4. Hukuk Dairesi 2024/9356 E. , 2025/3643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/62 E., 2023/426 K. Taraflar arasında görülen 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular ... ve .... Ltd. Şti. hakkında 6183 sayılı Yasa gereğince takip yaptıklarını, kamu alacağının tahsil edilemediğini, borçlu ...'ün alacağın tahsilini önlemek amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.10.2023 tarihli ve 2011/170 Esas, 2013/8849 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.10.2017 tarihli ve 2016/5939 Esas, 2017/170 Karar sayılı ilamı ile; "... Dava, 6183 sayılı Yasa'nın 24 devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-6183 sayılı Yasa'nın 25.maddesinde "iptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçıları ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenileceği" belirtilmiştir. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gerektiği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır. Somut olayda, davalı borçlu ... eldeki dava açıldıktan sonra tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği, mirasçıların Adana 5 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2168 Esas 2011/2171 Karar sayılı mahkeme kararı ile murisin mirasının reddettiği anlaşılmaktadır. Zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, anılan mirasın reddi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmesi halinde mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145, 1995/947; HGK'nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır) 2-HMK'nun 167.maddesi gereğince yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için davanın her aşamasında talep halinde veya kendiliğinden ayrılmasına karar verir. Dava konusu olaydaki tasarrufların bağımsız olduğu ayrı ayrı karar vermek gerektiği, taraf ve taşınmaz sayısının fazlalığı dikkati alınarak, yargılamanın daha sağlıklı yürütülmesi için taşınmaz veya davalıların belli gruplar halinde ayrılmasına karar verilmemesi de isabetsiz bulunmuştur.." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra mahkemece dosya tefrik edilmiş, bu davanın konusu olarak Niğde İli .... İlçesi ... köyü 218 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi, Niğde İli ... İlçesi ... köyü 218 ada 83(eski 32 parsel) sayılı taşınmaz, Niğde İli ... İlçesi ... köyü 218 ada 35 parsel sayılı taşınmazların 23.12.2008 tarihinde borçlu ... tarafından davalı ...'a, 33 parselin 1/2 hissesinin 22.01.2009 tarihinde davalı ...'ye, ...'ın da 35 ve 32 parseli 14.01.2009 tarihinde davalı ...'ye yapılan satışların iptali olarak belirlenmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ile üçüncü kişi ... ve ... arasında yapılan satışlarda ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesiyle davalıların taşınmazları ellerinden çıkarmış olduklarından bedellerinin davalı ... ve ...'den tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde , müvekkilinin iyi niyetli alıcı olduğunu, borçlunun satış tarihinde tahakkuk etmiş vergi borcu olmadığını,2009 yılından sonraki vergi borcunun zaman aşımına uğradığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, satış tarihinde borcun tahakkuk etmediğini ve zaman aşımına uğradığını, 33 nolu parselin 1/2 hissesini almalarına rağmen tamamı üzerinden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun bilimsel verilere uygun olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dosya içeriğine ve bozma kapsamına göre 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığından, davalı ... ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Tasarrufun iptali davalarında, dava konusu taşınmaz üçüncü kişi tarafından bir başka kişiye satılmış daha sonra bu kişinin elinden çıkmış ve dava üçüncü kişi ve dördüncü kişi yönünden dava kabul edilmiş ise, bedelden hem üçüncü kişi hemde dördüncü kişi sorumlu olur. Davalı ..., dava konularından, 218 ada 32 ve 35 parselleri 23.12.2008 tarihinde borçlu...'ten satın almış 14.01.2009 tarihinde davalı ...'ye satmış o da 08.01.2014 tarihinde dava dışı ...'a satmıştır. Bu durumda, 32 ve 35 nolu parsellerin 14.01.2009 tarihindeki değerinden davalı ... ve ... müteselsilen, (08.01.2014 tarihindeki değerden 14.01.2009 tarihindeki değer çıktıktan sonra) kalan değerden sadece ... sorumlu olması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 3.Davalı ... 218 ada 33 parselle ilgili olarak borçludan 1/2 hisse satın aldığından, 1/2 hissenin 08.01.2014 tarihindeki değeri kadar sorumlu olması gerekirken, tam hisse üzerinden bedele hükmedilmesi de hatalı olmuştur. 4. Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, dava konusu gayrımenkullerin davalı 3. şahıslara devredildiği 14.01.2009 ve 08.01.2014 tarihi itibari ile davalı borçlu ...'in doğmuş vergi aslı borcu ve ferileri belirlenerek, davalı ... 14.01.2009 tarihli, davalı ... 08.01.2014 tarihli miktarlarla sınırlı olarak, tazminattan sorumlu olması gerekirken, borçlu şirketin vergi borcunun belirlenmesi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 39da2834ecb701d3 8fe874cd46544c04