4. Hukuk Dairesi 2025/621 E. , 2025/13227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1155 E., 2024/1229 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.09.2010 günü ... Belediye Başkanlığına ait sürücü ...t'un su tankeriyle su vermek için evin önünde durmuş olduğu sırada mütevaffa ve davacı ...'ın kendi evlerinde de su olmadığını söylemesi üzerine tanker sürücüsünün aracının arka ve önünü kontrol etmeden su tankeri gibi bir araç için yardımcı eleman bulundurmadan geri geri manevra yaparken 15.01.2003 doğumlu ...'a çarparak tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, işbu olayda müvekkillerinin murisi olan ...'ın feci şekilde ağır yaralandığı ve olay yerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını, müteveffa ...'ın ölümüne sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğunun anlaşılması üzerine işbu davanın açıldığını, meydana gelen trafik kazasında desteğin herhangi bir kusuru bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an kusuru var olduğu kabul edilse dahi davacıların destekten yoksun kalma tazminatı yönünden 3. kişi durumunda olduklarından tüm zararlarının bir kusursuz sorumluluk ve tehlike sorumluluğu olan ZMSS kapsamında davalı ... tarafından karşılanması gerektiğini, 03.09.2010 günü trafik kazasında ölen ...'ın, meydana gelen trafik kazasında öldüğü sırada okul çıkışları ve boş zamanlarında ayakkabı boyacılığı yaparak ailesine maddi destek sağlayan başarılı bir öğrenci olduğunu, ölümüyle anne ve babasının maddi ve manevi desteğinden yok kaldığını beyanla fazlaya ilişkin dava ve hakları ile dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 500,00 TL ve baba... içinde 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olayın meydana geldiği tarih olan 03.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 03.01.2017 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini toplam 109.430,69 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kaza ile ilgili davadan önce müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, herhangi bir hasar dosyası açılmadığını, aracın müvekkili şirkete 08.09.2012-08.09.2013 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin dava ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz istenmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile sigortacının sorumlu olabilmesi için sigortaya konu araç sürücüsüne kusur atfedilmesi gerektiği her ne kadar sürücünün %100 kusur oranı üzerinden hesap bilirkişi tarafından maddi tazminat tutarı hesaplanmış ve hesaplanan tutar üzerinden davacılar vekili tarafından bedel artırım dilekçesi sunulmuş ise de, sürücünün kusursuz olduğu ve trafik kazalarında kusur öğesinin temel ölçü olduğu göz önünde tutularak sürücünün kusursuz olması sebebiyle davalı ... şirketinin de sorumluluğunun kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2019 tarih, 2015/391 E., 2019/71 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince; "...dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle uzman bilirkişi tarafından oluşa uygun kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; Adli Tıp Kurumunca sürücünün kusursuz olduğu, çocuk yaya ...'ın yaşı gereği davranış faktörlerinin sonuç üzerine %100 oranında etkili olduğuna dair raporun ceza yargılamasında alınan raporlarla uyumlu olması göz önüne alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; istinaf itirazlarının reddi gerektiği, ancak, davanın reddinde harcın maktu alınacağı ve vekalet ücretinin ise tazminat davasının reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedileceği gözetilmeksizin nispi harca ve vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak bu husus yargılamayı gerektirmediğinden düzelterek karar verilmesi sonucuna varıldığı, bu itibarla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmesine.." şeklindeki gerekçe ile davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2021 tarih, 2019/1503E., 2021/677 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 06.11.2023 tarihli 2021/22292 E., 2023/11918 K. sayılı bozma ilamı ile; "...Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde; ....Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle uzman bilirkişi tarafından oluşa uygun kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; Adli Tıp Kurumunca Sürücü ...t'un kusursuz olduğunu, çocuk yaya ...'ın yaşı gereği davranış faktörlerinin sonuç üzerine %100 oranında etkili olduğuna dair raporun ceza yargılamasında alınan raporlarla uyumlu olması, göz önüne alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; istinaf itirazlarının reddi gerekir. Ancak, davanın reddinde harcın maktu alınacağı ve vekalet ücretinin ise tazminat davasının reddi halinde maktu vekalete hükmedileceği gözetilmeksizin nispi harca ve vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olmuş ancak bu husus yargılamayı gerektirmediğinden düzelterek karar verilmesine sonucunla varılmıştır. Bu itibarla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmesine dair..." şeklinde gerekçe kurulmuş fakat hüküm kısmında "kararın kaldırılmasına" denilerek davanın reddi veya kabulüne ilişkin bir şey denilmeden düzeltme yapılmıştır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde gerekçe ile hüküm tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 2 97... . maddelerine aykırı şekilde, gerekçe-hüküm çelişkisi içerecek şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davada araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, sürücünün sorumluluğunu teminat altına alan davalı ... şirketinin ZMSS poliçesi bakımından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin tehlike sorumluluğu nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğini, kusur raporunun çeliştiğini,davalı vekilinin duruşmalara katılmadığından dilekçe yazım ücreti verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 258896db65a522d5 32f62ff1011b6454