4. Hukuk Dairesi 2025/5300 E. , 2025/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1305 Değişik İş - 2025/1324 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline ödeme yapılmadığını, yeni tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 292.612,32 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tapu kaydı sunulmadan eksik belge ile başvuru yapıldığından ödeme yapılmadığını ve başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 25.11.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 292.612,32 TL'nin 14.01.2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zeyilname düzenlenmeksizin ve ek prim ödenmeksizin 25.11.2022 tarihli Tebliğ'in uygulanma imkanı olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına süresinde itiraz edilmediğini, müvekkili tarafından poliçe düzenlenmiş ve prim ödenmiş olmasına rağmen tapu olmadığından ödeme yapılmamasının iyi niyetli olmadığını, güncel tarife gözetilerek davanın kabul edilmesi gerektiğini, mevzuatta zeyilname düzenlenmesi ve ek prim ödenmesi gerektiği yönünde düzenleme olmadığını, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, yazılı bildirim yapılmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan konutun depremde hasara uğramasından kaynaklanan tazminat ilişkindir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141/3 hükmünde, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 359. maddesinin 1-e hükmüne göre karar; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılacak sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir. Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulamagerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Dosyanın incelenmesinde; dosyada mevcut 25.02.2022 başlangıç, 25.02.2023 bitiş tarihli ZDS poliçesinde sigorta bedelinin 149.292,00 TL olarak belirlendiği, sigortalı konutun 06.02.2023 tarihli deprem sonrasında yıkık olarak tespit edildiği, sigorta bedelinin ödenmesi için davalıya başvuru yapıldığı, davalı tarafından sigortalı konutun tapusu olmadığından bahisle herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine eldeki davanın açıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 25.11.2022 tarihli Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kabulüne karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından ve davacı vekilinin beyanlarından sigortalı konutun tapusunun olmadığı, Uyap sistemi üzerinde yapılan araştırmada da davacı adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz kaydının olmadığı görülmektedir. Davacının talebi ise poliçe düzenlenmesine ve prim ödenmesine rağmen sigortalı konutun tapusu olmadığından sigorta bedelinin ödenmemesinin iyi niyetli olmadığı iddiasına ilişkindir. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetinin sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğu yönündeki gerekçesi yerinde ise de sigortalı konutun tapusunun olmadığı ve davalı tarafından da tapusu olmayan konut için poliçe düzenlendiği, ancak davalıya yapılan başvuru üzerine sigortalı konutun tapusu olmadığından bahisle hiç ödeme yapılmadığı, İtiraz Hakem Heyeti kararının da bu yönde bir gerekçe içermediği belirlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek dosya kapsamına ve davacının talebine uygun, anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren bir karar vermek olmalıdır. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 65a7fd6e64002969 cd30a0ad0abdfbf0