4. Hukuk Dairesi 2025/2333 E. , 2025/12718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/597 E., 2023/589 K. Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının işleten olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacıların eş ve babası polis memuru ...’ın 14.12.2013 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocuğu için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın, ayrı ayrı 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile talebini 207.515,88 TL'ye yükseltmiş; bozma kararı sonrası 29.01.2023 tarihli dilekçesi ile 3.935.703,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;polis memurunun vefatı nedeniyle kurum tarafından 20.000,00 TL yardım yapıldığını, sigorta şirketinden de 250,00 TL alındığını ve bu miktarların da mahsupta dikkate alınması gerektiğini, maddi tazminat isteminin yerinde olmadığını, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, ticari faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2014/312 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 42.972,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... için 142.731,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2014/312 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararının süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.11.2028 tarihli ve 2016/9130 Esas, 2018/10297 Karar sayılı ilamı ile davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise diğer temyizleri reddedilerek ölenin polis maaşına göre yapılan hesabı dışında eğitimci personel sıfatıyla yaptığı sözleşme de göz önünde tutularak aktüerya bilirkişiden rapor alınarak karar verilmesi gerektiği ve davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı eş ...'ın maddi tazminata yönelik talebin kabulü ile maddi tazminatın belirsiz alacak olarak talep edildiği, davacıların 15.09.2015 tarihli dilekçesinin bedel artırım dilekçesi olduğunun kabulüyle davacı eş ... için 42.792,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ... vekilinin 29.01.2023 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olduğunun kabulüyle 17.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporuna (2) göre bedel arttırımına ilave olarak davacı eş ... için bakiye 3.000.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, çocuk ... için maddi tazminata yönelik davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın belirsiz alacak olarak talep edildiği, davacıların 15.09.2015 tarihli dilekçesinin bedel artırım dilekçesi olduğunun kabulüyle davacı çocuk ... için 142.731,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı çocuk ... vekilinin 29.01.2023 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olduğunun kabulüyle 17.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporuna (2) göre bedel arttırımına ilave olarak davacı çocuk ... için bakiye 714.997,39 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı çocuk ...'ın maddi tazminata yönelik fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası yapılan yargılamada desteğin emsal maaş bordroları getirtilerek güncel veriler üzerinden rapor alınmasına yönelik taleplerinin mahkemece yerinde görülmediği ve taraflarına davayı ıslah etmek üzere 1 haftalık kesin süre verildiğini, bunun üzerine yapılan aktüer hesabına dayanılarak taleplerini ıslah ettiklerini, yaptıkları ıslah sonrasında mahkemece güncel verilere göre hesap yapılması yönündeki talepleri bu kez kabul edilerek ilgili idareden emsal maaş bordroları getirtilerek bilirkişiden yeniden ek rapor alındığını ve fakat bir bedel artırımı ve bir de ıslah yapmış olmaları karşısında son ek rapora göre davayı yeniden ıslah etme şanslarının kalmadığını, böylece eksik tazminata hükmedildiğini, müvekkillerinin çok ciddi bir hak kaybına uğradığını, çok düşük bir manevi tazminata hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; düzenli ve eylemli destek verildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, ölenin desteğinden yararlananların gerçek bir ihtiyaç içinde olması gerektiğini, ölüm nedeni ile davacıların kazanımları varsa elde edilen yararın uğranılan zarardan indirilmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların yüksek miktarlarda olduğunu, aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurulması halinde bu yöndeki talebin reddi gerektiğini, 29.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra yapılmış olup bu yönüyle de yapılan ıslahın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına ve özellikle davacı tarafın 01.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazı gözetildiğinde mahkemece anılan rapor üzerinden davacı tarafa ıslah etmek için kesin süre verilmesi doğru değil ve ilk kararın davacı taraf lehine bozulduğu gözetildiğinde son karar tarihine (09.11.2023) en yakın veriler kullanılarak hesap raporu alınıp buna göre karar verilmesi gerekir ise de; davacı tarafın bozma sonrası verdiği ikinci dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile fazlaya ilişkin haklarını da saklı tuttuğu, dolayısıyla ek dava açma hakkı da olduğu anlaşılmakla karar tarihine en yakın verilere göre değil de sonuç itibari ile 6100 sayılı HMK 26 ncı maddesi gereği mahkemece talep edilen miktarın hüküm altına alınmış olmasına göre; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4cc263324fabadcf 3605488bea593bb4