faiz tarih ve oranının idare aleyhine olacak şekilde düzeltilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 nci bendinin (f ) ile gösterilen alt bendinde yer alan "dava tarihi olan 12/09/2023 tarihinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 23/09/2024 tarihine kadar işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin " ibaresinin çıkartılması, yerine " 13.01.2024 tarihinden 23.09.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilerek " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5096cc8e83198528 3accb877a6e0aa5f