4. Hukuk Dairesi 2025/5533 E. , 2025/9193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1192 E- 2025/ 764 K İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/9 E- 2023/451 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Petrol Turizm İnşaat Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketinin vergi borcu bulunduğunu, şirket ortaklarından ...'in şirket ortaklarından olduğunu, davalı borçlu aleyhine takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile yakınlığı bulunan diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasında yapılan işlemlerin 6183 Sayılı A.ATUH Kanunun 27-28-29 ve 30 maddeleri uyarınca hükümsüz sayılması gereken muameleler olduğunu belirterek ... Mah. 375 ada 107 parsel 1. Kat 2 nolu mesken, 6185 ada 1 parsel zemin kat 7,8 ve 11 nolu dükkan vasıflı taşınmazları ile .... Mah. 88 ada 5 parseldeki taşınmazlara amme alacaklarının zarara uğramaması amaçlı ihtiyati tedbir konulmasını ve yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının kanunda sayılan yakınlardan olmadığını ihtiyati haciz kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 2019/1 E. sayılı davasının 'bekletici mesele' yapılmasını, haksız ve mesnetsiz iddialara dayanılarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 gün, 2019/9 E- 2023/451 K sayılı ilamı ile " Borcun dayanağı olan ödeme emirlerinin iptal edilmiş olmasına, borcun da ödenmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre; davanın konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davalıların dava açılmasına neden olmadıkları hususunda çekişmenin niteliği gözetilerek açık ve kesin saptama yapılmadığından dava harç yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu bulunduklarına, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ..., ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2025 gün, 2024/1192 E- 2025/764 K sayılı kararı ile "davalı ... hakkında, AATUHK'nın 35. Maddesi uyarınca ödeme emri çıkartıldığı ve davalıya tebliğ edildiği, davalının İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 2019/1-2019/740 sayılı dava açtığı, mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının İzmir BİM 2. Vergi Dava Dairesinin 2019/765-2019/1164 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay 9. Dairesinin 2020/786-2022/4881 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma ilamı üzerine İzmir BİM 2. Vergi Dava Dairesinin 2023/51-2023/44 sayılı kararı ile "...vergi borçlarının 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması ile yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı, yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığından..." ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, bu sırada borçlu şirket ile 16.07.2018 tarihinde borç yapılandırma işlemi yapıldığı ve yapılandırma işlemi uyarınca taksitle borcun tamamının ödendiği, bu nedenle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru ise de; vergi mahkemesi kararı gereğince, 16.07.2018 tarihi itibariyle, işbu davadan önce hukuki durumun değiştiği ve davalı ...'in sorumluluğunun ortadan kalkmış olduğu belirlendiğine göre, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı vergi dairesinin dava açmakta haklı olduğunun kabul edilemeyeceği, kabule göre de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin de doğru olmadığı, bu sebeple, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın düzeltilmesine, yargılama masrafları ve maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davayı açarken, haklı sebepleri bulunduğunu, davalıların yapılandırma başvurusunda bulunmasının, buna uyacağı anlamına gelmeyeceğini,beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davanın dayanağı olan ödeme emirlerinin mahkeme kararı ile iptal edilip kesinleşmiş olduğunun, davalı borçlunun dava öncesinde de yapılandırma talebinde bulunup, yapılandırma neticesinde de borcun ödendiğinin de anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.