Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/7383 E., 2025/12499 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7383 E., 2025/12499 K. (16.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7383
Karar No
2025/12499
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/7383 E. , 2025/12499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/892 Değişik İş-2022/892 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2022/İHK-52479 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2022/167659 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.2019 tarihinde yolcu konumundaki müvekkilinin bulunduğu araç ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik tazminatı için 5.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 125.138,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranının uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplanmasını, hatır taşıması indirimi uygulanmasını ve vekalet ücretinin hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 125.138,00 TL tazminatın 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç gasp edildiğinden tazminatın teminat dışı olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın davacının yolcu olduğu araçla karıştığı kazada davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arzetmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairenin yerleşmiş içtihatlarındandır. Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif- pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; davacı polis memuru olup, kazadaki yaralanması sonucu iş gücü kaybına uğramıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının 60 yaşına kadar çalışacağı ve aktif devresinin devam edeceği; 60 yaşı ile muhtemel bakiye ömür süresi sonu arasındaki dönem için de pasif devrede olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma (aktif devresi sona erme) imkanı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan, 60 yaş sonunun aktif devre sonu olarak kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; polis memuru olan ve 60 yaşından önce emekli olma ihtimali bulunan davacının çalıştığı kuruma ve SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, davacının yaşı ile mesleki kıdemine göre muhtemel emeklilik yaşının kaç olduğunun sorulması; yazı cevabının gelmesinden sonra, bildirilen muhtemel emeklilik yaşı da dikkate alınarak, bildirilen yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.Davacının polis memuru olduğu ve trafik kazasının görevi sırasında gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6 ncı maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır. Şu durumda; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak bu ödemenin zarar verene rücu olanağı bulunduğundan tazminat miktarından düşülmesi gerekir. İtiraz Hakem Heyetince bu konuda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! baae619160085d7b 4b4f4dfd73251aa2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı