4. Hukuk Dairesi 2024/9270 E. , 2025/4118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/7 D.İş- 2024/8 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.03.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.09.1999 tarihinden bu yana davalı sigorta şirketi nezdinde devam etmekte olan hayat sigortası poliçesi kapsamında gerçekleşen maluliyet nedeniyle sigorta ilişkisinin yapılan ödeme sonrasında sona erdirildiğini belirterek sigorta şirketinde yıllık prim artışlarının poliçe şartlarına aykırı olarak olması gerekenden düşük yapılması sebebiyle dolaylı olarak teminat bedelinin olması gerekenden daha az olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda uğranılan zararın giderilmesini, sigorta şirketince yapılan eksik teminat ödemesi tarihindeki (04.10.2022) halen ödemekte olduğu en son prim miktarına istinaden geçerli olan gerçek teminat bedelinden az ödeme yapılması sonucu uğranılan zararın giderilmesini, 23 senelik hayat sigortası poliçesinin ana riski olan vefat gerçekleşmeden ek teminat olan maluliyet nedeniyle haksız olarak sonlandırılması nedeniyle bu işlemden dönülerek sigortanın devamının sağlanması gerektiğini belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı tarafından sigorta primlerinin enflasyonun altında arttırılmış olması nedeniyle zarara uğradıkları iddiasının hukuki bir geçerliliği bulunmadığını, poliçe primlerinin belirlenmesine ilişkin iki farklı endeksten oranı düşük olana göre prim belirleneceğinin belirtildiğini, poliçenin endeksleme başlıklı 11. maddesinde değerlerden hangisi düşükse o orana göre yeni prim miktarının belirleneceğinin düzenlendiğini, maluliyet tarihinin yanlış belirlendiğine ilişkin talebin hukuki dayanağı bulunmadığını, her ne kadar davacı tarafından maluliyet tarihi olarak SGK tarafından tanzim edilen maluliyet raporunun baz alınması gerektiği ifade edilmişse de sigorta tekniği açısından riziko sigorta sözleşmesi ile himaye sağlanan sigortalının sigorta süresi içerisinde maruz kalabileceği sınırlı risk hallerini ifade etmekte olup teşhis edilen hastalık kapsamında tam ve daimi malul olmasının kastedildiğini, sağlık kurulu raporunun burada maluliyetin doğumuna değil tesisine ilişkin olduğunu, ilk kanser teşhisi temmuz 2021'de akciğer kanseri iken ikinci teşhis edilen kanserin aralık 2021 tarihinde mide kanseri olduğunu, sigortalılıkta kullanılan cetveller kapsamında sigortalı belirtilen kanser hastalıklarından birisine dahi düçar olsa zaten daimi maluliyet teminatına hak kazanacağını, sigortalının sigorta sözleşmesinin kendi iradesi dışında haksız bir şekilde sonlandırılmasına dair talebinin de yerinde olmadığını, poliçeye ekli Hayat Sigortası Genel Şartları'nın 14. maddesinde yer alan düzenleme gereğince 7. maddede belirtilen teminatların ödenmesi halinde sigorta sözleşmesinin sona ereceğinin hüküm altına alındığını, 7. maddede de ek teminatlar ve daimi maluliyet teminatı hususunun düzenleme bulduğunu, teminat hesaplamasının hatalı olduğu ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını, teknik esaslar kapsamında yapılan hesaplama neticesinde ödemede bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak davacının talebinin kabulü ile 100,00 TL tazminatın davalı sigorta kuruluşundan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile poliçenin her halükarda rizikonun gerçekleşmesi ile sona ereceği, başvuru sahibi rizikodan anlaşılması gerekenin ölüm olduğunu savunmuş ise de poliçenin vefat ve maluliyet teminatlarını içeren bir hayat sigortası olduğu, rizikolar arasında yer alan maluliyet teminatının gerçekleşmesi nedeniyle sigorta ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin başvuru sahibinin itiraz sebebinin yerinde olmadığı, başvuru sahibinin primlerin eksik tutulduğu ve bu sebeple tazminatın düşük kalmasına sebebiyet verildiği iddia edilmişse de, alınan bilirkişi raporunda bu hususta bir tespite rastlanmadığı, tazminat bedelinin eksik hesaplandığını savunmuş ise de Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere tazminat hesabının poliçede yer alan hesaplama tablosuna göre yapıldığı, ancak davalı vekilinin itiraz dilekçesinde, temmuz 2021 tarihinin tıbbi makamlar tarafından maluliyet başlangıç tarihi olarak belirlendiğini itirazı üzerine ara kararla malululiyet başlangıç tarihinin belirlenmesi için adli tıp uzmanından alınan 05.10.2023 tarihli raporda; tüm tıbbi belgeler tetkik edilerek davacının maluliyetinin 13.07.2021 tarihinde belli olup olmadığı konusunda yapılan değerlendirme neticesinde 13.07.2021 tarihinde kişinin maluliyet durumunun belli olduğu kanaatinin belirtildiği gerekçeleriyle rapor denetime elverişli görülerek karara esas alınarak Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında maluliyet başlangıç tarihinin 22.02.2022 tarihi olarak kabulü ile eksik ödeme yapıldığından bahisle başvurunun taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiş ise de, maluliyet başlangıç tarihinin 13.07.2021 tarihi olarak kabulü halinde başvuru sahibinin bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmakla; başvuru sahibinin alınan maluliyet başlangıç tarihine ilişkin itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı, sigorta şirketi vekilinin itirazının kabulü ile itiraza konu karar kaldırılarak başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tam ve daimi maluliyet teminatının sigorta şirketi tarafından kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak eksik ve hatalı ödendiğini, poliçenin özel şartlar bölümünde yer alan madde 7' de belirtilen "asgari sigorta bedeli" veya "poliçeye ait toplam birimlerin değeri" tutarlarının hangisi daha büyük ise o miktarın lehtara ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin maluliyet tarihi 22.02.2022 olmasına rağmen davalı yan tarafından maluliyet tarihinin kötü niyetle 13.07.2021 tarihi olarak kabul edildiğini, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yürütülen tahkim aşaması sırasında tanzim edilen 05.10.2023 tarihli hukuki dayanaktan yoksun bilirkişi raporu esas alınarak hukuka aykırı karar verildiğini, müvekkilinin ilk kanser teşhisinin ne zaman yapıldığı değil birçok organda tespit edilen kanserli hücreler sebebiyle tam anlamda maluliyet durumunun ne zaman meydana geldiğinin tespiti gerektiğini, müvekkilin maluliyet durumumun değerlendirilmesinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uygulanması gerekirken yanlış mevzuat uygulandığını, 05.10.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri sunulmuş ve ekinde müvekkilinin ilk kanserli hücre tespit edilen akciğer organında yapılan ameliyat ile kanserli hücrelerin alındığına dair epikriz raporu sunulmuş olsa da İtiraz Hakem Heyeti tarafından iş bu hukuki delilin göz ardı edildiğini ve hükme esas alınmadığını, maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 6. maddesi uyarınca maluliyet durumu tespiti ve raporu için sadece bir organ için o hastalığı ilgilendiren branştan üç uzmandan oluşan heyet tarafından inceleme ve değerlendirilme yapılması gerekirken usulsüz ve hukuka aykırı olarak Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından söz konusu uyuşmazlığın aydınlatılması adına maluliyet tarihinin tespit için bir hekim tarafından hazırlanan 05.10.2023 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hukuksuz ve mesnetsiz karar verildiğini, primlerin yıllara sarih olarak kötü niyetli eksik ve düşük hesaplanmış olduğunu, poliçenin özel şartlar bölümde yer alan madde 11 uyarınca yıllara sarih olarak arttırılması gereken artış oranından daha düşük oranlar uygulanmış olup neticesinde sigorta teminatı hesaplanması sırasında aylık ve yıllık prim miktarlarının düşük belirlendiğini, 11. madde uyarınca 22.02.2022 tarihinde olması gereken prim miktarının 419,82 TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından poliçede düzenlenmeyen farklı bir formül ile hatalı ve hukuksuz hesaplanma yapıldığını, Komisyon tarafından "asgari sigorta bedeli" veya "poliçeye ait toplam birimlerin değeri" bedellerinden hangisinin daha yüksek olduğu tespit edilmesi gerekirken poliçede düzenlenmeyen hesaplama üzerinden karar verildiğini, hayat poliçesinin ana teminatı olan vefat gerçekleşmeden ek teminat olan maluliyet sebebiyle hayat poliçesinin sona erdirilmesinin açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini, davalı yan tarafından yapılan fesih işleminin geçersiz olduğunu, davalı yanın, fesih hakkını poliçenin genel şartlar c.3.1 maddesi ile hüküm altına alınan 8 gün içerisinde kullanmamış olup hukuken geçerli bir fesih işlemi söz konusu olduğunu, Komisyon tarafından bir şahıs olan müvekkiline karşı, sigorta şirketinin menfaatleri korunmuş ve sigorta şirketinin menfaatlerine göre hukuk dışı yorumlarda bulunarak hüküm tesis edilmiş olması sebebiyle müvekkilinin adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı, ayrımcılık yasağı haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi nezninde 17.09.1999 tarihinden beri devam eden uzun süreli hayat sigortası poliçesi nedeniyle sigorta şirketinde yıllık prim artışlarının düşük yapılması sebebiyle dolaylı olarak teminat bedelinin gerekenden daha az olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda eksik ödenen tazminat bedelinin tahsili, sigorta şirketince yapılan eksik tazminat ödemesi tarihindeki en son prim miktarına istinaden geçerli olan gerçek teminat bedelinden az ödeme yapılması sonucu uğranılan zararın giderilmesi, 23 senelik hayat sigortası poliçesinin ana riski olan vefat gerçekleşmeden ek teminat olan maluliyete göre haksız olarak sonlandırılması nedeniyle bu işlemden dönülerek sigortanın devamının sağlanması istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, poliçede belirtilen rizikolar arasında yer alan maluliyet durumunun gerçekleşmesi nedeniyle sigorta ilişkisinin sona erdirilmiş olduğunun anlaşılmasına, karara esas alınan bilirkişi raporu ile tazminat hesabının poliçede yer alan hesaplama tablosuna göre yapılmış olmasına, malululiyet başlangıç tarihinin belirlenmesi için adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 05.10.2023 tarihli raporla davacının maluliyetinin 13.07.2021 tarihinde belli olduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 07fa5ae1fd7347e5 e649fec05b181529