4. Hukuk Dairesi 2025/1708 E. , 2025/4802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/58 Değişik İş, 2025/63 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı 21.10.2018 tarihli trafik kazası sonucunda yolcu konumunda olan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 114.894,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacının yolcu olduğu araçta istiap haddinin aşılmış olması nedeniyle indirim yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme varsa mahsubunu, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki %20 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davacının yaralanma şekli itibariyle emniyet kemeri takmadığı tespit edilmekle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 91.915,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin 15.04.2021 tarihli ve 2021/İHK-9817 sayılı kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak yapıldığı ek billirkişi raporunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan rapordaki miktardan daha fazla tazminat fazla çıktığı, usuli kazanılmış hak gereği bu hususun kararın kaldırılması nedeni yapılmadığı, istiap haddinin aşılmasının kazanın gerçekleşmesine etkisinin olduğuna dair somut delil olmadığından bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, talep edilen tutardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi gereği indirim yapıldığından reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, kaza nedeni ile elde edilen gelire yönelik herhangi bir belge sunulmadığı, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, aleyhe bozma yasağı gereği kararın aynen infazına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 25.09.2023 tarih 2023/6083-2023/9683 sayılı kararı ile; ''..1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 21.10.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. '' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 45.957,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;bozma sonrası düzenlenen maluliyet raporuna itiraz edilmesine karşın İtiraz Hakem Heyeti karar gerekçesinde itiraz edilmediği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, maluliyetin oluşmadığını, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacına yönelik tespitlerin hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı belirlendiğini, istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.