4. Hukuk Dairesi 2025/552 E. , 2025/2224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/84 E., 2021/159 K. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2009/937 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu adına kayıtlı gayrımenkulünü de mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili, davalı ... vekili cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 29.11.2013 tarihli 2011/147 E- 2013/ 235 K sayılı kararı ile "aciz vesikası yokluğundan davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.09.2018 tarih, 2016/8839E, 2018/8048 K sayılı ilamı ile; davanın dayanağını teşkil eden icra takip dosyasında yapılan 23/01/2014 tarihli haciz sırasında tutulan tutanağın İİK.nın 105. maddesi uyarınca geçici aciz vesikası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek davanın esasına girilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davalılar arasındaki tasarrufların İİK 277, 278, 279 ve 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.09.2021 tarih, 2019/84 E., 2021/159 K sayılı kararı ile "davalı ...'in davaya konu tasarrufu yapmadan önce tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere davalı ...'un, ...'in birtakım borçlarını ödediği, dükkanın satılık olduğunun bilindiğini beyan ettiklerinin görüldüğü dolayısıyla ...'un davalı ...'in borç halinde olduğunu bilmesine rağmen bu işlemi gerçekleştirdiği, bu durumun ...'un diğer davalı ...'e ait borçları ödemesinden ve birtakım borçlarını kapatmasından anlaşıldığı hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirildiğinde bir kişinin borçlarını ödemekte güçlük çekip malını satmaya çalışması halinde borcunu kapatmak isteyen kişinin borçlunun alacaklılarından mal kaçırmaya çalıştığını dolayısıyla aciz hali içerisinde bulunduğunu anlayacağı tüm bu sebeplerle ...'un da bu durumu bildiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, davalı ... ...'a ait Adana ili, ... ilçesi, ... mahallesi 138 ada 19 parselde kain zemin bağ��msız bölüm no:3 taşınmazın alımına ilişkin 10.03.2011 tarihli tasarrufun İİK'nın 278/2 ve 280/1. maddesinin uygulanması suretiyle iptaline, davacıya, ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/55 talimat sayılı takip dosyasındaki bakiye alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere, ... ilçesi, ... mahallesi 138 ada 19 parselde kain zemin bağımsız bölüm 3 numaralı taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme (cebri icra) yetkisinin tanınmasına," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıya ait bir kısım borçları ödeyerek söz konusu gayrımenkulü satın aldığını, davalı borçlunun durumunu bilmediğini, tanışıklık ilişkisinin de bulunmadığını, ödemelerin bir kısmının kredi ile yapıldığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Değerlendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa,alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerekir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda; mahkemece davalı ...'un davalı borçlunun bir kısım borçlarını ödeyerek dava konusu gayrımenkulü satın aldığı davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. Dosya içerisinde yer alan belgelere göre dava konusu gayrımenkulün davalı borçlu tarafından 10.03.2011 tarihinde kaydında yer alan ... lehine konulmuş 30.000,00 TL Esnaf Sanat Kredi Kefalet kooperatifi lehine konulmuş 50.000,00 TL bedelli ipotekle beraber 32.000,00 TL ve davalı ...'a devredildiği, davalı ... tarafından davalı borçlunun Esnaf Sanat Kredi Kefalet kooperatifine olan borcu ve gayrımenkul kaydında yer alan başkaca hacizlere ilişkin icra dosyalarının ödendiği, dava konusu gayrımenkulü satın alabilmek için de ziraat bankasından kredi çekildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı ...'un davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğu, (davalılar arasında arkadaşlık,tanışıklık, akrabalık vb) davacı tarafından da somut deliller ile ispat edilememiştir. Bu durumda İİK 277 ve devamı maddelerine uyan iptal sebeplerinin dava konusu olayda gerçekleşmediğinin anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Yukarıda; açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff78504fff43d279 36d603a38058a1e1