4. Hukuk Dairesi 2025/7717 E. , 2025/12909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1772 E., 2025/626 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.08.2017 tarihinde davacıların desteği ...'nın yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu desteğin vefat ettiğini, davacıların kendisinin desteğinden yoksun kaldıkları gibi, bu olay nedeniyle büyük bir acı ve üzüntü de yaşadıklarını, aracı kaza esnasında ...'ın kullandığını, davalılardan ...'ın bu aracın sahibi ve işleteni, diğer davalı ...Ş.'nin ise bu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesini düzenleyen şirket olduğunu, kusurun davalı tarafa ait olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davacıların her biri için 1.000,00'er TL'den toplam 3.000,00 TL destek kaybına ilişkin maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ve ayrıca davacılardan ... için 75.000,00 TL ve diğer davacılar için kişi başı 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 07.05.2019 tarihli dilekçesiyle taleplerini, davacılardan ... için 335.314,70 TL'ye, ... için 72.829,26 TL'ye, ... için 78.171,92 TL'ye yükseltmişlerdir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hatır taşıması ve müterafik kusur itirazı ile aracı haricen satmaları ve işleten sıfatlarının kalmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu itirazında bulunarak davanın esastan da reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müterafik kusur itirazında ve cevap dilekçesi verildikten sonra yargılama aşamasında hatır taşıması itirazında bulunarak davanın esastan da reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 21.12.2017 tarihinde ödeme yapıldığını, ödemenin teminat limitinden düşülmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu formulüne göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusur yönünden de inceleme yapılması gerektiğini beyan ederek davanın esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin geliri yönünden araştırma yapılarak bilirkişi raporu ile gelirinin tespit edildiğini, davacıların desteğinin kaza tarihinde alkollü olduğunu bildiği sürücü arkadaşının aracına, bu durumu bilerek binmek ve araç içerisinde emniyet kemeri takmamak suretiyle müterafik kusurlu olduğu kabul edildiği re'sen %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı, davalılardan ... vekillerinin süresinde hatır taşıması itirazı nedeniyle, müterafik kusur indiriminden sonra belirlenen tazminattan, davalılardan ... yönünden ayrıca %20 hatır taşıması indirimi yapıldığı, davalılardan ... Sigorta .... tarafından dava tarihinden önce davacı tarafa 21.12.2017 tarihinde 151.739,18 TL ödendiği, limitin poliçede 310.000,00 TL yazmasına rağmen, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle limitlerin 330.000,00 TL'ye yükselmesi karşısında sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumlu olduğu tutarın 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davadan önce 151.739,18 TL ödenmesi karşısında, davalı ... şirketinin kalan sorumluluğunun 178.260,82 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile 25.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'nın destek kaybından dolayı, davacılardan ... için, 78.171,92 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 76.496,64 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması, davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 28.371,28 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, 72.829,26 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 68.480,00 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması, davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 25.398,05 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, 335.314,70 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) (davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 124.491,49 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacılar ..., ... ve ... için, kişi başı 20.000,00 TL'den toplam 60.000,00 TL manevi tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ... ve ...'ya verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekillerine istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların sigortadan alacaklarını aldıklarını ve ibralaştıklarını, başkaca maddi kayıplarının bulunmadığını, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından verilen bilgi ve dosyaya davacı tarafından ibraz edilen belgelerden görüldüğü üzere murisin düzenli bir gelirinin de bulunmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, kazanın oluşumunda ve devamında müteveffanın da kusurunun bulunduğunu, aracın içerisinde şoförün dikkatini dağıtmakla ve emniyet kemerini bağlamamakla olumsuz neticenin doğmasına iştirak ettiğini, manevi tazminatın zenginleşmeye yönelik olmaması gerektiğini, amacın mağduriyetin giderilmesi gerektiğini, davacıların talebinin bu genel kaidelere uygun olmadığını, yaşanan olayda müvekkilinin ve murisin çocukluktan bu yana çok samimi arkadaş olduklarını, birbirlerine herhangi bir husumetlerinin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin arkadaşını kaybetmesinden dolayı derin üzüntüye girdiğini ve psikolojik olarak resmen çöktüğünü, manevi tazminatın yasal unsurlarının bu şekilde dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında alınan raporlara itiraz edildiğini ancak yerel mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, sadece davacının talepleri doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, sigortanın ödediği bedelin hiç dikkate alınmadığını, faizi ile birlikte toplam hesaptan düşürülmediğini, sigortanın ödediği bedelin faizinin hükümde sigortanın ödeyeceği miktar olarak gösterilen bedelden düşürülmediğini, murisin kemer takmaması, alkollü olması ve hatır taşması nedeni ile en az %20'şer oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların da fahiş yapıldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin usulüne uygun hesaplanmadığını, hükmün açık olmadığını ve infaz kabiliyetinin bulunmadığını bildirmiştir. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; araç sahibi olarak görünmesi nedeni ile davalı olarak gösterildiği davada yerel mahkemenin kararında asıl kusurlu olan diğer davalı ... olduğu halde kendisinin de sorumlu tutulduğunu, ölen kişinin kemer takmaması, alkollü olması, hatır taşıması yapılması, ölenin gelirinin yüksek hesaplanması nedeniyle tazminat miktarlarının yüksek hesaplandığını, sigortanın ödediği bedellerin tazminat hesabından düşülmemiş olması, manevi tazminat miktarlarının fahiş olması, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin usulüne uygun olmaması ve hükmün infaz kabiliyetinin olmaması nedeniyle hatalı olduğunu bildirmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Yerel Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında davalı ...'in tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, alınan iki kusur raporunda da %10 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığını, buna rağmen Yerel Mahkemenin resen bu oranı %20 yapmasının hukuka aykırı olduğunu, hatır taşımasında bu sebeple indirim yapılabilmesi için zarar görene fiilen taşıma yapılması sebebiyle bir yarar sağlanmış olması gerektiğini, kazanın gerçekleştiği gün hatır taşıması yapan kişinin ... değil, diğer davalı ... olduğunu, bu nedenle bu davalı lehine hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığını, müvekkillerine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da çok düşük olduğunu, tazminat miktarının belirlenirken olayın meydana geliş biçimi, davalının ağır kusuru, alkollü araç kullanması, kaza anında sorumluluktan kurtulmak adına başkasını şoför olarak göstermesinin, müvekkili ...'in 25 yaşında iki çocukla dul kalmasının, diğer müvekkillerinin ise babasız kalmalarının göz önünde bulundurulmadığını, paranın alım gücünü kaybetmesi sebebiyle hükmedilen manevi tazminat miktarlarının kabul edilemeyeceğini bildirmiştir. Davalı ... . sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirketin bakiye poliçe limitinin dava dışı anne baba da dahil olmak ancak 178.260,82 TL olduğunu, halen hayatta olan anne babaya pay ayrılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıların zararından sorumluluğunun en fazla 92.593,65 TL olabileceğini, asgari ücretin çok üzerinde bir gelirin esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, AYM kararı esas alınarak hesaplamanın PMF tablosu üzerinden yapılması ve hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun uygulanması gerektiğini bildirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davalı ... tarafından tazminat için yapılan ödemeler dikkate alınarak, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin yasal faiz işletilmek suretiyle güncellenerek düşülmesi gerektiği, uygulamaya göre çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumunda ise desteğin gelirden eşi ile birlikte 2'şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine birer pay, ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına göre yapılan hesaplamanın doğru olduğu, müteveffanın aylık net sabit geliri olmayan serbest olarak mesleki çalışma yapan, ticari işletmesi bulunan veya tarımsal faaliyet icra eden kişiler yönünden işletmesine ilişkin bilgileri, işletme defteri ve vergi kayıtları toplanarak, yapılan işten sağlanan bir gelirin bulunması halinde söz konusu işletmenin davacı mirasçılara intikal edebilir olduğu, mirasçılarının da bundan gelir elde edebileceği gözetilerek bu gelirin elde edilmesinde ölen kişinin bedensel ve yönetsel katkısı belirlenip, ölen kişinin yerine başkasının çalıştırılması olanağı gözönüne alınarak, yapılması gereken ücret temel esas alınarak bu miktar üzerinden destek zararının hesaplanması gerektiğini, hatır indiriminden sadece sürücünün değil, işleten ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu sigorta şirketinin de yararlanması mümkün olduğunu, işleten ... lehine de hatır indirimi yapılması yerinde olduğu, tarafların kusur durumu, ölenin yaşı, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumlarına ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların az olduğu gerekçeleriyle; tüm davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi ile, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda manevi tazminat açısından kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile 25.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'nın destek kaybından dolayı, davacılardan ... için, 78.171,92 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 76.496,64 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması, davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 28.371,28 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, 72.829,26 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 68.480,00 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması, davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 25.398,05 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, 335.314,70 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 124.491,49 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacılar ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ... ve ...'ya verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi'nin belirtilen kararının süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.09.2023 tarihli ve 2021/21138 Esas, 2023/9449 Karar sayılı ilamıyla; dosya içeriğine göre davacı ... için temyize konu edilen ve hüküm altına alınan tutar 25.398,05 TL ve davacı ... için 28.371,28 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiği, davalı ... vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde, somut olayda; meydana gelen kazada davacıların desteği öldüğü, desteğin ölümü ile geride anne-babası, eş ve iki çocuğu kalmış, eldeki bu davada desteğin eşi ve çocukları olan davacılar destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu; davalı vekilinin, teminat limit ile sınırlı sorumlu olduklarını savunduğu, mahkemece alınan tazminat raporunda desteğin anne ve babasının hayatta olduğu ve onlara da pay ayrılması gerektiği gözetilerek tazminat hesabı yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda davalının davadan önce yapılan ödemesi düşülerek kalan poliçe limit olan 178.260,82 TL'den sorumluluğuna karar verildiği, dava konusu kazayla ilgili olarak desteğin eşi ve çocukları olan davacılar yönünden hesaplanacak tazminat miktarı yönünden desteğin geride kalan anne ve babası için de tıpkı onlar da davacıymış gibi hesaplama yapılmak, yapılan hesaplamada davacı tarafın kararı temyiz etmediği gözetilerek usulü kazanılmış haklara uyularak, (güncel verilerin uygulanmaması, işlemiş ve işleyecek dönemin temyiz edilmeyen rapordaki tarihlere göre esas alınması gibi) bulunacak gerçek zararın garame hesabı yapılmak (teminat limitine oranlanmak) suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan ... için, 78.171,92 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacılardan ... için, 72.829,26 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 68.480,00 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması, davalılardan ... Sigorta ....'nin ise sorumluluğunun 25.398,05 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, davalılardan ... ve ...'ın verilen karara yönelik temyiz başvurusunun bulunmadığı, hakkında verilen dairemiz kararı kesinleştiğinden bu davalılar yönünden kurulan hüküm aynen korunmak suretiyle; 335.314,70 TL destek tazminatının, (davalı ...Ş vekilinin TEMYİZ başvurusu kabul edildiğinden ve onun lehine maddi tazminat miktarı yeniden belirlendiğinden bu davalının sorumluluğunun 87.540,34 TL ile sınırlı sorumlu olacak şekilde ve ödeme tarihi 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davalı ... ... yönünden fazlaya ilişkin (36.951,15 TL) talebin reddine, davacılar ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL. manevi tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ... ve ...'ya verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda, ... Sigorta ....'nin sorumlu olduğu poliçe limiti ile müvekkiline ödenmesi gereken tutardan talepte bulunmayan müteveffanın annesi ve babasının zararı düşülerek yeni bir hesaplama yapıldığını, müvekkillerinin sigorta şirketinden mevcut alacağının afaki miktarda düştüğünü, anne ve babaya sigorta limitinden bakiye zarar hesaplaması yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, raporda hesaplamaların yanlış yapıldığını, kısmen kabul kararına istinaden ... Sigorta .... vekili lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan davamızda bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarına göre artırım yapıldığını ve dava dilekçesinde; "maddi tazminatların, Sigorta Şirketi açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere" denilmek suretiyle sigorta poliçesindeki limit sınırına göre talepte bulunulduğunu, diğer davalılar yönünden dava değeri 486.315,88 TL'ye artırılsa da, ... Sigorta yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere ibaresi ile artırım yapıldığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.