Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4514 E., 2025/9610 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4514 E., 2025/9610 K. (19.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4514
Karar No
2025/9610
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/4514 E. , 2025/9610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/605 D.İş., 2022/605 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 07.06.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 42.239,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 6.974,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 49.313,20 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 5.659,28 TL’nin 07.10.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karara esas alınan raporda açıkça belirtildiği üzere müvekkilinin engelliğini belgeleyen en önemli delilin, bilirkişi heyetine ulaştırılmaksızın başvurularının bu delilin dikkate alınmadığı bir rapora dayanılarak neticelendirilmesinin hatalı olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, faiz türünün hatalı belirlendiğini, yasal yerine avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Dosyanın incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 31.08.2021 tarihli raporda kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %30 olarak belirlendiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan iç hastalıkları uzmanı, ortopedi uzmanı ve adli tıp uzmanından teşekkül heyet raporunda ise yine kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak dosya kapsamındaki tıbbi belgeler dikkate alındığında; kişinin kalça eklem hareketlerinde kısıtlılık/bozukluk, alt ekstremitelerinde uzunluk ve çap farkı, psödoartroz/artrit, yürüyüş bozukluğu gibi bulgular kayıtlı olmadığından/mevcut olmadığından, mevcut kırıklarının cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulmaksızın, konservatif tedavi uygulanarak sekel bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kapsamında, maluliyete/engelliliğe neden olacak arazı bulunmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır. Her iki raporda da aynı yönetmelik olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınmış ise de maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu açıktır. Ancak, İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle maluliyete ilişkin çelişkiyi giderecek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde hatır taşıması indirimi yapılması savunmasında bulunduğu belirtildikten sonra karar yerinde hatır taşıması indirimi tartışılarak tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılmış ise de hatır taşıması savunması bir def'i olup davalı tarafın sunduğu cevap dilekçesinde hatır taşıması indirilmesi savunmasında bulunulmamış, bu def'i ileri sürülmemiştir. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, davalı tarafın cevap dilekçesinde hatır taşıması def'inde bulunmadığı gözetilerek davacı tarafın hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiğine yönelik itirazının kabulüne kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadaesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4639cf5c918ad0d6 1a03666173132195

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı